EK1 DEĞELENDİRMESİ İLE İDARECİ ATAMALARI ÇIKMAZ SOKAKTIR

Bugünlerde Mili eğitim Bakanlığında temel gündem okul idarecileri meselesi. Okullarda öğretmenler odasından, ilçe milli eğitim müdürlüklerine ve il milli eğitim müdürlüklerine kadar hummalı bir çalışma yapılıyor. Hummalı derken yanlış anlaşılmasın “nasıl daha iyi olur” merkezli samimi bir uğraş değil; “benim adamım, senin adamın, onun hısmı, bunun akrabası ne olacak?” merkezli pedagojik olmaktan uzak, samimiyetsiz ve liyakat lafının bile edilmediği bir süreçten bahsediyorum.

Öyle ya da böyle bir atama süreci başladı. Aslında başladı, geri çekildi, baskı geldi yeniden başladı desek yerinde olur sanki. Bir tarafta mevcut idarecileri “İş bilmez torpilliler” olarak toptancı bir yaklaşımla mahkûm eden bir grup, diğer tarafta ise “bugünlere yeni kavuştuk, yerimizi terk etmeyiz” diyen başka bir grup. Keşke her iki grupta “liyakat ve ehliyet merkezli” baksa olaya! Ama olmadı hiçbir zaman.

Neyse dönelim şu Ek1 garabetine. Bugüne kadar çok sayıda yönetici atama ya da “atamama” yönetmeliği çıktı. Yılda iki kez değişen bir yönetmelikten söz ediyoruz. Mevcut sisteme göre hâlihazırdaki idareciler Ek 1 değerlendirme formuna göre atanacaklar. Öncelikle şunun altınız çizmeliyim SINAVLA ATANANLAR İLE GÖREVLENDİRİLENLERİN AYNI TORBADA OLMASI ADALETTEN UZAKTIR.

 Ek 1 puan değeri olarak görülenler ise şunlar:

Görmüş Olduğu Yüksek Öğrenimin Her Yılı İçin (En fazla 4 yıl) yani 4 puan. Beş yıl okusan kıymeti yok yani.

Yüksek lisans için 2 puan. Hiç yoktan iyidir.

Doktora için 4 puan.

Teşekkür Belgesi veya Başarı Belgesi (En fazla 1 adet) 1 puan

Takdir Belgesi veya Üstün Başarı Belgesi (En fazla 1 adet) 2 puan
Aylıkla Ödül (En fazla 1 adet) 3 puan

Ödül (En fazla 1 adet) 4 puan

Cezalardan puan düşüyor falan.

Yıllardır bu ödül meselesini çözemedim. Saygıdeğer yöneticiler hangi somut gerekçelerle ödül verirler bir türlü cevabını bulamadım. Küçük bir ilçedeyseniz zaten sırasıyla başarı belgesi alırsınız. Öyle ya, başarısız ilçe olmayı kimse istemez. Eee şehirdeki, büyükşehirdeki ne yapsın?

Ve asıl sıkıntı son bölümde başlıyor:

Öğretmenlikte geçen her bir yıl için  (Adaylık dâhil iki yıldan fazla olan kısımları bakımından öngörülen puanın yarısı verilecektir.) diyor. Yani 40 yıllık öğretmenseniz sizden iyi idareci olmaz. Bilgisayar bile bilmeseniz, DYS üzerinden bir yazıya cevap bile yazamasanız, hayatınızda bir tane bağımsız proje üretemeseniz de sizden iyi idareci olamaz!

Müdür başyardımcılığında geçen her bir yıl için (Dört yıldan fazla olan kısımları bakımından öngörülen puanın yarısı verilecektir.) aynı durum burada da geçerli. Yaşınız kemale ermişse bakanlığımız size vefasını burada da gösteriyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, insanların yaşına başına bakmam ben. İşini yapıyorsa son güne kadar çalışmasından yanayım. Kimse ona yaşın ilerledi hadi git” diyemez. Lakin bir okulda üç norm varken diyelim ikiye düştü. Bu durumda kim gidecek? Tabi ki genç olan! Yani işleri yürüten, iş üreten gençler gidecek. Olmaz bu işte. Kurumsal anlamda olmaz, eğitim anlamında olmaz, liyakat anlamında olmaz. Olmaz kardeşim, yanlış!

Eski Ek 1formlarında basılı eserlere de puan vardı. Şimdi kalkmış! HANİ BİLİME DEĞER VERİYORDUK? Hani bizim öğretmenlerimizi yüksek lisansa, araştırmaya teşvik edecektik? Söylemekte beis görmüyorum artık üç tane kitabım var. Birisi akademik ikisi milli eğitim bakanlığınca ders kitabı olarak 1 milyon yüz bin evladımız okuyor. Ama bir puana bile denk gelmiyor. Benim gibi çok sayıda insan var o yüzden yazmak zorunda kaldım bu kitap meselesini. Bu nasıl anlayıştır: “Bana ne kitabı varsa” diyor etkili ve yetkili vatandaş. O zaman bana ne senin aldığın takdirden! Üstelik ne için aldığını da bilmiyoruz!

Sayın bakanım, bu sistem gençleri mağdur edecektir. Bilginiz olsun. Bu arada daha önceki yazımda “bir de bakmışınız rüzgâr tersine dönüvermiş” demiştim. Bugünlerde rüzgâr tersine döndü sanki! Ya da bana öyle geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.