banner289
 

EN BABA NOTLAR “BABA ÖĞRETMENLERE”

Ne biçim bir meslek grubuymuş bu öğretmenlik anlayana aşk olsun! Aldığı maaştan tutunda almadığı ek dersine, tam yapılacakken vaz geçilen, tam vazgeçildi derken yeniden gündeme getirilen rotasyonuna ve en nihayet öğrencisinden not almasına kadar her şeyi gündemde.

            Hepsini ayrı ayrı irdelemek lazım belki ama ben şu not meselesine fena halde kafa yoruyorum. En son radyo spikerlerinin bile bu işe laf söz ettiklerini işitince bir şeyler yazmak vacip oldu benim için. Yav radyo spikeri dedimse olumsuz bir şey söylemedi. Radyo7’den sabah haberlerini sunan Mehmet Can “küçücük çocuklara öğretmenlerine not verdirerek öğretmenleri bu kadar da rencide etmemek lazım, yok maaşları yok bilmem ne ile öğretmenlerin konuşulması son derece yanlış. Konuşulması gereken öğretmenlerimizin saygınlığı” mealinde bir şeyler söyledi. Söyledi ya içim ferahladı yav. Öğretmenler hakkında aklı başında yorum duymak doğrusu beni şaşırttı da. Yoksa bu Mehmet Can öğretmenlikten mi transfer acaba? Neyse bi araştıralım.

            Kervan yolda dizilir diye çok meşhur “kamu diplomasisi” saçmalığı vardır. Sanıyorum bakanlıkta bu meselesinin detaylarını açıklamadığına göre “hele bir başlayalım” mantığı ile yola koyulmuş gibi. Yok detayları varsa bir öğretmen olarak benim neden haberim yok? 8 başlık 10 başlık diye haberler var ama sadece başlık var içerik yok. O zaman kervan yolda dizilecek yani.

            Bakanlık bundan birkaç yıl evvel okul müdürleri için öğrencilere not verdirmişti. Demek ki “olur mu olur!” Ama ben birkaç örnekle meselenin çıkmazlarını ifade etmek istiyorum.

Şuna katılırım: Ölçülemeyen hiçbir olgu kontrol edilemez. Ancak bu işletmelerle ilgili girdi, çıktı ve üretim süreci ile alakalı bildiğiniz kapitalizm öğretisidir. Fakat söz konusu eğitim ise bunun ölçülmesi öyle kolay değildir. Çünkü eğitimci bir tohum eker fakat meyvesini ne zaman alacağını bilemez. Belki hemen, belki birkaç yıl sonra, belki on yıl sonra. Eğitim bir süreçtir. Aşamalarının nasıl tecelli edeceği ve neticesinin nasıl olacağı matematikle veya istatik bilimi ile ölçülemez.

            Haydi, şöyle öğrencilik yıllarımıza bir geri dönelim. En çok hangi öğretmenimizi severdik? Yine en çok hangi dersi severdik? Bizim için bol keseden 100 veren, pazartesi sabahları Beşiktaş maçlarından bahseden Coğrafya öğretmenimiz baş tacı idi. Not vermek icap etse 100 kesin alırdı. Ama ne yazık ki ÖSS’de Beşiktaş maçlarından hiç soru çıkmadı. O zaman anladık boşa geçen yılları.

            Baba öğretmen diye tabir vardır eğitim camiasında. Derslerden ziyade hayat hikayeleri ile geçen dersleri teneffüslerdeki çay ısmarlamaları ile köpürten öğretmenler için kullanılır. Bak şimdiden söyleyeyim en baba notları “baba öğretmenler alacaktır”.

            Bu arada matematikçilerin işi bayağı zor. Milletçe zaten önyargılıyız x’e y’ye. Fırsat bu fırsat matematikçilere -hani o yazılıdan aldığımız-  sıfırı basabiliriz!

            Divan şiirinden üç beş beyit ezberleten edebiyatçı hocamla “bu ne ya failatun failatun failatun, oğlum boş verin bunları” diyen edebiyat düşmanı edebiyat öğretmeninin notu haliyle aynı olmayacak. Hangisi mi fazla alır? Sizce?

            Namaz duaları ile kısa sureleri ezberleten bunun için elinde bir liste tutan din kültürü öğretmeni ile “dinde zorlama yoktur çocuklar, isteyen ezberlesin” diyen ultra liberal din kültürü öğretmenin notu da aynı olmayacaktır.

            Daha yüze kadar saymayı bilmeyen ilkokul ya da ana sınıfı öğrencileri öğretmenlerine not verecek öyle mi? Nasıl olacak acaba?

            Evet, Öğretmenlerin kendilerini yenilemek, denetime tabi olmak, özverili olmak, idealizmi kaybetmemek gibi herkese “farz” olan görevleri vardır. Ancak bunun için başka bir formül bulmak zorundayız.

Evet, ölçmek zorundayız ama böyle ölçme olmaz.

Evet, öğrencinin görüşü de önemli fakat not ile değil!

Evet, öğretmenin performansını ölçelim, biçelim, tartalım; oturalım, konuşalım, düşünelim; harekete geçelim, koşalım bütün bunlara ihtiyacımız var. Fakat öğrencinin öğretmenini ölçmesi ne demek!

Hepsi bir kenara. Öğrenciler ve veliler öğretmeni ölçebilir diyelim, küçücük çocuklara büyüklerine not verme sorumluluğu yüklemek ayıp olmuyor mu? Nerde kaldı saygı!        

Bakın ne diyeceğim: Maalesef 112 acil aramalarının % 90’ı sahte bu ülkede. Daha ne diyeyim!


WWW.MEBPERSONEL.COM  

           

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Adem Bıyıkoğlu 2 ay önce

Ağzına sağlık hacım

Misafir Avatar
Kürşat 2 ay önce

Bizim de ders anlatmayan maç anlatan bir Coğrafya hocamız vardı.