banner374
FETRET DÖNEMİ
2014 bariz bir ayrıştırmacılığın yılı oldu ne yazık ki. Bir evde kardeşlerin birbirine girmesi çevredeki düşmanları sevindirir aynı şekilde Türkiye’de yaşanılan fetret dönemi iğneyle kazarak eldelediğimiz kazanımlarımızı çöpetti. Fetret döneminin yansımaları her alana yayılarak kuvvetli bir lodos gibi her şeyi lağvetti.

 

Eğitim öğretim hala düzelme emaresi göstermiyor.

 

Laf aramızda torpil her alanda etkili olduğu müddetçe, ehil insanlar iş başından kovalandıktan sonra neyi nasıl düzelteceğiz.

 

Demokrasinin her alanda tesis edilmesi son derece önemli. Farklı düşüncelerin yeşerdiği ve farklı düşünmenin zenginleştiği bir toplum olmak şu an için ütopik görünüyor. Tektip düşünen bir toplumda şöyle bir metafor kullandım: En sevdiğiniz renk hangisi, dedim. Herkes bir renk söyledi. Sonra sevdikleri renkleri kastederek, dünyanın sadece sevdiğiniz renklerden oluşmasını ister miydiniz, dedim. Herkes normal olarak tüm renklerin zenginlik olduğu sonucuna varmış oldu. Kim ne aldı, fikirler değişti mi? Sizce hemen mümkün mü? Çünkü toplum olarak çok agresifiz. Çok normal sorulardan ya da tümcelerden bile akla hayale sığmayan münakaşalar çıkıyor.

 
HOŞGÖRÜ DERSİ

Okullara uygulamalı hoşgörü ve müsamaha dersleri konulsa iyi olur. Dersin içeriğinde karşıdakini anlamak, fikir silah değildir gibi acil lazım olan konuları yerleştirseler…

 

2015’e kötü girdik, ekonomi resesyonda, eğitimde umut yok, ayrışmalar derinleşiyor, medyada özgür olmayan ülkeler içindeyiz ve 154.yüz.  Demokraside Afrika ülkeleri ile yarışıyoruz.

Halbuki 5 bin yıllık bir medeniyetin tevarüs ettiği değerler bunlar olmamalıydı.

 

Bari…

 

Zararın neresinden dönsek kardır hesabı bugünden itibaren yaralarımızı pansuman yapıp kaybettiklerimizi yeniden eldelemeye çalışsak…

 

 DEMODE

Teknoloji epey gelişti ama okullara henüz yansıyabilmiş değil. Sınıf defterleri demode bir şekilde. Yazılı sınavlarımız demode. Kitaplarımızın içeriği demode. Sınıflarda işlenilen konular öğrenci seviyesinden bağımsız, sen ver hangisi alırsa alsın hesabı. Bunlar ters formasyon olarak eğitim zayiatı oluyor.

 

MEB, okullara vereceği sütü, kuru üzümü düşündüğü kadar keşke bunları da düşünse…

 
ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER
Bir de hiç durmadan kanayan yaramız, atanamayan öğretmenler...
Birileri gözünüzün içine baka baka sınava bile girmeden atansın, iş güç sahibi olsun, sen de 80'le 90'la atanama! Atanamayan öğretmenler intihar ediyor, kimsenin umurunda değil. Ulufe dağıtıyor gibi 3 bin 5 bin atamayla ancak kanayan yarayı büyüttüğünüzün farkında değilsiniz. Yeni Türkiye!

 
ORTA SINIF

2015 dünyası yeni şeyler konusunda çok hızlı. Artık “yeni”kelimesi bile eskidi. Tüm bunların yanında dünya üzerinde yükselen “orta sınıf” var. Orta sınıfın yükselmesiyle beraber dünya dengeleri daha sağlam temellere oturabilir. Orta sınıfın büyümesi ekonomiye, eğitime, bilişime doğrudan ve dolaylı olarak yansımalarda bulunacağa benziyor. Hizmet sektöründe yeni bir mobilizasyon dalgası getirecek. Lüks ve marka tutkunluğu bir başka boyutta ise ihtiyaçlara dayalı değil tercihlere ve yeni kreasyonlara uyumsama bağlamında çeşitli dalgalanmalar oluşturacak.

 

Eğitimde günceli okumayı başarabilmeliyiz ki gelecek fırsatlarına uzanabilelim. Tüketim toplumu olmaktan kurtulabilme üretme becerilerini geliştirmiş toplum olabilme kabiliyetine günceli okuyabilme ve demokratik kültürünün gelişmiş olması ile ulaşılabilir.

Dücane Cündioğlu hocanın attığı tweet bu durumu özetliyor: Hep bir olağanüstü hal içinde, daima bir acil durum düzeyinde, sürekli bir varlık-yokluk kavgasının ortasında nasıl düşünebilir insan?

EĞİTİM UZMANI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol