banner406
banner396
13 Şubat 2018 Salı 20:25
Yasal düzenlemeye katkı…

TRT’deki programda bu mağduriyeti gidermek adına bir “kanun değişikliği” yapılacağını söyleyen Yılmaz, MEB’de 5 yıl ücretli öğretmenlik yaparak öğretmenlik tecrübesini kazanmış kimselere Sözleşmeli Öğretmen atamalarında mülakata çağırılmasında uygulanan 3 katı kontenjana girme şartının uygulanmayacağını ifade etmişti. Bir yasal düzenleme sonrasında 5 yılını dolduran ücretli öğretmenlerin mülakata alınması sırasında bir imtiyaz tanınacağı yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

Bu açıklamalar sonrasında ücretli öğretmenler örgütlendiler. Seslerini Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a kadar ulaştırdılar. Randevu talep ettiler ve görüştüler.

Bu görüşme 30 Ocak 2018 tarihinde Salı günü gerçekleşti. Ücretli öğretmenlerin talebi 5 yıllık deneyim sahibi olan herkesin KPSS’siz şartsız kadroya alınması yönündeydi. Rasyonel olmayan ve gerçekçi olarak görülmeyen bu talep bir dosya halinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a sunuldu.

Bu görüşmenin hemen ardından, yani bir gün sonra, 31 Ocak 2018 tarihinde Çarşamba günü Bakan Yılmaz, Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından Antalya’da düzenlenen “Türkiye’de ve Dünya’da Değerlendirme Sistemlerinin Eğitime Etkisi” programının açılışında yaptığı konuşma sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şubat ayında 20 bin öğretmen ataması hakkında duyurunun yayınlanacağını, ücretli öğretmenlerin sözleşmeli öğretmen olarak atanması ile ilgili yasal düzenleme yapılacağını Bakan Yılmaz burada da tekrarladı ve “20 binin üzerine 5 bini geçmeyecek şekilde bir ilave öğretmen alımı yapılacağını” söyledi, duyurunun Şubat ayı içerisinde yayınlanacağını ekledi.

Yasal düzenlemenin içeriğini bilmiyoruz tabii. Taslak düzenleme veya nihai düzenleme kamuoyu ile paylaşıldığında her şey daha da netlik kazanacak. Yalnız şuan itibari ile kamuoyunda oluşan algı 5 yılını doldurmuş ücretli öğretmenler için 5 bin gibi bir kontenjan ayrılarak ücretli öğretmenlik cazip hale getirilmeye çalışılıyor. Ne derece doğru, bilemiyoruz; takdir ve değerlendirme Milli Eğitim Bakanlığı’nın değerli öncü kadrolarına aittir.

Ayrıca eğitim camiasından görüştüklerimden aldığım geri bildirimler ücretli öğretmenlerin derslere girseler de çok bir şey anlatmadıkları ya da kendilerine “nasıl olsa gidiciyim” gözü ile baktıkları yönünde. Bu nedenle öğrencilerle olan iletişimde “ağırlıklarını koymadıkları”, çoğu ücretli öğretmenlerin öğrencilerine “şirin görünmek” adına yazılı sorularını dahi dağıtıp sınav sonrasında da yüksek notlar verdiklerini söyleyenler de oldu. Kendilerine gidici gözü ile bakmaları nedeni ile sınıf yönetiminde hâkimiyet kurmak ve müfredatı yıllık plana göre işlemek yerine öğrencilerden gelen talepler doğrultusunda dersleri işledikleri ve dolayısıyla yıllık plana riayet etmediklerini ifade edenler de var. Yani, eğitim sistemimize katkı sunup okulu sahiplenen, öğrencilerin sorunları ile ilgilenen, öğrencilerin dertleri ile dertlenen, başarıları için özverili ve gayretli davranan ücretli öğretmenler yok dersek haksızlık etmiş oluruz; ama bu tür duyarlı ücretlilerin sayıları oldukça az.

Yazılarımı takip eden eğitimci arkadaşlardan aldığım bu bilgiler ışığında düşününce bazı endişelere kapıldım.

O da şu:

Daha önce zaten yeteri kadar okulları sahiplenmeyen, dersleri işlemekte esneklik gösteren, ihmalkar davranan ücretli öğretmenler için sözleşmeli öğretmenliğe geçiş kontenjanı verilirse, bu uygulama ilerleyen yıllar için de emsal teşkil edeceği, ilerleyen yıllarda da böyle bir beklentiyi doğuracağı ve her sene kontenjan ayrılması sonucunda öğrencilere bir şeyler öğretmen yerine sadece sırf bu kontenjandan yararlanmak için ücretli öğretmen olarak çalışanlar olabileceği ve dolayısıyla eğitim sistemine bir şeyler katmak yerine, eğitim sistemimizi tüketmeye çalışan ücretli öğretmenler olacağı yönündeki endişelere kapıldım.

Kendim, bir yakınım adına değil; yarınlarımızın mirasçısı olacak çocuklarımız ve bizleri aydınlık günlerden daha aydınlık günlere taşıyacak eğitim sistemimizin neferleri adına bu endişem…

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının devletin ve milli eğitim bakanlığının elini güçlendiren, işine gelen bir uygulama. Bu uygulamaya bazı revizeler yapılması gerektiğini düşünmekle birlikte Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını destekliyorum.

Ücretli öğretmenlik için ayrılan bu kontenjanın 20 bin atamaya dahil edilmesi ile birlikte 25 bin civarı olması öngörülen kontenjanın tamamının KPSS’ye girmiş, yüksek puanlar almış, Şubat’ta kılavuzun yayınlanmasını bekleyen öğretmen adayları için ayrılmasını ve 20 bine ek olarak 5 bin ücretli öğretmenlik kontenjanının ayrılması yerine, her iki kontenjanın birleştirilerek tek seferde Sözleşmeli Öğretmen alımı için kullanılmasını ve bu şekilde eğitim sistemine olan katkının daha iyi olacağı düşünüyorum. Elbette ki bu konuda takdir bakanlığın değerli yetkililerinindir. Alacakları her türlü kararda yanlarında olduğumuzu ve elimizden geldiğince katkı sunacağımızı, üzerimize bir görev düşerse seve seve hakkıyla ifa edeceğimizi de eklemek isterim.

Ayrıca…

Milli Eğitim Bakanlığı’nda on binlerce ücretli öğretmen çalışıyor. Bakanlık açısından düşününce mevcut açığı kapatmak için yüz binden fazla öğretmeni istihdam etmesi gerekiyor. Bu, hem ekonomik açıdan hem de ilerleyen yıllarda atama bekleyen öğretmenler için teknik açıdan pratik zeminde imkansız bir durum. Bu imkansızlığı minimize etmek adına bir ara formül olarak “ücretli öğretmenlik” Milli  Eğitim Bakanlığı için hayati derece önemli. MEB’de çalışan yetkililerin elini hafifleten, nefes almalarını sağlayan bir uygulama. Bu uygulamayı kesinlikle destekliyor, ücretli öğretmenlik ara formülünün devam etmesini yerinde buluyorum.

Yalnız…

Ücretli Öğretmenlere bu sene bin civarı ve ilerleyen yıllarda Y (belirli olmayan) sayıda kontenjan ayrılması yerine ücretli öğretmenlere nöbet görevi, belletmenlik, işletmelerde beceri eğitimi görevi başta olmak üzere ek ders gibi bazı ekonomik iyileştirmeler yapılıp daha cazip hale getirilmesi eğitime olan katkıyı daha da arttıracağı kanaatindeyim.

En azından her yıl binlerce ücretli öğretmen “sırf kadroya geçmek için” kalkıp ücretli öğretmenlik yapıp 5 yıl gibi bir sürenin dolmasını dört gözle beklememiş olurlar.

Hazır henüz Bakan Yılmaz’ın bahsettiği “yasal düzenleme” kamuoyu ile paylaşılmamışken bizler de naçizane düşüncelerimizi ifade etmiş olalım.
Kıyısından köşesinden de olsa katkımız olursa sesimize kulak veren yetkililere teşekkürü borç biliriz.

Saygılarımla

Özkan Erdem / Milat Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 2018-02-13 21:30:16

sizi tüm ücretli öğretmenleri aynı kefeye koymanızdan ve onyargili olmanizdan dolayı kınıyorum. bu nasıl bakış acısıdır. yazık çok yazık.ogretmenlik vicdan işidir sayın yazar.oyle yapan zaten kendini dünyasını ahiretini mahvetmistir.lutfen yazılarınızı yazarken genelleme yaparak mesaj vermeyin.tum gazeteciler onyargili dır. özür dilerim siz onyargilisiniz demek istedim

Avatar
misafir 2018-02-13 21:48:12

sizi tüm ücretli öğretmenleri aynı kefeye koymanızdan ve onyargili olmanizdan dolayı kınıyorum. bu nasıl bakış acısıdır. yazık çok yazık.ogretmenlik vicdan işidir sayın yazar.oyle yapan zaten kendini dünyasını ahiretini mahvetmistir.lutfen yazılarınızı yazarken genelleme yaparak mesaj vermeyin.tum gazeteciler onyargili dır. özür dilerim siz onyargilisiniz demek istedim

Avatar
misafir 2018-02-13 23:46:18

Hem ucretli ogretmenleri işlerini iyi yapmıyor diye genelleme yaparak yerden yere vuruyorsunuz hemde ucretli ogretmenligi teşvik etmeye çalışıyorsunuz. bu akıl tutulması olsa gerek.sayin yazar yazınız resmen çelişkilerle dolu.egitim fakültesi mezunuyum.hakkim yendi.yuksek puan almama rağmen atanamadım.simdi bu benim suçum mu.lutfen bizi kırmayın artık.herkes inancsiz,meslek ahlakından yoksun değil. ucretli yaptım yıllarca.parasi az diye onurumdan,serefimden ve meslek ahlakından odun vermedim.kim yanlis yapiyorsa zaten burda olmasa bile obur tarafta gorulur dedim.devletime kusmedim.isimi en iyi sekilde yaptim.boyle niceleri vardir eminim.