banner374
02 Aralık 2015 Çarşamba 08:32
2016 şubat atamaları Tarih öğretmenliği branş analizi
 MEBPERSONEL

 2016 yılı Şubat atamaları yaklaştıkça atama bekleyen öğretmenlerin heyecanı artıyor. Bugüne kadar 20 branş için kontenjan analizi yaptık ve ilgili branşlardaki arkadaşlarımızın, atama bekleyen değerli öğretmenlerimizin isteklerini, şikayetlerini elimizden geldiği kadar dile getirmeye çalıştık, bugün Tarih öğretmenliği'ni ele alacağız.

 Bilindiği üzere Tarih öğretmenliği atama bekleyen ve atanan öğretmen oranına göre en az atama yapılan branşlardan birisi. Bunun iki temel sebebi var; birincisi MEB'in Tarih öğretmeni ihtiyacının fazla olmaması, ikincisi ise branştaki yığılma. Şubat ayında yapılacak 30 bin atama kapsamında Tarih öğretmenlerine toplam kadronun %0.4'ü ile %0.9'u arasında bir kontenjan verilmesi muhtemel gözüküyor.

 Peki Tarih öğretmenleri ne istiyor, onları dinleyelim:

ATAMA BEKLEYEN TARİH ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI
     Tarih öğretimi; Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2, 5, 10, 11. Maddeleri ve 28. Maddenin 1. Fıkrasına, 40. Maddenin 3. Fıkrasına uyum sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Ayrıca tarih öğretimi Milli Eğitim’in temel ilkelerinden olan; Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları, Atatürk İlke ve İnkılâpları ve Atatürk Milliyetçiliği, Demokrasi Eğitimi ilkelerini sağlamakta da yetersiz kalmaktadır. Bu durum bilimlerin babası sayılan Tarih’in günümüz Türkiye’sinde hak ettiği değeri görememesine neden olmaktadır. 
     2000’li yıllarda öğretmen olabilmek için KPSS uygulanmaya başlamış ve bu sınavla birlikte alınan öğretmen sayılarını incelediğimiz zaman;  Tarih Öğretmenleri tüm yıllarda görmezden gelinmiştir. 2015 KPSS sonucunda 37.000 öğretmen ataması yapılmış, Tarih öğretmenlerinin birçoğu p121 puan türünde genel sıralamada ilk 10.000’e girmesine rağmen 26.729 Tarih öğretmeni adayından sadece 309’u atanmıştır. 85.5 ile en yüksek puanla kapatan bölüm olmuştur. 2009-2015 Yıllarında Tarih öğretmenliği bölümüne yapılan toplam atama sayısı 3800 civarındadır. Bu sayı tarih branşının emsali olacak birçok bölümün 1 yıllık atama sayısına karşılık gelmektedir. 16-20 bin aralığında mezunu olan ve her yıl ortalama 2000-3000 civarında mezun veren Tarih Bölümüne atamalarda ayrılan kontenjan maalesef yetersizliğin bile altında, bir mizahi duruma dönüşmüştür.
TARİH ÖĞRETMENLERİNİN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ LİSE TARİH DERSİ MÜFREDATININ DEĞİŞMESİNE BAĞLIDIR
Lisede yapılan Tarih öğretimi, ders sayı ve saatlerinin az olması hasebiyle nitelikten yoksun durumdadır. Öyle ki bazı tarih derslerinin öğretimi, tarih öğretmenleri tarafından değil başka branş öğretmenleri tarafından ek ders ücreti karşılığında yapılmaktadır. Ataması yapılan bir tarih öğretmeni bile yeterli sayıda ve saatte derslere girememektedir. Okul müdür ve yardımcılarının bu konuda ihmali, sömürüsü mevcuttur. Görüldüğü üzere tarih öğretmenleri atansa da atanmasa da müfredattan dolayı çok muzdariptir. Bizler bu sebeplerden dolayı müfredatın değişmesini talep etmekteyiz. Bu kapsamda yapılmasını talep ettiğimiz değişiklikler:
 İslam Tarihi dersi, adı üzerinde tarih dersi olmasına rağmen bu dersin anlatılmasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri görevlendirilmektedir. Böylece Tarih öğretmenleri hak ihlaline maruz bırakılmıştır. Branşların mezun sayılarında fazlalık var ise başka branşlar mağdur edilmeden çözüm aranmalıdır. İslam Tarihi dersinin öğretimi tarih öğretmenlerine bırakılmalıdır. Bu durum gerek akademik gerekse pedagojik olarak zorunluluktur. 
 Osmanlıca dersi için: Türk Dili ve Edebiyatı ve eğitimleri yetersiz olduğu halde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, İlahiyat ve Türkçe branşlarının da görevlendirilmesi düşünülmektedir. Halbuki Tarih öğretmenleri bu dersin her yıl eğitimini almış, diğer branşlardan daha fazla Osmanlıca eğitimi görmüş, her türlü Osmanlıca okuma- inceleme yapmıştır ve bu ders için çok daha donanımlıdır. Üniversitede tam 4 yıl 8 dönem 5 kademe olarak Osmanlıcayı en iyi ve en derin şekilde öğrenenler tarihçilerdir. Bu yüzden Osmanlıca dersinin atamaya esas teşkil eden zorunlu bir ders olarak kabul edilmesi ve üniversitede ağırlıklı olarak bu dersin eğitimini alan tarih öğretmenlerine yıllardır yaşamış olduğu mağduriyete binaen bu dersin verilmesini talep etmekteyiz.
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersi şu an liselerde seçmeli olarak okutulmaktadır. Hemen hemen her okulda bu ders verilmesine rağmen seçmeli olduğu için öğretmen norm kadrosunda görülmemektedir. Bu da Tarih Öğretmenliği açığına olumsuz yansımaktadır. Günümüz ve geçmişimiz arasında önemli bir köprü vazifesi gören Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersinin liselerde tüm bölümlerde zorunlu olmasını ve haftada 4 saate çıkarılmasını talep etmekteyiz.
Tarihimizin ana damarı olan Osmanlı Devleti’ni yeni nesillere doğru şekilde aktarmak için bu derse daha çok öğretim saati ayrılmalıdır. Bazı liselerde 4, bazılarında 2 saat ve bazı alanlarda zorunlu bazılarında ise seçmeli olan Osmanlı tarihi dersinin tüm liselerde 4 saat ve zorunlu olmasını talep etmekteyiz.
 Ortak Türk Tarihi dersinin öğretiminin tarih öğretmenlerine verilmesini talep etmekteyiz.
 Başka branş öğretmeni olup çeşitli sebepler dolaysıyla tarih öğretmeni olarak görev yapan öğretmenlerin kendi branşlarında görev yapmaları sağlanarak hem yaşamış olduğumuz mağduriyet giderilmeli hem de eğitimin kalitesi arttırılmalıdır.
Gelişmiş ülkelerin gözdesi olan sosyal bilimler liseleri, ülkemizde hak ettiği değeri bulamamaktadır. Hatta öyle ki toplumda  “hiçbir şey okuyamıyorsan bari sosyal/düz liseye git” şeklinde haksız bir düşünce yaygındır. Oysa ülkelerin toplumların nesillerin geleceği üzerinde etkin olan faktör sosyal bilimlerdir. Bu yüzden sosyal bilimler liselerinin niteliği arttırılarak, ülke genelinde yaygınlaştırılmalıdır. 
Bunlar müfredat değişikliği kapsamında yapılmasını talep ettiğimiz konulardır. Ayrıca on binlerce mezunu bulunan tarih bölümünün hak ettiği değeri tekrar kazanabilmesi için  üniversitelerdeki tarih bölümlerine yönelik birtakım  değişiklikler zorunlu hale gelmiştir. Çünkü her sene binlerce tarih öğrencisi mezun olmakta fakat yeteri kadar atama sayısı ve iş fırsatı bulamamasından dolayı %94 civarında bir oranla işsiz kalmaktadır. Bunun sebep olduğu kişisel, ailevi, toplumsal sorunlar derin yaraların açılmasına, travmaların yaşanmasına sebep olmaktadır. 
Düşünün ki bir bölümün mezunlarının ancak % 2’si öğretmen , %1’i memur olabilmekte ve % 3 kadarı da özel sektörde çalışma alanı bulmaktadır. Geriye kalan %94’lük kesimi kaderine terk edilmektedir. Bu %94’lük kesim her türlü işi yapmaya çalışmakta fakat inşaat, gıda, ticaret, sanayi, tarım, turizm  vs alanlarında dahi doğru düzgün iş bulamamaktadır. Bunların sebep olduğu hakaretler, ruhsal çöküntüler, gelecek kaygısı, ömrün boşa geçtiği düşüncesi,bir yuva,bir aile kuramamanın verdiği üzüntü ise sorunlarımızın cabası. Bu durumda bile hala binlerce tarihçi mezun olmaya devam etmektedir. Bunun önünün alınması için:
Açıköğretim ve uzaktan eğitim fakültelerinde tarih bölümünün muhakkak kapatılması gerekmektedir. Tarih, sadece diploma için okunulacak bir bölüm olmaktan kurtarılmalıdır. 
Her üniversitede tarih bölümü ve ikinci öğretiminin  açılmasının önüne geçilmeli ve buna bağlı olarak tarih bölümü sınıf mevcutlarının azaltılması gerekir.
Tarih bölümleri mevcut durumda eğitim fakültesi, fen-edebiyat fakültesi ve fen-edebiyat fakültesi ikinci öğretim(gece öğretimi) ve de AÖF- AUZEF olarak  tarihçi mezun etmektedir. Eğitim ve fen-edebiyat ayrımının ortadan kaldırılıp tek fakülte halinde 4+1(formasyon) yıllık şekilde öğretim yapılmasını ve ikinci öğretim tarih bölümlerinin de kapatılmasını talep etmekteyiz.
Öğretmenlik yapılmasının şartı olan pedagojik formasyon sertifikası 4 yıl öncesine kadar zor elde edilen bir belge iken bugün ticari bir nesneye dönüştürülmüş, para kazanmak isteyen üniversiteler tarafından rastgele diyebileceğimiz bir şekilde her yıl on binlerce öğrenciye verilmeye başlanmıştır. Atamaların kısıtlı olduğu bölümlere bile binlerce sayıda sertifika verilmiş ve verilmektedir. Bunun önünün alınması gerekir hem ahlaki açıdan hem de nitelikli eğitimci yetiştirme kapsamında bu gerekliliktir.
Yaşları ilerlemiş, genç nesle ayak uyduramayan öğretmenlerin emekliye sevk edilmesi hem öğrenciler hem kendileri hem de eğitimin niteliği açısından daha doğru olacaktır. Milenyum çağında eski tekniklerle öğretim yapılması herkese zarar vermektedir. Bu kapsamda verilen hizmet içi eğitimler yetersiz kalmaktadır.
Atama bekleyen bunca tarih öğretmeni varken (26.729) tarih derslerine başka branşlardan ücretli öğretmenlerin girmesi vicdanları yaralamaktadır. Mevcut durumda sadece tarih derslerine giren ücretli öğretmen sayısının 2000’leri aştığını biliyoruz. Tarih öğretmeni ihtiyacı fazla olmasına rağmen başta müfredat sorunu olmak üzere farklı faktörler sebebiyle bu ihtiyaç  az gösterilmekte ve atamalar bu az ihtiyaç esasına göre yapılmaktadır. Tarih öğretmenleri KPSS’de en yüksek puanları almasına karşın  atanmayan, bundan dolayı her alanda sıkıntı yaşayan, dışlanmışlığa maruz kalan kişilerdir.
ATAMA BEKLEYEN 27 BİN TARİH ÖĞRETMENİ ADINA
TARİH ÖĞRETMENLERİ BİRLİĞİ/TÖB


www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 02.12.2015 08:53
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
tarihçi 1 yıl önce

islam tarihi dersi resmiyette bizde iken dikapçılar giriyor nerede adalet?

Avatar
tarih06 1 yıl önce

türk toplumu tarihi dizilerden öğrenmemeli

Avatar
tarihciiiiiiiii 1 yıl önce

Tarihe3000atama

Avatar
sesimizi duyun 1 yıl önce

27 bin bekleyen adaya var sesimizi duyun

Avatar
tarih 1 yıl önce

mağduriyetimiz giderilmeli en az 2000 atama!

Avatar
tarihçiyim 1 yıl önce

atamadan ziyade bütün branşlar bu duruma tepki göstermeli!arkadaşlar tarih diyoruz tarih hani en hassa olduğumuz şeylerden biri!!

Avatar
mine 1 yıl önce

Tarih öğretmenleri size tesekkur eder çok güzel bir yazı tesekkur ederizzzz

Avatar
dadaş 1 yıl önce

bizim kadar tarihi derin bir ülkeye bu durum yakışmıyor!