banner374
21 Haziran 2016 Salı 09:48
Başbakan Binali Yıldırım ve Eğitim
Başta FATİH Projesi olmak üzere eğitimdeki teknolojik yatırımların çoğunu, onun bakanlığı finanse ediyordu.


Gidişattan memnun değildi ama davul onun sırtında, tokmak başkasının elindeydi.

Şimdi roller değişti, eminim ki en büyük ilgi alanlarından biri eğitim olacak!

Ayrıca sıkı mı olmasın, evde fırtınalar kopar!

Niye mi, işte cevabı:

Başbakan’ın eğitim aşkı

“Benim eşim Semiha Hanım da öğretmendir, bir ilkokul öğretmenidir.

Yıl 1976, ben İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bir öğrenciyim, kendisi de İstanbul Bahçelievler Kirazlı diye bir muhitte öğretmen. Öğretim görülen okul bir baraka, bildiğiniz bir baraka. Bir gün Semiha Hanım rahatsız oldu okula gidemedi, ilkokul birinci sınıflara öğretiyor, çok da canı sıkılıyor çocuklar öğretmensiz kalacak diye. Ben dedim ki, benim bugün dersim yok, gideyim onlara senin yerine öğretmenlik yapayım. Tamam dedi. Ben kalktım gittim, sınıfa girdim değerli öğretmenlerim, bir baktım sınıfta göz gözü görmüyor, herkes birbirinin üzerine atlıyor, sıraların üzerinde koşuşanlar, kitaplarını fırlatanlar. Şöyle biraz tahtaya falan vurdum hiç aldırış eden yok, bağırdım yine hiç aldırış eden yok. Yani şaşkınım, sınıfta benim girdiğimi, varlığımı hiç kimse görmüyor, hiç kimse hissetmiyor, canım sıkıldı, hani öğretmen olduk ya, tuttum o yavrulardan birini şöyle sırtından havaya kaldırdım elimle, bu sefer bütün çocuklar bir anda ses kesildi, herkes dona kaldı, yavaşça bıraktım yavruyu ve ondan sonra hiç çıt çıkmadı. O dersi tamamladım, geldim. Evvelsi gün Hanım okula gitti, müdür ne dese beğenirsiniz? Hoca Hanım, dersler boş geçsin tek de, senin beyin gelmesin. İşte orada gördüm ki, öğretmek, öğretmen olmak apayrı bir şey, bir sabır işi. O yavrularımızın psikolojisini anlamak, onlara anne-baba şefkatini vermek, hem de geleceğe hazırlamak zor bir iş,  yaptığınız iş çok ulvi bir iştir, Allah yar ve yardımcımız olsun.”

Semiha Hanım’ın öğrenci dostluğuyla ilgili bir anekdot da benden.

Binali Bey, birkaç yıl önce Genç Bakış’ta öğrencilere şaka yollu da olsa biraz fırça çekmeye kalkınca, Semiha Hanım’dan telefonla, anında, çocuklara sakın kızma diye ince ayar geldi.

Eminim ki Başbakan Yıldırım’ın, istisnasız hemen herkesin imza atacağı aşağıdaki sözlerinin en yakın takipçisi de yine o olacaktır!..

Öğrenciler ne istediği biliyor!

- Değerli öğretmen kardeşlerim, ülkemiz hakikaten çok kritik günlerden geçiyor. Bu kritik günlerde genç kuşaklarımıza, yavrularımıza yapacağımız her telkin, her yatırım ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır.

- Dolayısıyla, şunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Eğitimin 4 tane unsuru var; bunlardan biri öğretmen, diğeri öğrenci, bir diğeri veli ve sonuncusu da müfredattır. Bu dört unsur bir arada olmadan eğitimde mükemmeliyet olmaz, eğitimde mutlak bir ayak eksik kalır.

- Yarınki Türkiye’yi hak ettiği itibara kavuşturmak için birinci önceliğimiz, gelişmiş ülkelerle aramızdaki eğitim açığını, öğretim açığını azaltmaktır, ortadan kaldırmaktır.

- Lütfen öğrencilerimizi, sevgili çocuklarımızı, çağın ihtiyaçlarını dikkate alarak eğitelim, onları modern çağın gereklerine göre donatalım.

Mesleki eğitim şart

- “Eğitim şart” cümlesi artık yetersizdir, nitelikli eğitim şarttır, mesleki eğitim şarttır, aldığı bilgiyi hayatta nasıl ve nerede kullanacağını öğretebilmek şarttır.

- Gençlerimizi hayata en iyi şekilde hazırlamamız gerekiyor. Gençlerimize eşit rekabet ortamı sunarsak, bizim istediğimiz seviyeye mutlaka ulaşacaklardır.

- Eğitim sistemimizi bütün boyutlarıyla iyileştirmeyi, herkes için en uygun şartlarda eğitim imkânı sağlamayı en önemli hedeflerimiz arasında sayıyoruz.

- Hükümet programımızda da belirttiğimiz gibi, bu dönemde yoğunlaşacağımız 6 konudan bir tanesi eğitim.

- Önümüzdeki dönemde eğitimde uzmanlaşmaya, her seviyede kaliteyi artırmaya daha fazla hız vereceğiz; bu idealimiz başından beri hükümetlerimizin en önemli önceliği oldu. Ancak şu hususun altını çizmek isterim: Fiziki şartların iyileştirilmesi şarttır, ama asıl mesele dönüp dolaşır insana gelir, müfredata gelir..

Teknoloji önemli ama!

- Sevgili öğretmenlerim, gençlerimizin kullandığı teknolojik ürünler ne yazık ki bazen onları toplumdan uzaklaştırıyor, yalnızlaştırıyor, sanal dünyalara onları götürüyor. Teknolojik erişim araçları gençlerin yetişmesinde bazen olumsuz etki de yapabiliyor. Bu hususta özellikle dikkat etmenizi istirham ediyorum.

- Öğrencilerimizin ezberden ziyade geleceğe yönelik ilgileri, kabiliyetlerini ön plana çıkaracak çalışmaları bundan böyle yeni Hükümet döneminde çok fazla önemsiyoruz, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığımız bugüne kadar elde edilen tecrübeyi bundan sonraki uygulamalarla hayata geçirecektir.

Farklılıklar zenginliğimizdir

- Sınıftaki her çocuğun özel dünyasına eğilmenizi, onları birer birey olarak tanımanızı istirham ediyorum. Farklıklarımızın zenginlik olduğunu, tek tip insan yetiştiren eğitim sisteminden dolayı başımızın ne kadar ağrıdığını hepiniz biliyorsunuz.

- Çocuklarımızın farklılıklarını lütfen müsamahayla karşılayalım, empatiyle karşılayalım. Onların her bir farklılığı Türkiye’nin yeni bir zenginliğidir. Bu noktada sizlerin emeği, sizlerin gayreti hayati öneme sahiptir. Zira öğretmenlikte asıl olan, sizin rehberliğinizdir.

- Eğitim dilinizin merkezinde, mutlaka ve mutlaka sevgi olsun, ırkçılığın, etnik düşüncenin her türlüsünü peşinen reddeden, insanın saygınlığına ihtimam gösteren nesillerin sevgi diliyle yetiştirileceğine, bunun sizler tarafından başarılacağına yürekten inanıyorum.

- Öğretmenlik sadece eğitim almakla olmuyor, öğretmenlik insan yönetme sanatıdır.

Özetin özeti: Başbakan Yıldırım’ın yukarıdaki sözleri Bakan Yılmaz için aslında bir yol haritası! Bakalım ne kadarı hayata geçecek, ne kadarı lafta kalacak...

Abbas Güçlü
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol