13 Ocak 2017 Cuma 23:50
Öğretmenler Yeni Müfredatı İncelemeli ve Görüş Sunmalı
Bakan Yılmaz, Güncellenen Öğretim Programları Taslağını Tanıttı. Yeni Müfredat Taslağı Kamuoyunun Görüşüne Sunuldu. Mebpersonel.com Olarak Diyoruz Ki; Öğretmenler Yeni Müfredatı İncelemeli ve Görüş Sunmalı.

Taslak öğretim programları ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere ve her ders için ayrı ayrı http://mufredat.meb.gov.tr/ adresi üzerinden paylaşıldı.

Mebpersonel.com olarak uygulayıcı konumunda olan öğretmenlerin taslak müfredat ile ilgili görüşlerinin son derece önemli olduğunu düşüyoruz. Bu yüzden de diyoruz ki öğretmenler yeni müfredatı incelemeli ve görüş sunmalı.

Yeni müfredata erişmek ve görüşlerinizi sunmak için resme tıklayınız


Bakan Yılmaz, güncellenen öğretim programları taslağını tanıttı
Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, güncellenen öğretim programları çalışmaları kapsamında, 172 sınıf düzeyi için 53 dersin taslak öğretim programının hazırlandığını belirterek, bugünden itibaren taslak programların 10 Şubat Cuma´ya kadar http://mufredat.meb.gov.tr sitesinden askıya çıkarıldığını bildirdi.
Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren 1, 5 ve 9. sınıf öğrencilerinin, yeni hazırlanmış müfredatla eğitime başlayacaklarını belirterek, "Dolayısıyla bu sene ve gelecek sene ve sonraki takip eden sene değişen müfredattan dolayı TEOG, YGS veya LYS sınavlarında herhangi bir farklılık olmayacaktır." açıklamasını yaptı.
MEB Başöğretmen Salonunda düzenlenen "Güncellenen Öğretim Programları" bilgilendirme toplantısında konuşan Bakan Yılmaz, eğitim ve öğretimin, "çağın gereklerine uygun olarak sürekli gelişen birikim ve tecrübeler ışığında yenilenen ve bitmeyen bir süreç olduğunu" söyledi. Herkesin eğitim ve öğretime erişmesini, eğitimde fırsat eşitliğine sahip olmasını, çağın gerektirdiği bilgi, beceri, tutum davranışı kazanmasını, öğrenmeye açık, öz güven ve sorumluluk sahibi, sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişmesini istediklerinin altını çizen Yılmaz, "Eğitim balık tutmayı öğretmektir, balık vermekten ziyade." değerlendirmesini yaptı.
Eğitimin, insanın kendisini tanımasını sağlamak olduğunu belirten Yılmaz, eğitim ile öğrencinin bilgi düzeyinin artırılmasından ve değerlendirilmesinden ziyade eğitim ile verilen bilginin öğrenci için anlamı olması, hayatını kolaylaştırması ve iyileştirmesinin amaçlandığını anlattı. Yılmaz, bu durumun eğitim sisteminin sürekli düzenlenmesini, kapsayıcı ve sürdürülebilir müdahalelerle yenilenmesini zorunlu kıldığına işaret eti.
Taslak programlar askıya çıkartıldı
Bakan Yılmaz, bugünden itibaren eğitime dair güncelleme, yenileştirme çalışmalarının bir sonucu olan taslak programların "Öğretim Programlarını İzleme ve Değerlendirme Sistemi" başlığıyla "http://mufredat.meb.gov.tr" internet sitesinden askıya çıkardıklarını bildirdi. Bakan Yılmaz, bu site üzerinden görüş ve önerilerin Bakanlığa iletilebileceğini kaydetti. Programların yenilenmesi için çok çalıştıklarını belirten Yılmaz, Bakanlık personeline teşekkür etti.
Taslak programlar için Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığındaki ekibin ve tüm eğitim birimlerinin bir yıla yakın çalışma yürüttüğünü dile getiren Yılmaz, "Bu çalışmalar sonucu ortaya çıkan taslak program, artık görüşlere sunulmaya ve görüşler doğrultusunda iyileştirmeye hazır hale geldi. Hazırlanan bu programlar, birer taslak, nihai metinler değil. Kamuoyunun, paydaşların katkılarını alacağız, ortak aklın süzgecinden geçirerek öğrencilerimizin önüne getireceğiz." diye konuştu.
Bakan Yılmaz, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılından itibaren sınıflarda öğretmenlerin hazırlanan çerçevelere uygun olarak derslerini yürüteceklerini belirterek, "Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren 1, 5 ve 9. sınıf öğrencilerimiz, yeni hazırlanmış müfredatla eğitime başlayacaklar. Dolayısıyla bu sene, gelecek sene ve sonraki takip eden sene, değişen müfredattan dolayı TEOG, YGS veya LYS sınavlarında herhangi bir farklılık olmayacaktır. Dolayısıyla onları etkilemeyecektir." ifadelerini kullandı. Program geliştirme sürecine, eğitim ihtiyaç analiziyle başlandığını belirten Yılmaz, alan uzmanları ile eğitim bilimleri uzmanlarınca, bu analizden elde edilen veriler kullanılarak, eğitimin ve alanların gerekleri gözetilerek programın geliştirildiğini anlattı.
Eğitimde demokratikleşme
Bakan Yılmaz, şunları kaydetti: "Program geliştirme sürecinin bu aşamasında askıya çıkarıyoruz. Hedefimiz ortak aklı bulmak. Genelde herkes bir şey söyler. İşte bu süreç, söylenmenin sona ermesini, onun yerine programlar ve ders kitaplarıyla ilgili veya ders konularıyla ilgili her ne söylemek istiyorsa şimdi söylesin. Bu genelde söylenir; ´Ya şimdi söyle ya da sus´ diye. Tabi biz kimsenin susmasını istemiyoruz ama ne şikâyeti varsa neyin nasıl olmasını istiyorsa, işte bu askıya çıkma süreci içerisinde bizlere bildirmesini istiyoruz. Bugünden itibaren bir ay süreyle 10 Şubat 2017 Cuma gününe kadar öğretmenlerimiz, velilerimiz, ´Eğitim konusunda sözüm, görüşüm var´ diyen veya sunmuş olduğu taslakları inceleyen herkesin görüş ve önerilerini bekliyoruz. Ayrıca öğretmenlerimiz, üniversitelerimiz, kamu kurum ve kuruluşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımıza da yazıyla bunları ileteceğiz. Onlar da gerek bu site üzerinden gerekse de e-maille katkılarını sunabileceklerdir. Bütün halkımızı hiçbir kısıtlama ve yönlendirme olmaksızın görüşlerini bizlerle paylaşmaya davet ediyoruz. İletilen katkıları uzmanlar değerlendirip taslak programlara son halini verecek. 10 Şubat 2017 tarihinden sonra süreç, programların onaylanması süreci olacaktır. Onaylandıktan sonra da 2017-2018 eğitim-öğretim yılında kullanılacak eğitim materyallerinin hazırlanmasıyla birlikte bu süreç sona ermiş olacaktır. Eğitimde demokratikleşme deniyor, eğitimde demokratikleşme budur. Eğitimde çok seslilik ve çok görüşlülük işte budur."
172 sınıf düzeyi için 53 farklı dersin taslak öğretim programı hazırlandı
Kitaplarda yer alan bazı konu ya da ifadelerden rahatsızlığın kimi zaman dile getirildiğini aktaran Yılmaz, "İşte şimdi ola ki herkesin kendisini tanımlama hakkı vardır. Bu tanımlama hakkına ters düşen ibareler, metinler, bölümler varsa bizlere iletirlerse bunlar ortadan çıkacaktır." dedi. Yılmaz, yenilenen eğitim programlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "172 sınıf düzeyi için 53 farklı dersin taslak öğretim programı hazırlanmıştır. Bunların arasında hayat bilgisi, matematik, Türkçe, bilişim teknolojileri, insan hakları ve yurttaşlık, felsefe, kimya, tarih, biyoloji, coğrafya, matematik, Türk kültür ve medeniyet tarihi, müzik gibi dersler var. 85 düzeyde 19 farklı dersin öğretim programı ilköğretim için, 87 sınıf düzeyinde 34 farklı dersin öğretim programı ise orta öğretim için hazırlandı. Bunlardan din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri ise önümüzdeki dönemde onlar da askıya çıkarılacak. Ayrıca ortaokul ve orta öğretim düzeyindeki seçmeli derslerin öğretim programlarının geliştirme çalışmaları da devam etmektedir."


Programlar 2023 hedefleri doğrultusunda hazırlandı
Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, güncellenen öğretim programlarına binin üzerinde kişinin katıldığını belirterek, genel müdürlüklerin koordinatörlüğünde, temsilciler, öğretmenler, akademisyenlerden oluşan komisyonların çalıştığını, velilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin de katkı verdiğini anlattı. Programlar için dikkatli bir çalışmanın yapıldığına işaret eden Yılmaz, dünya ölçeğinde eğitimde başarılı ülkelerin programlarıyla karşılaştırmalara yer verildiğini, Türkiye´nin 2023 hedefleri ve hükümet programlarının dikkate alındığını söyledi.
Müfredatta kullandıkları kaynak ve dokümanlara ilişkin de bilgi veren Yılmaz, şöyle devam etti: "MEB Kalite Çerçevesi, MEB 2015-2019 Stratejik Planı, 2023 TÜBİTAK Vizyon Belgesi, 21.yüzyıl becerileri dikkate alındı. Bilgi, Toplum Stratejisi ve Eylem Planı, değerler eğitimi, hayat becerileri bu çalışmada yol gösteren dokümanlar oldu. Bu belgelerden yararlanılarak 15 başlık altında Millî Eğitim Bakanlığı öğrenci yeterlilikleri oluşturuldu. Öğrenci yeterliklerinin hepsi önemlidir. Çünkü her birinin mutlu ve başarılı bir hayata katkısı bulunmaktadır. Bunların pek çoğu birbiriyle uyuşmakta, birbirini kapsamakta ve birbirini desteklemektedir. Yenilenmiş eğitim öğretim programlarımızla çıkacağımız bu yeni yolda öğrencilerimizin bilgiye ulaşabilecekleri becerilerini ve yeterliliklerini geliştirebilecekleri yolculukta tüm halkımızın katkısının bizler için önemli olduğunu vurguluyorum."
Derslerin sayılarına ilişkin çalışmayı tamamlamadıklarını dile getiren Bakan Yılmaz, "Ancak yardımcı kaynak ve yardımcı dersler konusunda da öğretmenlere alternatif seçme ve esneklik sağlayalım. Biz bunu sağlarsak inşallah önümüzdeki dönemdeki eğitim, bir önceki dönemden daha iyi olacaktır diye düşünüyoruz." diye konuştu. Her öğretmenin ve her alanın kendi ders saatinin artırılmasını istediğini aktaran Yılmaz, "Kendi ders saatinin artırılmasının, aynı alandaki öğretmen sayısının artırılmasıyla bir yakınlığı, bir bağlantısı var. Onu da dikkate alarak, öğretmen sayımız, talepler ve hangisi daha uygun olur, bir optimum noktası bulmaya çalışıyoruz." dedi.
Ders saatleri azaltılmayacak
Bakan Yılmaz, OECD ortalamalarına bakıldığında, Türkiye´de ders saatlerinin diğer ülkelerden az olduğunu, mümkünse ders saatlerinin artırılması gerektiğini ve gereksiz derslerden gereksiz konulardan ayıklanması gerektiğini belirterek, "Ders saati azaltması söz konusu değil ancak içeriğinin hafifletilmesi ve azaltılmasının sağlanması daha doğrudur diye düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.
"Vatandaşların katkısını bekliyoruz"
Bakan Yılmaz, basın mensuplarının, İnkılap Tarihi dersinin kaldırılacağı yönünde çıkan haberleri hatırlatması üzerine, "Yok hayır. Askıya çıkarılan dersler arasında Atatürkçülük ve İnkılap Tarihi vardır. O konuda da vatandaşlarımızın katkısını bekliyoruz." diye konuştu. Fizik ve fen kitaplarında büyük patlama ve evrim konularının çıkarıldığına dair iddiaların dile getirilmesi üzerine Bakan Yılmaz, "Taslağı inceleyin, herkes kendi görüşünü söylesin. Ondan sonra ortaya bir metin çıkacaktır. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. İlim ne söylüyorsa biz onu takip edeceğiz. Diğeri de ilim midir, varsayım mıdır, kuramsal mıdır? Ayrı bir tartışma gerektiriyor." değerlendirmesini yaptı.
2017-2018´deki yeni hazırlanan programların 1,5 ve 9. sınıflardan itibaren uygulanmaya başlanacağını dile getiren Yılmaz, yeni müfredata geçişin kademeli olacağını söyledi. Öğretim programlarının askı süreci takvimine ilişkin de bilgiler veren Yılmaz, il millî eğitim müdürlüklerine konuya ilişkin yazı gönderildiğini belirtti. 13-20 Ocak arasında öğretmenlerin inceleme ve raporlarını hazırlayacaklarını, 21-29 Ocak´ta ilçe zümrelerinin incelemelerini ve raporlamalarını yapacaklarını, 11 Şubat´ta görüntülü yayın yoluyla komisyonlarla birlikte değişikliklerin tartışılacağını bildirdi.
Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi´nde tanımlanmış 8 yeterlik alanı
Sivil toplum kuruluşlarından görüş almak için son günün 6 Şubat olduğunu belirten Yılmaz, 20 Şubat´ta programların Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onay için makama çıkarılacağını ve bu tarihten sonra da ders kitabı yazım sürecinin başlatılacağını aktardı. Yeni müfredatta beşinci sınıfların hazırlık sınıfına dönüştürülmesine ilişkin detayların sorulması üzerine Yılmaz, "Hem okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması, hem beşinci sınıfların İngilizce dersi saatinin artırılması çalışmaları devam ediyor. Ama gelecek yıl pilot illerden başlamak üzere uygulamaya geçeceğiz." dedi.
Mevcut müfredattaki eksikliklerin ve yeni müfredattaki yeniliklerin neler olduğuna ilişkin bir soruya karşılık Yılmaz, yeni müfredatta Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi´nde tanımlanmış 8 yeterlik alanı bulunduğunu ifade etti. Bu yeterliliklerin öğrencilere verilmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, bunlara ilişkin, "Anadilde iletişim, diğer bir dilde iletişim, temel matematik, bilim ve teknolojik yetkinlikler, öğrenmeyi öğrenmek, vatandaşlık ve sivil yetkinlik, inisiyatif kullanma ve girişimcilik, kültürel dışa vurum." açıklamasını yaptı.


Öğrenciye çok bilgi vermek değil, verilen bilginin anlamlı olması önemli
Bakan Yılmaz, programda ders saatlerinin henüz kesinleştirilmediğini söyledi. Bazı ağırlıklı derslerde OECD ülkelerinden veya uluslararası alanda öne çıkmış ülkelerden daha az sayıda ders verildiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: "O halde ne yapmak lazım? Daha az sayıda ders saati yerine konuları azaltmak lazım. Eskiden öğrencilere ne kadar çok bilgi verirseniz eğitimin amacını gerçekleştirdiği düşünülürdü. Bizim amacımız öğrenciye çok bilgi vermek değil, verilen bilginin anlamlı olması ve öğrencinin veya kişinin hayatında ona yardımcı olması, hayatını iyileştirilmesi doğrultusundadır. Kurbağanın iç sindirim sistemini biz gördük mü görmedik mi hatırlamıyorum ama buna benzer çok şeyleri öğrendik gibi. Dolayısıyla, öğrencinin hayat sürecine bir katkısı olacak mı olmayacak mı? Dolayısıyla böyle şeyler olmayacak. Öğrenci için anlamlı olacak, onun hayatını geliştirecek ve kolaylaştıracak unsurların derslerde yer almasını sağlayacağız."

www.mebpersonel.com

Anahtar Kelimeler:
öğretmenYENİMÜFREDAT
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Biolog 4 ay önce

Programda biyoloji 9. Ve 10. Sınıf ders saatleri azaltılmış ve konular sadelestilmis. 11 ve 12 de 4 er saat olan dersler ise sadece sayısal ağırlık okuyan öğrencilere okutulacagini var sayarsak atanmış bir çok öğretmenin norm olacağını söyleyebiliriz.

Avatar
Öğretmen 4 ay önce

Bir tek görüş bildiri yorum.
Sabit ve ileriye dönük,yetiştirici ve geliştirici bir programımız olmalı.öğretmenler de bu program çerçevesinde üniversite eğitimi görmelidir.Programdan daha da önemlisi onu uygulayan öğretmenin kendisini değerli hissetmesi sağlanmalı,özgüven oluşturulmalıdır.Thank you