banner396
25 Ocak 2017 Çarşamba 08:55
Yeni Anayasa her alanda istikrar ve yüksek yaşam kalitesi getiriyor

ŞAKiR AYDIN

Cumhurbaşkanlığı sistemi, ekonomik istikrar, yolsuzlukla mücadele ve yüksek barajlı seçim sisteminde de önemli değişiklikler getirecek. Yeni sistemde düşünülen barajsız dar bölge ya da düşük barajlı daraltılmış seçim sistemleriyle yüksek temsili bir Meclis ortaya çıkacak. 'Emredici vekalet' ile vekilin doğrudan halk tarafından denetlenmesi sağlanacak, yolsuzluğa bulaşmış vekiller de 'Geri çağırma hakkı' uygulamasıyla seçmen tarafından azledilebilecek. Hızlı karar alma ve siyasette istikrarla sağlanacak olan ekonomik gelişmişlik, vatandaşın yaşam kalitesini de yükseltecek. İşte kamuoyunun merak ettiği sorulara madde madde yanıtlar:

YÜKSEK BARAJ TARİH OLUYOR

Yeni sistem nedeniyle seçim sistemi değişecek mi?

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte 12 Eylül darbe Anayasası ile hayatımıza giren mevcut yüksek barajlı nispi temsil sistemi artık uygulanmayacak. Yasama ile yürütme arasında geçişkenlik söz konusu olmayacağından yeni sistemde temsili güçlendiren bir seçim sisteminin uygulanması kolaylaşacak. Yeni sistemde uygulanması düşünülen barajsız çoğunlukçu dar bölge ile düşük barajlı nispi seçim sistemleriyle daha renkli ve temsili yüksek bir Meclis ortaya çıkacak. Böylece hem temsilde adalet hem de yönetimde istikrarı sağlanmış olunacak.

ÇOK PARTİLİ SİSTEM

Türkiye, çok partili sistem yerine çift partili sisteme mi geçecek?

Hükümet sistemleri ile parti sistemleri arasında bire bir ilişki söz konusu olmadığından böyle bir değişime gerek görülmüyor. Örneğin, başkanlık sistemiyle yönetilen Amerika'da çift parti sistemi uygulanmasına karşın Brezilya'da çok partili sistem tercih ediliyor. Türkiye'nin sahip olduğu demografik, kültürel ve siyasal özellikleri göz önünde bulundurulduğunda çok partili sistemin devamının daha uygun olacağı öngörülüyor.

Cumhurbaşkanlığı sisteminde yerel yönetimlerin yetkileri neler olacak?

Yerel yönetimlerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenecek. Mevcut sistemdeki yetkileri genel olarak devam edecek. Ancak bunlar ihtiyaçların çeşitlenmesi, hizmetin gereklilikleri, yerinden ve etkin hizmet sağlanabilmesi için kamu yararı gerek görüldüğünde genişletilebilecek.

Halk vekili geri çağırabilecek

Yolsuzlukla mücadelede hangi hükümet sistemi daha etkili olur?

Kuvvetler ayrılığı ilkesi daha sıkı bir şekilde uygulanacağından yeni sistemde denge ve denetim mekanizmaları çok daha güçlü olacak. Meclis'in ve yargının yürütmeye karşı etkili bir denetim gerçekleştirmesi kolaylaşacak. Getirilecek olan 'Emredici vekalet' uygulamasıyla milletvekillerinin doğrudan halk tarafından denetime tabi tutulması mümkün olabilecek. Seçmenler, 'Geri çağırma hakkı' denilen uygulamayla da kendi vekillerini yeniden oylama suretiyle vekillikten azledebilecek. Yani hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan bir milletvekilinin, vekilliği kendi seçmenleri tarafından iptal edilebilecek. Ayrıca yine yeni sistemde halk da yolsuzlukla mücadeleyi güçlendirecek kanun tekliflerinde bulunarak mücadeleye iştirak edebilecek.

Bireysel özgürlük hakkı genişliyor

Teklif edilen sistem gündelik hayata nasıl yansıyacak?

Ekonomik krizlere neden olan koalisyonlar, siyasi boşluk ve istikrarsızlık gibi konular tarihe karışacak. Çift başlılığın neden olduğu 2001'deki kitapçık krizi gibi ülkeyi buhrana sokacak girişimlerin de önü kesilmiş olacak. Güçlü, gelişmiş ekonomik ve siyasi istikrar toplumdaki bireylerin yaşam kalitesini de yükseltecek. Ekonomik gelişmelerin gerçekleşmesi, bireysel özgürlüklerin de genişlemesini kolaylaştıracak.

Daha sağlam ekonomi

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ekonomik gelişme arasında nasıl bir ilişki vardır?

Ekonomik gelişmelerin siyasi istikrarla doğrudan irtibatlı olduğu düşünüldüğünde yeni sistemin ekonomik gelişmelere de pozitif yansımaları olacak. Belirsizlik ve siyasi istikrarsızlık gibi yatırımcılar için güven vermeyen iş ortamı yerine yeni sistemle kurulacak siyasi istikrar güçlü bir ekonominin de önünü açacak.

Provokasyona inat güçlü demokrasi

CHP'nin "Laiklik ve rejim elden gidiyor', 'Tek adamlık geliyor' söylemi sadece provokatif bir kampanya. Gelişmiş ve gelişmeye başlamış ülkelerde kullanılan bu sistemde hedef, hızlı kararla güçlü demokrasiyi ve cumhuriyeti kurumsallaştırmak.

Bugüne kadar hep 'Cumhuriyet elden gidiyor' tezlerine sarılan CHP, şimdi ise 'Rejim elden gidiyor' ve 'Tek adamlılık geliyor' söylemiyle siyaset yapmaya çalışıyor. Oysa, tek adamlılık değil, güçlü bir demokrasi getiren yeni sistem gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede başarıyla uygulanıyor. İşte CHP'nin öne sürdüğü iddialara ilişkin yanıtlar...

Yapılmak istenen bir hükümet sistemi değişikliği mi, rejim değişikliği mi?

Cumhurbaşkanlığı sistemi sadece bir hükümet sistemidir. Bu sistemi, yasama, yürütme ve yargı ilişkileri ile hükümetin oluşma biçimine içeriyor. Yapılan değişimin amacı bugüne kadar demokratik sistemin kesintiye uğramasına ya da geriletilmesine sebep olan vesayetçi yapıları ortadan kaldırmak ve demokratik cumhuriyeti kurumsallaştırmak.

Egemenlik halkın elinden alınıyor mu?

Yeni sistem, sandık iradesini hükümeti kurmada doğrudan belirleyici kural haline getiriyor. Sandıktan meşruiyetini alan ve seçmene karşı siyasi olarak sorumluluk yüklenmiş olan cumhurbaşkanları, bu sistemde sadece seçmene hizmet eden siyasal aktörler haline geliyor.

HEM BAĞIMSIZ HEM TARAFSIZ

Güçler ayrılığı kaldırılıyor mu?

Tam aksine yasa yapma ve yürütmeyi denetleme daha etkin hale getiriliyor. Bu görevlerin yerine getirilmesi sırasında bir kuvvetin diğerine karışmasının önü kesiliyor.

Meclis'i feshederse görevine de son verir

Meclisi feshetme yetkisi diktatörlük mü?

Cumhurbaşkanının tek taraflı olarak Meclis'i feshetme yetkisi bulunmuyor. Böyle bir karar alması durumunda kendi görevine son vermiş oluyor. Göreve 5 yıllığına ve en fazla iki defa seçilebiliyor. Bu da muhalefetin 'diktatör' suçlamalarına ne kadar boş olduğunu gözler önüne seriyor.

YÜCE DİVAN YARGILAR

Yargının, yasama ve yürütmeyi denetleme imkanı yok mu?

Mevcut sistemde cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler yargı denetimine tabi olmazken, yeni sistemde bu işlemler yargı denetimine tabi hale getiriliyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, cumhurbaşkanını, yardımcılarını ve bakanları Yüce Divan sıfatıyla yargılayabiliyor.

Üniter devlet yapısı

Üniter devlet tehlikede mi?

Yeni sistem tartışmalarında üzerinde en çok manipülasyon edilen hususlardan biri de federal yapı iddiası. Cumhurbaşkanlığı sistemine kategorik olarak karşı çıkanlar sırf halkı yanıltmak için hükümet sistemi değişikliğiyle ülkenin bölüneceğini ileri sürüyor. Yeni sistemde üniter devlet konusunda herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Görevi bitse de sorumluluğu bitmiyor

Cumhurbaşkanının sorumluluğu olacak mı?

Yeni sistemde görevi bıraktıktan sonra bile sorumlu tutuluyor. Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılabiliyor, yine TBMM'nin üye tam sayısının üçte ikisinin kararıyla Yüce Divan'a sevk edilebiliyor. Suçlu bulunması halinde ise görevi bitiyor.

Bütçeyi kim onaylayacak?

Cumhurbaşkanı, kanun ve bütçe gibi çok önemli iki yetkiyi elinde tutan Meclis'e muhtaç hale getiriliyor. Meclis'in, yürütmenin hazırladığı bütçeyi kabul etmeme yetkisi bulunuyor.

AKŞAM

Son Güncelleme: 25.01.2017 09:02
Anahtar Kelimeler:
IstikrarYeni Anayasa
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ziya 2017-01-25 12:56:21

Yav he he.... Bu başlıklari bir yerlerden hatırlar gibiyim yazık size yazık. .. Bu kadar kuculmeyin

Avatar
şakirr 2017-01-26 17:11:06

yav buna ne içirdiniz