banner396

HANİ TEOG KALKMIŞTI?

Kamuoyu hatırlayacaktır, Sayın Cumhurbaşkanımız 15 Temmuz destanının sembol isimlerinden Ömer Halisdemir’in oğluyla sohbet ederken dershaneye gittiğini öğrenmiş ve yıllar önce kapandı zannedilen dershanelerin etüt merkezi adıyla devam ettiğini öğrenmişti. Bunun üzerine “Hani kapanmıştı bu dershaneler. Bu kez kesin kapatın bu dershaneleri” talimatını verdiler. Yani Sayın Cumhurbaşkanı bilgilendirilmemiş ya da yanlış bilgi verilmiş.

Geçen yıl, tam da TEOG güzellemeleri yapıldığı bir atmosferde, Sayın Cumhurbaşkanımız “eskiden TEOG’mu vardı, kaldırın bunu.” demiş ve apar topar kaldırılmıştı. Ancak yerine gelen sistemin TEOG’dan farkı nedir anlayabilmiş değiliz.

Öncelikle şunları belirtmek zorundayım. Birincisi TEOG denilen sistem, eksiklerine rağmen en iyi liselere geçiş sistemi idi. Ancak sorun sistemde değil daha önce kurgulanan “Anadolu lisesi” meselesinde idi. Malum, 2010 yılında tüm liselerin Anadolu lisesine dönüştürülmesi süreci kademeli olarak başlatıldı. Yani tüm liseler aynı anda değil kademeli olarak Anadolu Lisesi oldu. Bu durumda tam anlamıyla “erken kalkan yol aldı.” Şehirlerin en gözde liseleri en son Anadolu yapılarak TEOG taban puan listesi denilen ucubede son sıraya düştü. Bir şey daha oldu ki tam bir vehamet. İmam hatip liseleri ve endüstri meslek liseleri en son olarak Anadolu Lisesi yapılarak “kimsenin gitmediği okullar” olarak damgalandı. Plan tam olarak şöyle işletildi. 2012 yılında hiçbir Anadolu lisesine yerleşemeyen binlerce öğrenci meslek liselerine ve imam hatip liselerine yönlendirildi. 2013 yılında bu okullar da Anadolu olunca taban puanları bir önceki yıl hiçbir yeri kazanamayıp yerleştirmesi yapılan öğrencilerden en düşük puanlı olanınki olarak belirlendi. İş bu sebeple, imam hatip liseleri ve meslek liseleri en düşük puanlı liseler olarak Anadolu liseleri listesine eklendi.

Ertesi yıl tercih yapan öğrenciler, tercih zamanı geldiğinde rehber öğretmenler onlara şu soruları sordular:

“Kaç puanın var?”

“Yüzdelik dilimin ne?”

Çözüm olarak da, yüzdelik dilimine uygun okul yazmayı önerdiler. Ama asıl sorulması gereken soruları çocuklara sormadılar.

“Evinize en yakın okula gitmek ister misin?”

“İmam hatipli olmak ister misin?”

“Mesleki yeterliliğin nedir?”

Sadece ve sadece puana ve yüzdelik dilime baktılar. İmam hatibi hayatında duymamış çocuklar imam hatiplere, el becerisi bile olmayan çocuklar meslek liselerine gitti. İstemediği okula sırf puanından dolayı yerleşen öğrenciler ne okuldan bir şey anladı, ne de eğitimden. Üstüne bir de binlerce lira servis ücreti vermek zorunda kaldılar.

Sayın cumhurbaşkanımız işte buna karşı çıktı. TEOG güzellemesi yapanlar bir anda ağız değiştirdi ve alelacele sistemi yeniden kurgulayacaklarını söylediler. Ancak sınav gününe kadar sistemi bilen yoktu. Yeni sistemin özü şuydu: Sınavla öğrenci alan okul sayısı azaltılacak, mümkün olduğunca herkes kendi mahallesindeki okula gidecek. Bunları söylerken halka şirin gözükmek adına bir şeyin altını çizmeyi de ihmal etmediler: “Kimse istemediği okula gitmeyecek.” Bu sözün anlamı aslında şuydu: Kimseyi imam hatiplere ve meslek liselerine göndermeyeceğiz. Sınav yerleştirmeleri sonucu açıkta kalan öğrenciler için ek yerleştirmeler yapılırken onlarca kez tekrar ettiler: Kimseyi istemediği okula göndermeyeceğiz. Yerleştirme sonuçlarında kimseyi istemediği okullara göndermemek için tedbir bile aldılar. Anadolu liselerinin kontenjanını yüzde 25 arttırdılar. Yetmedi sınıf mevcutlarını 40’a kadar yükselttiler. O da yetmeyince koridorları, laboratuvarları, mescitleri sınıf yaptılar. Aman çocuklar istemedikleri okullara gitmesinler! Nihayet kimse istemediği okula gitmedi! Yani kimse imam hatiplere gitmedi, kimse meslek liselerine gitmedi.

Öyle ya, ne işleri var oralarda!

Bizim çocukların hepsi doktor olacak, mühendis olacak, avukat olacak, elinde kalemi önünde masası oturacak!

Bu sistem yürümez. Üzgünüm bu sistemle olmaz. Neden olmaz? Bir sonraki yazıda inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.