banner406

İlkin garipsenebilecek bir başlık ama iki yöntemin keskinliği ve iş bitiriciliğinin yanında ilerisinde edindireceği olumluklardan çok yıkıcılığı sanırım ikisini aynı alana koymakta.

Anız yakan çifti, insanlığın neredeyse on bin yılı bulan tarımsal üretime geçişin birikimsel ve teknik/teknoloji ilerlemesine tezat oluşturacak en ilkel (ilkelden kasıt bize yanlış öğretilen ilkel kavimler değildir zira dünyadaki binlerce yıllık insanî eğilimlere rağmen onlar, doğaya karşı bizden çok daha duyarlı davranmışlardır.) yöntemi denemektedir.

Çiftçinin toprağın bünyesinde bulunan nemin, organizmaların (bir çay kaşığında bile milyonlarca organizma bulunmakta), bitkilerin vb gerekliliklerin varlığını görmezden gelerek [bilerek/bilmeyerek (ikisinin de ayrı yönden sorunlu neden)] tek çakmak kıvılcımıyla yüzlerce hektar araziyi dakikalar içinde küle çevirmesi toprağa, doğaya, canlıya ileriki yıllarda dönüşü mümkün olmayacak yıkımlar biriktirmekte. Üstelik yangın esnasında arazide bulunan fare, yılan ve diğer sürüngenlerin yandığını da düşünürsek işin ciddiyeti daha da yoğunlaşmakta. Ve bu kadar götürüsünün yanında yangın esnasında havaya karışan duman… Kısa süre önce yakılan anızın yol açtığı yoğun dumanın yakınındaki taşıt yolunda geçen araçların görüş mesafesini neredeyse yok ettiğini ve bunun sonucunda kaza geçiren yolcu otobüsünde bir kişinin öldüğünü de eklersek bu bilinçsizliğin yöntemin başımızı ne kadar ağırtığı daha da somutlaşır.

Oysaki basit bir tarım bilgisi ve tarlayı samanla birlikte sürebilecek yeterlilikteki bir pullukla bu kadar yıkımın sonlanabileceğini bilebilmek gerekti.

Deveyi yardan uçuran bir tutum ottur deyip anıza burada virgül koyalım,

İdama hukukun/hukukçuların (karşı çıkanlar için geçerli) karşı çıkma nedeni, suça yönelik verilen cezanın telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmasıdır. Ola ki delillerin yanıltması sonucunda verilen yanlış cezanın sonucunda suçlunun (?) idamında hatayı kim düzeltebilir?

Son günlerde insanın dillendirmede bile ürktüğü olayların gündemde olması  “suçluları idam edelim” taleplerinin artmasına/dillendirilmesine yol açtı.

İdamın keskinliği, yok ediciliği bu suçları ortadan kaldırır mı?

Günümüze değin kurulup yok olmuş imparatorlukların/devletlerin/sitelerin neredeyse hepsinde çeşitli suçlar için idam cezası uygulanmıştır.

İdam, şayet istenmeyenleri ortadan kaldırsaydı şu an dünyanın hiçbir yerinde bırakın üst düzeyde suçları insanların başkasının tavuğuna kışt bile demezlerdi.

Ancak insanların doğru edimi yerine getirmede ödül ya da ceza uzun soluklu bir pekiştireç değildir.

Ödülün varlığı olumlu edimi, salt ödül için yerine getirme için yapılırken ceza ise cezalandırıcının ortamda olmadığı ya da yaptırımın etkililiği yüksek değilse suçlu, suçu işlemeye devam eder.

Kendi başına yaptırımın istenileni yerine getirmeyeceği kimi zaman yaşanan olumsuzluklarda da görülmekte. Yıllar geçmesine rağmen faili yakalanamayan suçlar veya seri cinayetlerde katilin/suçlunun suç işlemedeki uzmanlığının arttığını görmekteyiz.

Suçun cezası arttıkça suçun işlenme karmaşıklığı da paralel olarak artmakta.

Çözüm?

Çoğumuzun aklına ilk gelen eğitim!

Evet, eğitim.

Peki suçlular eğitimsiz mi?

Bu sorunun yanıtı eğitimin niteliğiyle ilgilidir.

Toplumun tüm bireylerinde “insanı, doğayı, doğanın tüm bileşenlerine saygı ve yaşamın sürdürümünde başat şartlar” ilkesi içselleştirilmezse biz bu türden şeyleri görmeye devam edeceğiz.

İstenmeyen olayların olma nedeni,

Suçun suç işleme eğilimi,

Suçun işleten ortamın varlığı,

Suçlunun dürtüsü,

Mağdurun durumu,

Toplumun suç işletme etkisi,

Cezanın caydırıcılığı,

Eğitilen bireylerde hedeflenen insanî unsurların kazandırılma düzeyi,

gibi akla yığınla soru gelmekte ve bu her soru yeni bir soruyu doğurmakta.

Anız yakma ve idam…

O an için yüreğe su serpebilir hak yerini buldu diye ama yok olanlar?

İdama karşı olmak, suçluların mazur görmek olarak algılanması sorunlu bir bakış açısıdır.

Suçluyu var eden bağlamların üstüne gidip bataklığı kurutmak, ilerisinin daha sağlıklı toplum yapısına evriltir.

Tüm sosyal ve bilimsel bilimlerin eşgüdümleneceği bir süreç sonunda yapılacak yapılasıların sonucunda eğitime dahil edilen adımlar, suçlu olma potansiyeli taşıyan bireylerin daha suç eğilimi oluşmadan sağaltamasını sağlayacaktır.

Olay yaşandıktan sonra yapılacak keskin hamleler daha büyük zararlar doğurabilir.

Bir çakmak etkisi kadar!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.