İDARECİLERİ GÖÇ ETTİRDİK; EĞİTİMİ KURTARDIK!

Ben söylemekten bıktım da anlaması gerekenler bir türlü anlamadı.

Tekrarı tekrar etmekten gına geldi de akıllar bir türlü başa gelmedi.

Milli eğitim sistemimizin en büyük icatlarından birisi olan “dört yılda bir yeniden görevlendirme” takvimi dördüncü güncelleme sonucunda peyderpey açıklandı. Üstelik “4 yılını tamamlayanların kendi okulunda devam edemeyeceği gibi dedikodulara itibar edilmesin. 4 yılını kendi okulunda tamamlayanlar okullarında devam edebilecek” açıklamasından tam 15 gün sonra. Milli eğitim bakanlığının en uzun süreli genel müdürü Hamza Aydoğdu’ya ait bu sözler. Bu açıklama, basına yansıyan ve bakanlıkça yalanlanmayan “Cumhurbaşkanımıza konu iletildi. Muhtarlar bile söyledi. Talimat kesin: herkes kendi okulunda kalacak” şeklinde özetlenebilecek haberler üzerine söylendi. Basında çıkan her haberi okuyan ve gerekli hallerde bakanı bilgilendiren birimin bu haberi görmezden gelme şansı yok. Sükût ikrardan geldiğine göre beklentiler haksız değildi.

Ama insanlar sükûtu hayale uğradı. Sayın cumhurbaşkanımızın bahsi geçen talimatı (yalanlanmadığı için doğru kabul ediyoruz) yerine gelmedi. “Seçim sonrası oluşan atmosfere göre durum değişir” diyenler haklı çıktı. Bir problem olduğunda herkes şu soruyu soruyor: “Cumhurbaşkanımızın bundan haberi yok mu?” Bilmiyorum haberi var mı yok mu? Her konuyu takip edemez gayet tabii olarak. Ama bu konuda görevli danışmanları vardır. “Peki, onlar neden takip etmezler?” Hiç fikrim yok!

Efendim iller birer ikişer dökülmeye başladı atama sonuçları ile. Bazıları en önce açıklayayım derken baltayı taşa vurdu. 22 dakikada listeyi güncelleyerek olağanüstü(!) bir başarıya imza attılar. İki liste arasında çok sayıda farklılık olması ise başka bir başarı öyküsü! Bu il neresi mi? Ne önemi var! Konu isimler değil ki, sistem.

O vakit sistem sorgulamasına dönelim. Ataması yapılan idareciler aynı gün il milli eğitim kadrosuna aktarılmaları için gerekli işlemleri yapmakla talimatlandırıldı. Bir kuyruk ki sormayın. Kavimler göçünden bir enstantane!

Burada sormak zorundayım. Bu neyin telaşı? Bu neyin acelesi? Yangından mal mı kaçırıyoruz? İnsanlara odalarını toplamak için bile vakit vermeden “haydi git” demek nasıl bir yaklaşımın ürünüdür? Haliyle insanların aklına deli sorular geliyor.

Bu idarecilik meselesinin bu kadar gündem olması bizim bir arpa boyu yol alamadığımızın resmidir. Bu saatten sonra bu konuda yazmayı malâyani sayacağım. Lakin her konuda konuşan sendikalardan ses çıkmayınca tabanın sesini duyurmak adına birkaç soru sormak isterim.

Soru 1: Dört yılda bir idarecilerin yeniden değerlendirilmesi başarılı bir organizasyon mudur?

Soru 2: Başarılı ise diğer kurumlarda da uygulanmak niyeti var mıdır?

Soru 3: Başarısız ise neden ısrar edilmektedir?

Soru 4: İdarecilerin performansını ölçme vesilesi olduğu söylenen 4 yılda bir değerlendirme ile başarı-başarısızlık ölçülmekte midir?

Soru 5: Başarı oranı ölçülüyorsa neden önümüzde bir veri yoktur?

Soru 6: Ölçme olayı yoksa okullar arası değişiklik neden yapılmaktadır?

Soru 7: Başarılı idareciyi yerinden ederek hangi harikulade fayda umulmaktadır?

Soru 8: Başarısız idareci, başka okula gönderilerek başarılı olması noktasında hangi senaryo uygulanmaktadır?

Soru 9: Ek 1 denen değerlendirme sistemi ile gençlerin budandığını biliyor musunuz?

Soru 10: Ek 1 denen sistem adil ve güvenilir midir?

Soru 11: Binlerce idarecinin kurumları değiştirilerek kurumsal hafızaların da göç ettiğini biliyor musunuz?

Soru 12: Sayın cumhurbaşkanına sendikalar veya sivil toplum örgütleri konuyu yeniden arz ederse yeni bir takvim yayınlanır mı?

Soru 13: Eğitimciler yerlerinden edilerek, okul yönetimleri, çalışma arkadaşları değiştirilerek her şeye yeniden başlamak suretiyle vakit kaybetmiyor muyuz?

Soru 14: Sınavla atanan idarecilerin görevlendirme ile gelen idarecilerle aynı kefeye konarak Ek 1 ağırlıklarına bakmak adil midir?

Soru 15: Dört yıllığına görevlendirilen idarecilerin ilk yılını alışma son yılını ayrılık hazıklıkları ile geçirdiğini biliyor musunuz?

Soru 16: Bir şeyin yasal olması helal olduğu anlamına gelir mi? (Bu soru eğitimcilere)

Son soru: Herhangi bir programın, herhangi bir anında kitap okuduğu için soruşturma geçiren öğretmenlerin olduğu şu günlerde, bu soruları sormamın sakıncası var mıdır?

Eğitimcilerin huzurunu kaçırmanın eğitime faydası olmaz. Öğrencisinden, öğretmen arkadaşından, okulundan memnun değil ise zaten tayin ister gider insanlar. Memnun ise, okulu kendisinden memnun ise neden gitmek zorunda bırakılır, sayın bakanım? Evet, çözümü kolay cevabı zor bir soru!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.