banner406
banner396

Gücü elinde bulunduranlar, ellerindeki enstrumanları kendi lehine kullanılırlar kimi kez. Bunun hangi alan olduğu önemli değil. Altın kural: İşine gelirse, yanılt!

IQ:

Çoğu kez yaptığımız ve sonucu düşük çıktığında başkasıyla paylaşmaktan çekindiğimiz bir veri.

Oysa ki bunun gerçeğe dokunan bir tarafı yok. İzahi bir değer. Manipüleye açık.

Batı'nın elinden çıkan bu değerler yumağı, çıktığı günden beri genelde Batı dışındaki toplulukların, Batı tarafından küçümsenmesi  için kullanılan bir araç oldu.

Oysa ki argo tabirle bu testlerin "çakallığını" öğrenen hemen herkes, bu testlerden yüksek puan alabilirmiş.

Son yıllardaki istatistiksel veriler, Kenya ve Sudan'ın IQ testlerinde İngiltere'yi geride bıraktığı; İsveç ve ABD'yi yakalamak üzere olduğu belirtilmektedir.
Yoksa Kenya ya da Sudan gibi genel gelişmişlik düzeyleri aşağıda kalmış iki ülkenin İsveç ya da İngiltere gibi iki refah ülkesiyle boy ölçüşebilmesi başka nasıl açıklanabilir?

Tabi Kenya sevinmesin şayet Dünya birincisi olursa. Zira üç korner bir penaltı etmiyor.

Şu an için ismini tam olarak hatırlayamadığım bir PISA yorumcusunun PISA'ya ilişkin yorumu biraz sonra getireceğim yorumu destekler nitelikte olacak:

"Sizin amacınız PISA'da yüksek puan almaksa bunu başarabilirsiniz."

Şimdi IQ ve PISA Testleri için getireceğimiz ortak yoruma:

Siz bu testlerde salt yüksek puan almak istiyorsanız sınava girecek olanları bu testlerin soru tarzları yönünde eğitirseniz yüksek puan elde edersiniz.

Tıpkı bizim bazı pratik öğrencilerimiz gibi çoktan seçmeli soruların açığını bulup hakkında fikir sahibi olmadığı soruları doğru yanıtlaması gibi.

...

IQ testlerinin çapı karmaşık, derin ve muazzam beceriye sahip beynin kapasitesini yorumlamakta sizce bu kadar becerikli mi?

IQ testlerinde yüksek puanlarımız tahtlarını vermek istemeyebilir ama yanıtımız hayır olacaktır.

Beyin, çok boyutludur. Sinirler, birleşenler, üretilenler, eklenip çıkanlarla inanılmaz bir yapı ve siz bunu birkaç çizgi eşleştirme, birkaç bellek görseli gibi basit şeylerle ölçemezsiniz.

Zamanında Amerikalı Lewis Terman uzun soluklu çalışmalarında ABD'de 240.000 öğrenciye uyguladığı üç aşamalı IQ testleri sonucunda IQ'sü 140-200 arasındaki 1470 öğrenciyi seçti ve bunlaru yıllar boyu izledi. Bunlar büyüdüğünde Terman, 730 erkeğin sonuçlarına baktı. Sonuç:

Nobel alan: 0

Doktor, mühendis, avukat vs olan: 150

Vasat denilebilecek: 438

Başarısız/Boşata kalan: 150

Düşünüldüğünde yukarıdaki istatistiklerde yer almak için IQ'sü yüksek olmaya gerek yokmuş.

Ve daha da vahimi, Terman'ın zamanın test sonuçları düşük çıktı diye elediği Schokley ve Alverez sonrasında Nobel'e aday gösterildi.

...

Sanırım artık hepimiz salt kalıtımın zekanın göstergesi olduğu tezinin çürümeye başladığını anlamaya başladık.

...

Bazen falanca ülkenin falanca çocuğu falanca alanda falanca başarı elde etti durumu içinse sanırım bireyin içinde bulunduğu sosyal, bilimsel, kültürel ve eğitsel olanakların göz önünde bulundurulması gerekir çünkü beynin gelişime açık yapısı girdilerin niteliğiyle daha da gelişen ve üretimsel yönü gelişen bir yapıdır. Başarılı olan ile olmayan çocuğun farkı kalıtsal zeka farkından değil sosyal dokunun doğurguları sonucudur. Gelişkin ülkedeki çocuk okul çağına kadar değişik ve nitelikli olarak değerlendirilecek uyaranla karşılaşırken bizimki okumaya yazmayı öğrenir öğrenmez çoktan seçmeli ve kalitesiz sorularla muhatab olursa sonucun bu halde olmasına sanırım şaşırılmaz.

Yoksa biz beyni köreltiyor muyuz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.