banner374
Kamuoyunda “Torba Yasa” olarak bilinen çeşitli yasalarda değişiklik yapan yasa tasarısı mecliste görüşülmeye devam ediliyor. Memurları ilgilendiren en önemli değişikliklerden biri de İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklik. Kanunun, “Kararların sonuçları” başlıklı bölümünde yer alan 28.maddenin 1.bendinde, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” hükmü; 3.bendinde ise bu kararları uygulamayan idare hakkındaki tazminat davası açılmasını içeren “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.” hükmü yer almaktadır (Mevzuat, 2014) Torba Yasa tasarısının 100.maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.maddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilip ve fıkraya aşağıdaki cümle ekleniyor; “Ancak, 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı bakanlıklar ve bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna Ekli (1) ve (2) sayılı Cetvellerde gösterilen unvanları taşıyan görevler ile farklı atama usullerine tabi olsalar dahi daire başkanı ve üstü görevlere, sivil memurlar hariç kolluk teşkilatlarının kadrolarına; açıktan, naklen veya vekaleten yapılan atama ve bu görevlerden alınma, bu görevlerle ilgili yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleri hakkında verilen mahkeme kararlarının gereği, ilgilinin kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanması suretiyle iki yıl içinde yerine getirilir. Bu görevliler hakkındaki mezkur işlemlerin uygulanması, telafisi güç veya imkansız zararları doğuran hallerden sayılmaz.” "Bu fıkranın üçüncü cümlesinde belirtilen işlemlerle ilgili mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi ceza soruşturması ve kovuşturmasına konu edilemez; ancak disiplin hükümleri saklıdır” (Mebpersonelleri, 2014) Torba yasaya eklenen maddenin anlamı şudur; İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.maddesindeki, haksız işleme uğrayan memurun dava açması ve kazanması sonucu göreve iadesindeki 30 günlük süre, 2 yıla çıkarılıyor. Bu da yetmiyor, iki yıl sonunda göreve başlatılmayan memurun, sorumlular hakkında herhangi dava açma hakkı da elinden alınıyor. Bu hak gaspı, torba yasanın ilk halinde bütün memurları kapsarken, muhalefet partilerinin mücadelesi sayesinde biraz sınırlandırılmış ve aşağıdaki memurları kapsayacak şekilde daraltılmıştır. Bu memurlar şunlardır; - Valiler, Büyükelçiler, Daimi Temsilciler, Daimi Delegeler, - Diyanet İşleri Başkanı ve Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeleri, - Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, - Bakan Yardımcıları, Müsteşar ve yardımcıları, - Genel Müdür ve yardımcıları, - Gelir İdaresi Başkanı, Gelir İdaresi Başkan Yardımcıları, Gelir İdaresi Daire Başkanları ve Vergi Dairesi Başkanları, - Bakanlıkların Rehberlik ve Teftiş, Rehberlik ve Denetim, Denetim Hizmetleri Başkanları, Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcıları, - Bakanlık Müfettişleri, - Bakanlık Müşavirleri, - Birinci Hukuk Müşavirleri, - Bakanlık Daire Başkanları, - Vali Muavini, Kaymakam, İl Hukuk İşleri Müdürü, Polis Akademisi Başkanı, İl Emniyet Müdürü, - Sivil memurlar hariç kolluk teşkilatı kadrolarında çalışanlar. Kamuoyunda, bu madde ile Hükümet’in kamudaki “Paralel Yapı” unsurlarını tasfiye edeceği kanaati hâkim. Ancak unutulmamalıdır ki ok yaydan çıktıktan sonra ucunun kime döneceği belli olmaz. Bu anlamda hiç kimse bu yasa çıktıktan sonra iş güvencesini garanti altında görmesin. Bu değişiklik ilk gündeme geldiği anda memur konfederasyonlarının çok ciddi tepki göstermeleri beklenirdi. Çünkü tasarının anlamı memurların iş güvencesinin ortadan kaldırılmasıdır. Meclisteki tartışmalar sonucunda, sadece üst düzey kamu görevlilerini ve kolluk teşkilatında çalışanları ilgilendirse de, yakın bir gelecekte bütün memurları kapsamayacağının teminatını kim verebilir. Başta KESK olmak üzere, Türkiye Kamu Sen, Memur Sen, Birleşik Kamu İş, Aktif Sen ve diğer bağımsız memur sendikalarına, “İş güvencesinde tehlike geçti mi?” diye sormak ve gereken mücadeleyi vermeleri konusunda çağrı yapmak gerekiyor. Bugün değilse, ne zaman? Kaynaklar Mebpersonelleri (2014) http://www.mebpersonelleri.com/kamudan-haber/torba-yasada-neler-var-torba-tasari-son-durum-maddeleri-h4388.html Erişim Tarihi: 01.08.2014 Mevzuat (2014) http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2577.pdf Erişim Tarihi: 01.08.2014

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol