banner374
          19.Milli Eğitim Şurasının başlamasıyla birlikte Karma Eğitim tartışmaları tekrar gündemdeki yerini aldı. Hatta son günlerin en çok konuşulan konusu oldu bu mesele.

Aslında karma eğitim konusu bugün ortaya çıkmış bir sorun değil. 3 Mart 1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunun devamı olarak 1926’da karma eğitim sistemine geçilmiştir. O günden beridir tartışılagelen bir sorundur karma eğitim meselesi.

Ülkemizde ne zaman karma eğitim tartışmaları başlasa bir bardak suda fırtına koparılmak isteniyor. Konu farklı mecralara sürüklenerek sağlıklı bir tartışma ortamının oluşmasına engel olunmaya çalışılıyor. Karma eğitimden vazgeçilirse kızların okutulmayacağı, kadınların toplumdan dışlanacağı gibi düşünceler öne sürülerek karma eğitime karşı çıkılıyor. Kimileri siyasi fikirlerinden dolayı mevcut iktidara karşı çıkmak için karma eğitim meselesini kullanıyor. Kimileri de din karşıtlığını karma eğitim meselesi ile bağdaştırmaya çalışıyor.

Karma eğitim meselesi de batılılaşmak uğruna Cumhuriyet döneminde çıkarılan birçok kanundan birisi. Üzerinden 90 yıl geçmesine rağmen, toplum büyük oranda kabullenmemiş, sahiplenmemiş karma eğitimi. Denildiği gibi eğitimde kız erkek oranını da eşitleyip, tüm kızların okumasını sağlayamamış. Aksine karma eğitimden dolayı birçok kız çocuğunun eğitim öğretimden mahrum kalmasına sebep olmuş. Bu sebeple birçok veli kız çocuğunu okula göndermemiş. Çevremde bu sebeple ilkokula bile gönderilmeyen birçok kız öğrenci var. Demek ki karma eğitim meselesi üzerinden 90 yıl geçmesine rağmen toplumun değerleriyle, kültürel yapısıyla uyuşmamış, toplum tarafından kabul edilmemiştir.

Türk Milli Eğitiminin Genel Amaçlarında ve İlkelerinde toplumun kültürel gereksinimlerine uygunluktan bahsedilmektedir. Ayrıca toplumun isteklerine cevap vermek demokrasinin en önemli şartlarından değil midir? Her fırsatta demokrasiyi dillerinden düşürmeyenler, neden toplumun karma eğitim konusundaki isteklerini görmezden gelmeye çalışıyorlar?

Anlaşılması en zor konu da, karma eğitim isteğe bağlı olmalı dendiği halde olabildiğince şiddetle buna karşı çıkılmasıdır. Eğer karma eğitim tamamen yasaklanacak denilseydi itirazlar haklı olurdu. İsteyen çocuğunu karma eğitim veren okullarda okutsun isteyen de kız-erkek ayrı eğitim veren okullarda okutsun denildiği halde var güçleriyle itiraz ediliyor. Ben senin çocuğunu nasıl bir okula göndermek istediğine müdahale etmiyorum da neden sen benim çocuğumu hangi tür okula göndermek isteğime karşı çıkıyorsun?

                Devlet artık toplum mühendisliğinden elini çekmeli. Her alanda toplumun isteğini, taleplerini, manevi değerlerini dikkate alarak düzenlemelerini buna göre yapmalı.

                19.Milli Eğitim Şurasının çok verimli bir şura olduğunu düşünüyorum. Eğitim kalitesinin artırılmasında etkisi olacak önemli kararlar alındı. Ancak ne yazık ki karma eğitim konusu çıkarılan yaygaralar sonucunda şura gündemine alınmadı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
kim bilir 2 yıl önce

nereden nereye gidiyoruz

Avatar
cüneyt 2 yıl önce

diline sağlık

Avatar
efe 2 yıl önce

peki bir soru: ayrı eğitimde, kız okullarında bayan, erkek okullarında da erkek öğretmenler mi görev alacak ?