Bireylerin; yaşanmışlıkları, eğilimleri ve tutumları gibi yapılar onların yapmak istedikleri etkinliklerin türünü ve zamanı belirleyen koşullardan önemlileridir. Etkinlerin çeşitliliği ya da tercih edilmesi bireyin bilişsel, kültürel ve sosyal yönüyle ilintiliyken bunlardan alınan haz ve zihinsel katkı her bireyde benzer durumlar oluşturmamaktadır.

Yetişkinler için durum böyleyken yolun daha başında olan ve eğitimciler tarafından yönlendirilen öğrenciler için nelerin neden yapılması gerektiğine ilişkin nedensellikleri temellendirmek gerekir.

Yanıt: KİTAP

Kurgu ya da gerçekliğe dayanan film ve kitapların içerikleri paralellikleri içermesi bunların her ikisinin öğrenci bilişine yakın katkılar yapması yanılgısına düşürmemesi gerekir. Tabi aynı şeyin yetişkinler için da geçerli olduğunu belirtmek gerekir. Nedeniyse oluşturdukları boyutluluklar. Film ya da görsel dediğimiz yapı özel tasarlanmış bazıları dışında genelde tek boyutludur. Bu tek boyutluluk, izleyici de de tek boyutlu bir düşünüş alanı oluşturur. Kitap ise başta betimlemeler olmak üzere kurgunun neredeyse tamamı her okuyucu zihninde farklı bir görsel alan oluşturur.

Şöyle ki:

-Bir sinema salonunda aynı filmi izleyen bir oyuncu topluluğunun zihninde oluşan yer, karakter vb birleşenlerin yapısı aynı şekilde canlanır. Bu tek tip bir algılamanın oluşmasına neden olur. 

-Herhangi bir yerdeki bir topluğa aynı kitap verildiğinde okuyucular kitabı okumaya başladığı andan itibaren kurgu ve diğer bileşenler aynı olduğu halde beyinde oluşan karakter, mekan gibi yapılar okuyucu sayısı kadar çeşitlilik kazanır. Bu, çoklu alımlama ve farklılaşmayı sağlar.

Bu iki sonuca baktığımızda kitap okumanın film izlemeye oranla öğrenci bilişine çokluluk, yaratım, çeşitlilik, zenginlik gibi gereklilikleri daha iyi sağladığı yorumu getirilebilir.

Kitap okumunun beraberinde getirdiği zinihsel süreç, okuyucunun sürekli zihinsel etkinlikler yapmaya zorlamaktadır. Bu zorunluluk kuşkusuz beynin özelliğinden kaynaklanan ve olması gereken bir süreçtir. Okuduğu her tümceyle ilintili olarak kurgular üreten beyin bir süre sonra gelişkin bir çözümleme, bütünleme ve üretim özelliği kazanır.

Film ise olanı olduğu gibi verdiği için izleyiciye farklı bir örüntü yapısı oluşturmasına izin vermemekte ve tek çizgide devam eden bir zihinsel sürece sebep olmaktadır.

Okul etkinlikleri planlanırken bu sonuçların göz önünde bulundurulması nitelikli, derinsel, çok katmanlı ve yetkin bilişteki öğrencilerin yetişmesine katkı sağlacaktır.

Kurgusal ya da gerçekliğe dayanması elde edilecek verime engel olmazken zihinsel süreçlerin sıklaşması beyin lobları arasında ortaklaşmayı, çözüm üretmeyi, empati, matematiksel düşünüş ve daha birçok işlevin işlerlik kazanmasını katkı sunacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.