banner374

             Şimdilerde herkesin diline pelesenk oldu şu kıyafet serbestliği …
             Bakanlığımız bir sabah uyanıyor ve bizlere bir yenilik sunuyor. Önce hepimiz şöyle bir afallıyoruz. Daha üzerine iki-üç kelam etmeden birden kanun olup çıkıveriyor. Çıkıyor çıkmasına da herkes şaşkın… Bizim de düşüncemiz bir alınsaydı diyoruz içten içe…
             Sen yıllardır darbelerden muhtıralardan o kadar şikayet edip(haklı olarak) yakınacaksın ve bunu yapanları da halka danışmamakla, halktan uzak olmakla suçlayacaksın, sonra da okullarda kıyafet serbestliği adı altında bir yönetmelik çıkarıp “ben yaptım oldu” diyeceksin.
             Bu yönetmeliğin içeriğine diyecek bir şeyimiz yok, destekliyoruz… Sorun, çıkarılış şeklinde. Hatırlarsanız, önceki milli eğitim bakanımız, Nimet Baş, bu konuda(kıyafet serbestliği) ülke genelinde bir anket yapmış ve neticesi olumsuz olmuş ki bunu hayata geçirmekten vazgeçmiştir.
             İşte dananın kuyruğu burada kopuyor, fark ettiniz mi? Eski dönem zihniyetinin yıllarca argüman olarak kullandığı, “bu halk cahildir bilmez, bidon kafalıdır, göbeğini kaşıyan adamdır bunlar” zihniyetiyle, sayın Ömer DİNÇER’in uygulamaları ne kadar da birbirine benziyor.
             Sayın DİNÇER’in en büyük yanılgısı, yenilikleri öğretmenlerden ve halktan bağımsız yapacağına inanmasıdır. Bu özgüven nereden geliyor bilinmez ama geldiği ilk günden bu yana halktan ve eğitimcilerden kopuk, iletişimden uzak duruşuyla milli eğitime kazandırdıkları kadar kaybettirdikleri var.
            Mesele yine zihniyete geliyor. Sadece öğrenciler özgürleştirilerek demokratikleşmeden bahsedilemez. Kişileri, kurumları kendi içinde başkalaştırarak başarılı olamazsınız. Öğretmenlere istediğiniz kadar kulak tıkamakta serbestsiniz;ancak öğretmensiz başarılı olamayacağınızı da unutmamalısınız.
            Şimdi ekranlarda bağıra bağıra “şubatta atama yok” diyecek ama atanamayan öğretmen arkadaşlarımız her zamanki gibi “böyle diyor ama yine atama olacak” umuduyla yaşayacaklar. Bu gencecik insanları siyasetin rant dünyasından ne zaman kurtaracaklar bilinmez ve MİLLİ EĞİTİM siyasetin bir parçası olmaktan çıkmadıkça bir arpa boyu yol alınamaz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eywallah!! 4 yıl önce

guzel soylemissin!!

Avatar
helal 4 yıl önce

olsun güzel yazı

Avatar
HİÇ BİRŞEYE 4 yıl önce

inandiklari için yaptiklari falan yok bolu beyliği işte güç bizde canimizin istediğini yapariz ,benim anlamadiğimbu zatlar nasil olurda üst üste iktidar olabilirler tarihte görülmemiş , dişardan şekillendirilmiş sahte bir sahne sivil toplum örgütleri ile ,muhalefeti ile üst düzeyleri ile ,göya bağimsiz ama tamamen dişardan şekillendirilm,iş harika rol yapan bir kadro bu millete de helal olsun böyle devam edin sizde böyle mel mel seyrederken bu güzide tiyatroyu aslinda yaşanilan her an birilerinin hazirladiği bir similasyon ortami yazik bu ülkede yaşayan samimi yüzde 20 lik kesime olan onlara olacak.

Avatar
mehmet 4 yıl önce

çok güzel yazı olmuş. yüreğine sağlık.

Avatar
mehmet 4 yıl önce

çok güzel yazı olmuş. yüreğine sağlık.

Avatar
şubatçılar 4 yıl önce

doğru söze ne denir

Avatar
malesef 4 yıl önce

şu anda egitimde çogunlugun istedigi degil az sayıda insanın istedigi oluyo malesef anket sonuçları bunu gösteriyo kendi istediklerini yapıyolar çogunluk ne düşünüyo umursamıyolar eeee üst üste getirirsen az hükümeti başa hiç gitmiyeceklerini sanırlar

Avatar
matematikçi 4 yıl önce

ağzına sağlık hocam.ne güzel de özetlemişsin durumu.meb de onca sorun dururken serbest kıyafetmiş bilmem neymiş teferruatla uğraşılıyor.hep öğrenciye çalışıp öğretmeni ihmal ettiğiniz için öğretmenler öldürülüyor;bıçaklanıyor.yazık hem de çok yazık...