banner374
 Efendim, bu kırık dökük kelimeler haddime değil lakin SANA hitap edebilmem için haddim olmayarak birkaç Kelam-ı Hakikat eylemek derdindeyim. Kusurum olursa n’olur affeyle!
 
SEN Kİ Âlemlere Rahmet olarak gönderildin. Sen ki kainat Senin için yaratıldı. Biz varsak SEN’den dolayı varız.
 
Ey bizim varlığımızın Mebde-i! Ey her şeyden evvel var olan ZAT-I MUHTEŞEM! Ey yaratılmışların en HAYIRLISI! Ey yerin göğün en kutlu MİHMAN’ı! Ey Hakikat-ı Kur’an’ın SAHİBİ! Ey en SEVGİLİ!
 
Bizler kırık kalbimizle SANA layıkıyla iltica edemedik. Emanetlerine sahip çıkamadık. Yolundan düzgün yürüyemedik. Batıl patikalara savrulup durduk. Ne SENİ doğru dürüst anlayabildik ne de anlatabildik. Bunlar bizim zavallılığımız…
 
Ey en bilinmesi gerekli olan ZAT-I ŞAHANE! Ey anlatılması en gerekli olan EN BÜYÜK İNSAN! Ey kainatın EN SEVGİLİSİ!
 
Sen ki en karanlık bir asırda gelerek 23 yıl gibi kısa bir sürede Mükemmel Aklın ve İzan’ın ile kopkoyu cehaleti söküp attın. Mükemmel Retoriğin karşısında en büyük şairler lal kesildi. En güçlü hatipler sükunet dehlizlerinde kaybolup gittiler. En sapkın insanlar muhteşem terbiyen karşısında ahlak abidesi oldular. En hayasız insanlar mükemmel ahlakın karşısında haya zirveleri oldular. En cahil insanlar Sen’den aldıkları harika derslerle dahi oldular. En barbar insanlar Kemal-i Hassasiyetinle sevgi dolu insanlar oldular.
 
O kadar Muhteşemdin ki Efendim, muhteşem kelimesini Sen’den gayrıya kullanmak anlamsızdı. Hiçbir şeyde geride değil herşeyde devamlı en ilerideydin. Asr-ı Saadet’te İslam’ı temsil ve tebliğ kabiliyetinden, devlet yöneticiliğinden, komşularla ilişkilerinden, aile reisliğine kadar ve daha her şeyi Muhteşem Işığından gördük. Çok değil 63 yaşına kadar yaşadın. Ama öyle bir hayat yaşadın ki her şeyinden bir şey almamak mümkün değildi. Nasıl muhteşem olmazsın ki Sen Efendim! Alemler Senin Şerefine yaratılmışken. Tüm peygamberlere İmamsın Efendim! Hazreti Adem bile Senin Nurunla affedildi Efendim!
 
Ey Sevgililer Sevgilisi! Ey en Sevgili! Ey aydınlıkların Senin Işığında köreldiği Muhteşem Aydınlık! Ey sebeb-i Varlığımız! Ey bizi hiç unutmayan Zat-ı Şahane! Rabbi’miz Sen’i Makam-ı Mahmud’a eriştirsin.                                                                   
 
Varlık ağacının en mümtaz Meyvesi! Cenab-ı Hakk’ın Sevgilisi!
 
571’den 632’ye kadar dünya en güzel günlerini sayende yaşadı Efendim! En hüzünlü günü Senin Rabbi Rahim’ine kavuştuğun gün oldu. Hazreti Adem’den Hazreti İsa’ya kadar her peygamber Sen’in muştunla insanlığa seslendi. Alemlerin Efendisi geliyor müjdeleri tüm insanlığın ortak beklentisiydi. Sen doğmadan kâinat, müjdeni haykırıyordu. Muhteşem mucizeler Sen doğmadan müjdeni veriyordu.
 
Ey Dürr-i Yekta! Ey Fahri Kainat! Ey Varlığın Gayesi! Ey Şehitlerin Sultanı! Ey Allah’ın Nebisi!
 
Kendi öz kızını acımadan toprağa gömen barbar insanlar nasıl da karıncayı ezmekten imtina etmeye başladılar. Ya Rasulullah, benim on çocuğum var, bugüne kadar bir tanesini bile öpmedim diyen bir sahabine “Şefkat etmeyene şefkat edilmez” mukabelenle nasıl da sevgiyi öğretiyorsun. Nasıl mükemmel bir hayat yaşadın da dünya Seninle aydınlandı, Nurunla en karanlık çöller aydınlandı da yeşerip cennet bahçeleri oldu, en karanlık gönüller münevver’ül kulub oldu. Hazreti Ömer Efendimiz, Senin hasır üzerinde uyuduğuna şahit olmuştu da Kisralar saraylarda yatarken ya Sen! diye ağlamaya başlamıştı. O’na dedin ki “İstemez misin Ya Ömer, dünya onların ahiret bizim olsun.” Bu ne güzel bir iknaydı, dünyaya önem vermeyişin ne de takdire şayandı. Bu ne alçak gönüllülüktü Ya Rasulullah!
 
Biz Sen’i görmeden sevdik Efendim! Aşk kelimesi Sen’inle anlam kazandı Efendim! Bizim kalbimiz ne kadar yalpalasa da Efendim, Sen’den başka gidecek yeri yok! Ey yüreğimin Fatih’i! Anam babam feda olsun Sana! Canım feda olsun Sana! Sevdiğimiz her şey Sana fedadır Ya Resulullah!
 
Efendim, biz Seni duyamadık! Seni anlatamadık! Sana layık ümmet olamadık! Efendim! Güneş gibi Nurunla gönlümüze doğ! Buz gibi yüreğimizi ısıt! Cahil gönlümüzü aydınlat Efendim! Kapkaranlık ruhumuzu aydınlat Efendim! Bize Sen’i duyur Efendim! Bize Sen’i duyur Efendim! Efendim! (Aleyhissalatu vesselam)
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol