banner374
          
            29 Haziran’da zaman gazetesi manşetini gördüğümde yazmaya karar verdim bu yazıyı. Eğitimci olmanın yanında aileden birinin de bu yıl YGS ve LYS sınavlarına girmesi, beni ayrıca taraf  yapıyor.

       Dershanelerin; paralel yapının can damarları olduğundan, öğrenci, eleman, para, bağış, deri, kurbanlık toplamak; gazete ve dergi abonesi yapmak;  işadamlarına, siyasetçilere ulaşıp prestij kazanmak için bir araç olduğundan; 17 aralık sürecinin de bu can damarlarını kaybetmemek için can havliyle yaptıkları bir saldırı olduğundan bahsetmeyeceğim.Bir eğitimci olarak, ülkemiz eğitiminin kanayan bir yarası olan bu sorunun geldiği noktayı vurgulamaya çalışacağım.

      Gazete, manşetini ‘’bütün dereceleri dershaneli öğrenciler topladı.’’ diye atmıştı. Açıklamasında ise hükümetin dershaneleri kapatma kararına atıfta bulunuyordu. Bu durumun kendilerini haklı çıkardığını düşünüyorlar ki böyle bir manşet atmışlar. Ancak hemen hemen her ailede bu sınavlara hazırlanan en az bir öğrenci olduğu için meseleyi gerçek yönüyle bilenlerin sayısı oldukça fazla.

       Bu algı operasyonu ilk değil. Yıllardır sınav sonrası yapılan haberlerle, eğitimi kurtardıklarını iddia eden dershaneler–ki yıllarca bizleri de inandırdılar- aynı iddiayı yine ortaya attılar. Ancak şu da bir gerçek ki toplum, artık bu iddiaya inanmıyor. Çünkü dershane başarısı diye iddia edilen durumun gerçek olmadığını, aynı dershaneye giden yüzlerce, binlerce öğrenci varken ve bunların birçoğu bir üniversite bile kazanamamışken, 3-5 öğrencinin boy boy fotoğraflarla reklam yapılarak, birinciyi biz çıkardık denilmesine hiç kimse kanmıyor. Ücretsiz deneme sınavlarıyla başarılı öğrencileri tespit edip, çeşitli vaatlerle, okullardan seçerek aldıkları bu öğrencileri özel sınıflarda toplayıp, özel eğitim vererek dershanelerini başarılıymış gibi göstermeye çalıştıklarını herkes biliyor. Devlet okullarının bin bir zorluk ve zahmetlerle yetiştirdiği öğrencileri, son basamakta alıp reklam aracı olarak kullanıyorlar.

     Dershane meselesi kangren olmuş durumda. Okullardan tek eksiği var: O da diploma verememeleri. Diploma da verseler okulun yerini tutmuş olacaklar. Veliler ne göndermek istiyor ne de vazgeçebiliyor. Bir öğrencinin sınavlarda başarılı olabilmesi için okulun yanında dershaneye gitmesi yeterli iken, şimdi dershaneye ek olarak özel ders almayan öğrenci başarılı olamıyor. Önceki gün bir veli ile konuştum:

-Ne yapacaksın, çocuğunu dershaneye gönderecek misin?  diye sordum.

-Ne yapalım mecburen göndereceğiz. Evde durmasından iyidir. Bari gider oradaki denemelere falan katılır. Ayrıca birkaç öğretmenden de özel ders aldırır sorunu hallederiz.’’dedi.

     Bu düşüncede olan velilerin sayısı hayli fazla. Hatta bu düşüncenin iyice yayılmasından dershaneler şekil değiştirmeye başladı. Son zamanlarda butik veya VIP dershanelerin sayısının hızla arttığını siz de gözlemliyorsunuzdur. Ara sınıfların ücreti bile 5000 TL den başlıyor. Veliler de dershane + özel ders ücreti yerine bu VIP dershaneleri tercih etmeye başladılar. Geçenlerde  sohbet esnasında bir öğrenci velisi:

 -Hocam 2 yıldır arabamı sattım çocuklarımın eğitimi için. İki çocuğum var. Sadece bu yıl 10 Bin TL verdim dershaneye.’’ dediğini duyunca ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Veliler yemiyor, içmiyor ama çocukları için, önemli miktarlardaki paraları dershanelere vermek zorunda kalıyor.

      Gazete, haberin devamında ise en başarılı okulların Fen Liseleri olduğunu söylüyordu. Dereceye giren öğrencilerin mezun oldukları okulları incelediğimde ise büyük çoğunluğunun devlet okullarından mezun olduğunu gördüm. Böylece haberin kendi içindeki çelişkileri iyice ortaya çıkmış oldu. Devlet okulları öğrencilere bir şey veremiyor diyorlar ama sonuca baktığımızda ise bu öğrencilerin çoğunluğu devlet okulundan mezun. Dershanelerinin yanında hemen hemen her ilçede özel okulu olan Paralel yapı, niçin bu özel okullardaki başarılarıyla ‘’Özel Okulları’’ ilk sıraya çıkaramıyor.( Türkiye’nin değişik illerinden başarı olarak çok öne çıkan öğrencileri alıp İzmir, İstanbul’daki özel okullara götürüp kaydını yaptırarak, birinci bizim özel okuldan çıktı demek farklı bir olay.)

       Bir de bu yıla özel olarak paralel yapıya ait dershanelerde öğretmenler, 17 Aralık operasyonları başladıktan sonra neredeyse eğitim-öğretimi bıraktılar. Dersleri hükümet ve başbakan aleyhine propaganda yapmak için kullandılar. Veliler ve öğrenciler büyük zarar gördü
 
         Sonuç olarak hükümetin dershaneleri kapatma kararı çok yerinde bir karar. Dönüşümlerin bir an önce tamamlanıp eğitim sistemimizin rayına oturması dileğiyle…

          Saygılarımla
        Hüseyin OKUR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
tebrikler... 2 yıl önce

tebrikler sayın hocam. çok güzel bir yazı olmuş...

Avatar
Kemalist 2 yıl önce

sen hangi yapının adamısın? üzüm üzüme baka baka kararır.

Avatar
siz de 2 yıl önce

hırsızsınız benim yorumumda kürüf yok hakaret yok neden yaımlamadınız. tuh kalıbınıza sülükler

Avatar
hassan 2 yıl önce

ne oldu dersaneciliğe soyundunuz halk eğitm merkezi kurslarını arttırdınız yandaş hclarınız bu kurslara yazn bile devam ediyo öğrenciye ücretsiz edebiyatı malı götür hani çocukların takviye ihtiyacı yoktu tabi saldırcanız yoksa sizn açtığınız kurslara derneklere yurtlara öğrencimi gelir

Avatar
değersiz bir yorum yapmışsınız hüseyin bey 2 yıl önce

ben pareleci değilim aam beş kuruş etmez bir yorum yapmışsın.baştan aşağı hiçbir söylediğin doğru değil.sıfır veriyorum sana.dershanelerin kimseye zararı yoktur.aksine ülkeye senede 400 trilyon vergi ödüyorlar.ayrıca kimseye zorla gel seni dershaneye kaydedelim demiyorlar ya istemeyen çocuğunu göndermesin.iyi valla yarın başka bir iktidarda ben fırınları kapatıyorum herkes devletten ekmek almak zorunda derse bu yapıalnlardan ne farkı olacak.

Avatar
ders 2 yıl önce

dersane karşıtlı paralellerinden olanlardanmısın gerçek işte derecelerin sahipleri belli niye sulandırıyon ki........... dersini alıp yoluna devam etsen daha iyi olmaz mı

Avatar
İYİ BİR TESPİT 2 yıl önce

kesinlikle sonuna kadar katiliyorum ve de destekliyorum...