banner406

En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyip sonrasında nedenleri yazmaya başlayayım: Etkinlik kitapları kaldırılmalıdır.

Temel neden: Öğretmene yaratıcı, neden sonuç bağlayıcı, öğrenciyi etkin kılacak, anlatılanları kalıcılaştırıp tüm konuyu öğrencinin kendisinin temellendireceği ve problem çözme becerisinin üst düzeyde olduğu sınıf ortamı sağlaması için bu şarttır.

Kendini öğretmen olmaya adamış, büyük emekler sonucu bu amacına ulaşmış, kendini sürekli yenileyen, dünyada olup bitenleri takip eden, irdeleyen ve bunları sınıf içindeki derslerle ilintili hale getirerek öğrencilerin bütüncül gelişmesini sağlamak isteyen, çağdaş eğitim ilke, yöntem ve materyallerini kullanmaya çalışan öğretmenlerin nitelikli sınıf ikliminin önündeki engellerden biri öğrenci etkinlik kitapları olabilir.

Daha eylül ayında haziranın son haftası öğretmenin neler yapması gerektiğinin noktası noktasına belirlendiği bu kitaplar, öğretmenin ve öğrencinin eğitimin esnekliğini bir kenara bırakmasına neden olduğu durumlar yaratmaktadır. Etkinliklerin fazla olması, aynı örneklerin tekrar etmesi öğrencinin ve öğretmenin süreç içinde doğabilecek eğitsel fırsatları baltalayabilir.

Öğretmenin kazanımını kazandırmak için hazırlık yapması şart zira sadece düz anlatım ve genel olarak sözel ifadelerle oluşturulmuş etkinlik kitapları birbirinden farklı ilgi ve yeteneklerin sahip öğrencilerin olduğu heterojen sınıf ortamına uygun değildir. Görsel, sesli, yazısal ve dokunuşsal uyaranların olması gerekmektedir.

Görselliğin artık her yere sızdığı günümüzde ders sürelerin çoğunu etkinlik kitaplarıyla geçirtmeye dönük bir yaklaşım eğitim verimini düşürür.

Etkinlik kitaplarının kaldırılması öğretmene çokça esnek bir yaratım olanağı verecektir. Öğretmen 40 dakikasını, kazanımı kazandırtmaya dönük ancak bunu çok sağlayamayan etkinlik kitabını okul sonuna kadar yetiştirmek telaşından kurtulup sınıfa bilinçli, bilimsel, verim getirtebilecek ve tüm sınıfın ilgisini ve düşünebilme yeteneğini harekete geçirtecek etkinlikleri yapma imkanı getirecektir.

Öğrenciler, 9 ay boyunca aynı formatta bir ders içeriğinden hemen hemen her dersin farklı bir üslupla işlendiği, kendisinin aktif olduğu, eğitsel süreçleri öğretmenle beraber ilerlettiği, dersin kazanımlarına kendi eylemleri ve düşünüşleri sonucu ulaştığı bir sınıf ortamı sınıf yönetimi açısında problemsiz, üretim açısından verimli, sosyal ilişkiler bağlamında başarılı bir yapıya evrilecektir.

Öğretmenin 4 yıl boyunca süren meslek edinme edimi kendisine ideal sınıf yapısı oluşturma becerisi vermelidir. Bu becerinin içinde hedef davranışın çerçevesini oturtmak için okul dışındaki zamanlarında yoğun bir uğraş harcamasını gerektirir.

Örneğin Sosyal Bilgiler dersini ele alalım. Öğretmen, sömürgecilik konusunu anlatacaktır. Bunun için sömürgeciliğin ismini söylemeden sınıfta eylemin sonunda öğrencinin bu kavramın tanımını kendiğinden yaptırabilecek bir kurgusal bir örnek olay hazırlamalıdır. Bu örnek olay, derste öğrenciyle karşılıklı bir iletişim halinde rahat ve dingince yapılmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda, öğretmen önceden hazırladığı animasyon ya da belgesel bölümlerini tahtaya yansıtmalıdır (bu yansıtma mobil bir projeksiyon ile rahatlıkla yapılabilir.). Yer yer farklı bir derslerden ya da gerçek olayların arasındaki neden sonuç ilişkisi kurarak olaylar arasındaki ilişkiden öğrenciyi haberdar etmelidir. Tüm bu süreç boyunca sömürgecilik kavramını kullanmamalıdır. Bu paragraftaki durumlar sağlandıktan sonra öğrenci derste ne öğrendiğinin temellendirmesine yakın olur ve kavram o zaman verilir. Sonrasında konunun ezber yanları soru-yanıt şeklinde devam eder.

Örneğin: Almanya sanayileşmektedir. İsveç ise değil. Bu durumda hangi ülke sömürgeci olmaya çalışır? Peki sömürgeci olmak ne demektir, sömürgeci olan ne yapar? Sömürülen ülke neden sömürülür? Sömürülen ülke neden sömürülmeye uygundur? … Şeklinde devam eden ve her soru ile işin başka bir boyuta girdiği derinsel bir ders içeriği herkesi mutlu eder.

Şimdi Türkçe dersi için bir uygulama örneğine değinelim. Öğretmen derste anlatıcı türlerini anlatacaktır. Önceden yazınsal taralamalar sonucunda bulduğu “ben” ve “o”  anlatı türlerinde yazılmış metinleri Türkçenin vurgusuna göre berrak bir şekilde okur ve öğrencileri bu iki metin hangi yönlerden farklı olabilir gibi çok çeşitli yanıtlar verdirecek bir soru sormalıdır. Bu soruya verilen hiçbir yanıt “yanlış” denilerek reddedilmemelidir. Aksine verilen tüm yanıtların konunun hatta diğer konuların bile bile temellendirilmesine katkı sunacağı göz önünde bulundurularak öğretmence değerlendirilmesi ve dönüt sağlanmalı. Şayet istenilen yanıt alınamazsa metinler yeniden okunmalıdır ve bir süre sonra hedeflenen yanıta öğrenciler ulaşır. Bu ulaşım öğrencilere beraberinde metinlere ilişkin çok boyutlu bakış açısı sağlamış olacaktır. Öğrenciler doğru yanıta ulaştıktan sonra öğretmen saorularu derinleştirmeli ve “ben ve o” adlandırması dışında hangi adlar verilebilir, hangi metin türü hangi anlatıcı ile yazılır gibi çok katmanlı sorular da sormalıdır. Bu süreçte öğretmen genelde doğru zamanda doğru sorular soran bir konumda olmalı ve yanıtları daha da nitelikli ve devam ettirici yapmak için yine sorular sormalıdır. Teorik kısım bittiğinde, öğretmen öğrencilerle beraber uygulamalı bir yöntemle anlatıcı türlerinin kullanımını sağlayacak kurgusal ya da gerçek metinler yazmalıdır. Sonrasında yazılanları öğrencilerle değerlendirmeli, ekleme ve çıkarmalar yapmalıdır.

Sosyal ve Türkçe örneğinde seçilen yöntem tüm derslerin bağlamına göre değişir ancak temel hareket noktası öğrenci merkezli ve öğretmenin alana, mesleki yeterliliğe, sınıf yönetimine ve yordama yeteneğine sahip olması gerektirir.

Özetlersek:

Etkinlik kitaplarının uzun ve benzeşik içerikler sunması öğretmene ve öğrenciye ders içeriğini ana göre değerlendirmesine kısmen engel olmaktadır. Öğretmenin esnek davranma ve becerilerini sınıfta sunma yönünü engelleyen bu kitaplar ya başka bir formata konulmalı ya da kaldırılarak öğretmene hareket alanı öğrenciyeyse farklı eğitsel yaşantılar için düşünme zamanı vermesi sağlanmalıdır.

Bu değişikliğin bir diğer tarafı da öğretmenin kendini daha da donanımlı hale getirmesini sağlayacaktır.

Biz öğretmenler buna hazır mıyız?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.