banner396

Başlığı açayım: Eğitim kökenli ve eğitimden nokta vuruşu anlayan Eğitim Bakanımız Selçuk'un göreve başladıktan sonra bakanlıkta yapısal ve içeriksel değişimlerin olacağına dair beklentiler oluştu. Bakanlık, merkezi yerlerde konferanslar, sempozyumlar ve genele açık toplantılar yapıp eğitime dair görüşleri toplamaktadır.

Benim eliştirim buna. Nedeni şu: MEB'İn görüş aldığı kişilerin eğitime dair özgün fikirlerinin olduğunu düşünmüyorum. Onların iş dünyasında, sanatta, siyasette, mimaride iyi bir noktada olmaları onların eğitime dair nitelikli görüşlerinin olduğunu sanmıyorum.

Zira bu ülkede eşini döven boşanma kimi avukat, emniyet kemeri takmayan kimi trafik polisi, izin gününde yere çöp atan kimi temizlik görevlisi, okuma kültürü olmayan kimi okuma dersi hocaları iş gereği ile yaşam gereği kopukluklar olan  her meslek dalına ait bireyler var. 

Özetle eğitim evet sadece eğitimcilerle konuşulup değerlendirilip uygulamaya konulmayacak kadar geniş ve hassastır ama herkesten fikir alınmayacak kadar da kırılgandır.

MEB bünyesinde bulunan bir milyon öğretmenden gönüllü olanlarla birebir görüşmelidir. Birebir. On bin kişi ise on bin kişi ile de görüşmelidir.

Sendikası, görev yılı, çalıştığı bölge fark etmeksizin fikir alınmalıdır.

Bunun en önemli nedeni uygulama alanının okul olması ve okulun can alıcı olmasıdır.

Orada çalışan, öğrenci ve meslektaşlarıyla iletişimde olan, sorunlara maruz kalan birey, eğitimin eyleme döküldüğü yerden dönüt verir. 

Bu kitlenin dışında kalan kişilerin birinci amacının okulun ve eğitimin bamtelinden haberdar olduklarını sanmıyorum.

Kurdukları, kuracakları cümleler genelde yuvarlak ve -malı/meli olacaktır.

Uygulamaya dair bir fikir vermeyen ve öğretmene fikirsel ve yöntemsel bir verim sağlayacak görüşler değildir.

Bu gün bu ülkdede dini, mezhebi, etnik kökeni, branşı, fikri, zikri farklı olan hemen herkes bir şekilde eğitimden az ya da çok; halı ya da haksız olarak memnun değildir.

Ve diğer yönde de herkes eğitimin yaratıcı, eleştirel, nitelikli, üretken ve bazı yönleriyle evrensel olması gerektiğini söyler.

Peki bunun uygulaması nasıl olacak?

MEB'in yaptığı ve kamu oyuna açık bazı etkinliklerine katılan ve hali hazırda bu ülkede yazar çizer olarak bilinenlerin hiçbirinin:

"Bakanım,

- Testleri kaldırın,

- Açık uçlu sistemler getirin,

- Okul ve merkezi sınavları kaldırın,

- Sınflarda U düzeni oturma düzeni yapın,

- Öğretmenleri atama yönetmeliğini değiştirin,

- Okul kütüphaneleri yok, olanlarında kitapları okuma kültürü edindirmez. Bunları düzeltin."

gibi sözler işitmedim. Bakanımız karizmatik, aydın ve sevgi dolu, demekteler.

Bunlara itirazımız yok. Ama Sayın Katılımcı, bu dediklerinizin eğitimin biricik yeri olan sınıfa yansıması ne olacak, eğitim neden kötü, nasıl tam olarak düzelirin yanıtı yok.

Çareyi yanlış adreste sormak kayıplarımızı daha çok arttırır ve bu kayıpları cari açık ya da sanayi üretim kapasitesi değil insan kitlesi olacak. İnsan yoksa değil Endüstri 4.0, 2.0'da kalmaya ve dışa bağımlı olmaya devam ederiz.

Makinayı dışardan alırız da insanı da alacak değiliz ya!

Medeniyetin bereketli davrandığı Anadolu, Trakya ve Mezopotamya'da kurulan bu ülkenin her geçen gün sanat, spor, kültür, edebiyat, mimari açıdan gerilediğinin başka açıklaması var mı sayın katılımcılar?

Toplantı yapılan salonların parlaklığı, halıların kalitesi, katılımcıların şıklığının sınıfa yansımaması havanda su dökmedir.

Çok kaybettik ve kaybedeceğiz.

Ben, bir öğretmen olarak kursların, testlerin, ödevlerin, ezberlerin, öğrenci çalışma kitaplarının neden hala kaldırılmadığını anlayabilmiş değilim. Bunların şimdi kaldırılması çok değil pazartesiden itibaren öğrencide muazzam bir esneme ve dinlenme MEB'in gider kaleminde de milyon TL'lik bir tasarruf sağlayacak.

Ben hala MEB'in dünyanın en iyi çocuk kitaplarını okullara göndermediğine şaşırıyorum.

Ben hala MEB'İn merkezi sınavlarda neden açık uçlu çözümlemeli sorular sormadığına şaşırıyorum.

Ben hala MEB'İn öğretmenleri ve yöneticileri nitelikli eğitimin sağlanması için neden sıkı denetlemediğine şaşırıyorum.

Ben hala çoğunuluğun neden eğitimdeki bazı çarpıklıklara şaşırmadığına şaşırıyorum.

Şaşırmadığımız sürece sıradanız kalırız ve sıradan oluruz.

Sonuçtan değil girişten başlamaldır.

İlk noktadan. 

Sonuçtan bakmak geniş bakmak değildir.

Geniş bakmak için çok katmanlı ve geniş oylumlu olunmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.