banner374
10 Haziran 2014 Salı 09:45
13 Haziran Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Dava Kampanyası
 6528 sayılı kanunla, 4 yılını aynı görevde geçiren tüm eğitim yöneticileri görevlerinden alınacaktır. İlgili kanun iptal talebiyle Anayasa Mahkememize taşınmış, kamuoyu tarafından yüksek mahkememizin kararı beklenmektedir. İlgili kanun iptal edilmezse 40.000 eğitim yöneticimiz mağdur edilecektir. Bu sayı aileleriyle birlikte 200.000 kişiyi bulmaktadır. Bu yazımız tamamen hukuksal öğretiler ve mahkemelerimizin içtihatlarına göre kaleme alınmıştır.
 
Mağduriyet yaşayacak insanlarımız, kanunun 13 Haziran tarihinden sonra iptal edilmesi durumunda; görevlerinden alınacaklarını ve Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürüyemeyeceğinden hukuksuzluğu tescillenen bir kanunla görevden alınmanın hak ve hukuk kavramlarını zedeleyeceğini belirterek çaresizce 13 Haziran tarihine kadar iptal kararının verilmesini beklemektedirler. Fakat bu konuda 13 Haziran tarihinin önemli olmadığını sadece iptal kararının verilmesi gerekliliğini bir kez daha vurgulayarak mağdur eğitimcilerimize yol gösterelim…
 
            13 Haziran tarihinde ilgili kanun hala iptal edilmemişse mağdur olacak eğitimcilerimiz Anayasaya Aykırılık iddiasıyla İdare Mahkemelerine iptal davası açmalıdırlar(13 Haziran günü). Bilindiği gibi idare mahkemelerinin iptal kararları tamamen geri yürümektedir.
 
Bununla ilgili Anayasamızda:
 
“Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
MADDE 152- Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.”
 
hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden; İdare Mahkemelerinin, itiraz yolu ile yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararına uymak zorunda oldukları görülmektedir. Bu durum 152. maddenin amir hükmüdür. İptal kararı geriye yürümeyecekse dava mahkemelerinin aykırılık itirazlarını Anayasa Mahkemesine iletmelerinin bir anlamı olmayacaktır. İtirazın bir anlam ifade edebilmesi için en azından durdurulan dava açısından iptal kararının geriye yürümesi gerekmektedir(Prof Dr. Hasan Tunç-1992).
 
Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen bir yasanın geleceğe yönelik tüm etkilerinin kaldırılması ve iptal kararına uyulması tüm devlet kuruluşlarınca kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu durum öğreti ve içtihatlarda da yaşam bulmuştur.
 
Anayasamızın 152. maddesine göre, Anayasaya Aykırılık iddiasıyla itiraz başvurusu yapıldıktan sonra Anayasa Mahkememiz ilgili kanuni düzenlemeyi iptal ederse iptal hükmünün geriye yürüyeceği açıktır. Bununla ilgili Anayasa Mahkememizce verilen birçok karar bulunmaktadır. Biz bir örneğini verelim:
 
AYM E. 1989/11 K. 1989/48 kararında “ Anayasaya aykırılığı saptanan yasa hükümlerine göre elde edilen haklar, ilerisi için kazanılmış hak oluşturmaz ve uygulanma niteliğini yitirir.” diyerek Anayasamıza aykırı bulunarak iptal edilen yasa hükümlerinin kazanılmış hak oluşturmayacağını, iptal kararının geriye doğru etkili(ex-tunc) olduğunu vurgulamıştır.
 
Kısaca açıklamaya çalıştığımız hukuksal anlatımımızdan sonra önerimiz; kanun 13 Haziran tarihine kadar iptal edilmemiş ise bu tarihte mağdur olacak eğitimcilerimiz İdare Mahkemelerine Anayasaya Aykırılık iddiasıyla dava açmalı görevden alınma işlemlerinin iptalini talep etmelidirler(tek dilekçeyle birden çok eğitimcimiz dava açabilecektir). Daha sonra Anayasa Mahkememizin iptal kararını(iptal edileceğini düşünmekteyiz, ilgili kanun iptal edilmezse yapılacak bir şey bulunmamaktadır) ilgili mahkemeye ek bir dilekçeyle Anayasa Mahkememizin iptal kararını sunarak görevden alınma işleminin hukuksuzluğunun ispatlandığını ve görevden alınma işleminin iptalini talep etmelidirler. İdare Mahkemeleri bu karara uyarak görevden alınma işlemini iptal edecektir.
 
Son olarak; 13 Haziran tarihinden dolayı çalışma azim ve şevkinizin kırılmamasını fakat bu tarihte mutlaka dava açmanızı öneririz. Unutmayın ülkemizin aydınlık geleceği sizlerin omuzlarında yükselecektir…
 
 
Manas Kağan
Kamuajans
banner182
Son Güncelleme: 10.06.2014 09:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ahmet 3 yıl önce

açın açın dava açın, manascım sen ne kadar dava meraklısısın.
kanunla düzenlenen bir işlemi nasıl idare mah taşıyacaksın

Avatar
yönetici 3 yıl önce

çok güzel bi̇r yazi,yol gösteri̇ci̇ ancak eksi̇k.çünkü örnek bi̇r di̇lekçede hazirlanmaliydi di̇ye düşünüyorum.(i̇dare mahkemesi̇ne başvuru i̇çi̇n)

Avatar
ahmet eren 3 yıl önce

aynı kanun sağlık bakanlığında çıktı. pislikten girilmeyen hastanelerin başına performansını sorguladığınız başhekimler gelince hastanelerdeki kalite arttı. çalışmayan başhekimlerinde istifa dilekçeleri hazır zaten. aynı sistem neden mebde olmasın.

Avatar
öğrenci velisi 3 yıl önce

meb bu konuda geç bile kaldı bazı yöneticiler çiftlik etmişler yazık günahtır. bu para bizim cebimizden çıkıyor. bunlara öğretmenlikte vermeyin emekli olsunlar pislikler

Avatar
ESKİ BİR İDARECİ @öğrenci velisi 3 yıl önce

i̇nsanda bi̇raz utanma arlanma olur sen ki̇mlere pi̇sli̇k di̇ye hi̇tap edi̇yosun sayin veli̇ mutlaka bi̇ gocunduğun yaran var ayiptir bi̇nlerce yilladrini i̇dareci̇li̇ğe vermi̇ş bu ki̇şi̇lere terbi̇yesi̇zce hi̇tap etti̇ği̇ni̇z i̇çi̇n si̇zi̇ ve si̇z gi̇bi̇ düşünenleri kiniyorum