banner374
12 Mart 2013 Salı 10:25
350 Bin Öğretmen Ne Olacak?
 Birazcık sosyal medyayı karıştırırsanız görürsünüz. Özellikle atanamayan öğretmenleri hepimiz biliriz. Mesleğin tüm kesimleri yakından ilgilendiriyor olması, her yıl düzenli atamaların olması, eğitim sektöründe organize ve güçlü sendikaların varlığı ve eylemlilik sürecinde aktif olmaları nedeniyle en çok bilinen grup. Kamuoyunda daha az bilinseler de 350 bin İİBF mezunu da uzun süredir sesleri duyurmaya çalışıyor. Atama bekliyorlar her iki grupta.


Tabi böyle iki grup deyince sayıları az geliyor. Ama hiçte öyle değil. Tam 700 Bin. Bu ülkenin zeki, genç, seçilmiş ve eğitilmiş 700 Bin insanı. 700 bin, sadece iki tür fakülteden mezun genç atama bekliyor. En verimli çağlarında işsiz. Tam dört yıl boyunca bir alanda eğitim görmüş ve kendilerini eğitim aldığı alanda bir iş yapmak üzere hazırlamış. Yıllardır iş bekliyorlar. Evlerine ekmek götürmek istiyorlar. Bilgilerini, becerilerini, güçlerini ülkelerinin hizmetine sunmak istiyorlar. Evlenmek, yuva kurmak, iyi bir anne-baba olmak istiyorlar.Ama olmuyor


Eğitimin ekonomik işlevi işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikte insan yetiştirmektir. Eğitim planmasının da en temel görevi budur. Peki bu insangücü planlamasını kimler planlamış, nasıl planlamış ve neden böyle olmuş? 700 bin fazla vermek planlama hatası değilse nedir?


Ülke olarak planlı döneme 1960 yıllarda başladık. Bu planları yapan kurumu da “anayasal kurum” haline getirdik. Hatta ilk kalkınma planımız da öğretmen eksikliği vurguladık. Bu eksikliğin giderilmesi için bugün çokta tasvip edilmeyen öğretmen yetiştirme modellerini dahi düşündük. 50 yılda geldiğimiz nokta 350 bin öğretmen fazlası. Planlayarak geldiğimiz nokta. Trajikomik bir tablo.

Başta sağlık olmak üzere bilişim, teknoloji, ar-ge, enerji, medya, mühendislik gibi birçok sektörde yeteri kadar nitelikli personel bulunamazken, yabancı doktorları konuşurken, bu iki alanda bu kadar insan yetiştirmeyi nasıl ve neyle izah edeceğiz?


Bu durumun mağduru ve zarar göreni sadece bu gençler değildir. Bu sorunun ülkemize de büyük zararları vardır. En verimli çağlarında 700 bin gençten yararlanılamamaktadır. Birçok sektörde yetişmiş eleman bulunamamasının o sektörlere ve dolayısıyla ülkeye zararı vardır.


Bu mesele sadece bu kişilerin atanamaması meselesi değil. Bu sorun bir bütün olarak ülkeye etki etmektedir. Olayın çok boyutlu olduğunu, sosyal, ekonomik, siyasi, birçok yönünün olduğunu görmek gerekiyor. Bu soruna bu gözle bakmak, sorunu ciddiyetle ve samimiyetle yeniden ele almak gerekiyor.


Tabi ki bu sorun bugünün değil yılların birikimi. Yıllarca yürütülen popülist politikalar, ideolojik kavgalar, siyasi hesaplar, şahsi çıkarlar bu sorunun kaynakları. Artık buna, bu drama, bir dur demek gerekiyor.


Türkiye'de ekmekten daha çok, sudan daha fazla, israf edilen şey, insandır. Bu ülkenin, bu devletin başlatması gereken asıl kampanyada, en büyük projede “gençler israf edilmesin”dir. Bu “gençler israf edilmesin”.

İİBF'liler atanamayan öğretmenler israf edilmesin.

banner182
Son Güncelleme: 12.03.2013 10:25
Anahtar Kelimeler:
bin öğretmen olacak
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol