banner374
07 Haziran 2012 Perşembe 00:21
4+4+4 DELİNİYOR MU?


Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim okullarının ilkokul ve ortaokula dönüştürülmesinde sorumluluğu il ve ilçe yönetimlerine bıraktı. İl ve ilçelerden velilerin tepki haberleri gelince bu tepkilerin daha da artmasından endişe eden bakanlık önce kademeli geçişi ilk kademeye de yaydı, daha sonra da okulların ayrılmasını esneterek ortaokulların ilkokullarla ve liselerle birlikte açılmasının yaygınlaşmasına yol açtı.

4+4+4 kanununun çıkışındaki ana temalardan biri ve belki de en çok üzerinde durulan husus farklı yaş gruplarının aynı binada eğitim öğretim görmesindeki sakıncaydı. 6287 Sayılı kanunun 8. Maddesi şu şekildedir: “İlköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar hâlinde kurulması esastır. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte de kurulabilir.”  Buradaki ‘esastır’ kelimesi hukuk dilinde kesinlik ifade eder. Kanun maddesindeki ‘imkan ve şartlar’dan kasıt ise ‘zorunluluk'tur. Örneğin bir köyde tek bir ilköğretim okulu vardır ve burada ilkokul ve ortaokul oluşturmak imkansızdır.


Bakanlık gelen tepkilere rağmen sağlam durmalıydı. 12 yıllık kesintili eğitim çok önemli bir dönüşümdür. Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren böyle bir dönüşümün birtakım sancıları beraberinde getireceği öngörülmeliydi. Yıllardan beri okul binaları kesintisiz eğitime uygun inşa edildi. Okulların ayrışmasıyla bazı mahallelerde ikamet eden ailelerin çocukları
servise binmek ya da bir miktar yürümek zorunda kalacaklardı. Eğer pedagojik olarak yaş gruplarının aynı mekânda eğitim görmesi sakıncalıysa –ki sakıncalıdır- bu uygulama tavizsiz bir şekilde hayata geçirilmeliydi.

Kanundaki ‘imkan ve şartlar’ muğlak ifadesi genelgeyle açıklığa kavuşturulur mu beklentisi 2012/20 nolu genelgeyle boşa çıktı. Orada da ‘fiziki şartların uygun olması durumunda’, ‘öncelik verilmek’, ‘imkanlar dahilinde düzenlemek’ gibi soyut ve farklı değerlendirmelere kapı açabilecek ifadelerle dolu bir genelgeyle karşılaştık.


Nihayet genelgenin açıklaması mahiyetindeki 05.06.2012 tarih ve 8960 sayılı genelge açıklaması illere gönderildi. Uygulama netleşti mi sanıyorsunuz? Tam aksine daha da karmaşıklaştı. E-konferansta Sayın Funda Kocabıyık tüm sınıfların bulundukları kurumlarda eğitime devam edeceğini ve geçişlerin kademeli olacağını söylemişti. Gelen açıklamada ise : ‘mesafe fazla değilse’, ‘velilerin yoğun itirazı yoksa’ gibi ifadelerle karşılaştık.
Mesafenin fazla olması ne demektir? Kime göre fazla? İstanbul’un 2 km’si ile İspir’in 2 km’si aynı mesafe midir? Velilerin yoğun itirazını nasıl anlamak lazım? Mesela müdürlük önünde kaç kişiyle gösteri yaparlarsa yeteri kadar itiraz etmiş sayılacaklar?

Bu işler böyle ‘idare edilerek’ yürüyecek işler değildir. Titizlikle ve kararlılıkla üzerine gidilmesi gereken hususları inisiyatife bırakırsanız uygulama bir yerde patlar. 


Mesela genelgede: “Kendisine 2 km mesafede ilköğretim kurumu bulunan ilköğretim kurumları kesinlikle ilkokul ya da ortaokul olarak bölünecektir.” veya  “İl ve ilçe merkezlerinde bulunan ilköğretim okulları kesinlikle ilkokul ya da ortaokul olarak ayrıştırılacak.” gibi kesin net ve kararlı bir duruş gösterilseydi il ve ilçe yöneticilerinin elleri güçlenmiş olacaktı.


Şu anda yapılan mı ne? İl ve ilçe yöneticileri ‘velileri üzmeme’ derdinde! 



banner182
Son Güncelleme: 07.06.2012 00:21
Anahtar Kelimeler:
deliniyor mu
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
EDA HOCA 4 yıl önce

tüm arkadaşlar atamayap.com da siramizi görelim

Avatar
sınıf öğretmeni 4 yıl önce

ah söylediklerine kendisi inanıyor mu ki bunun ? çocuklar gülüyor bunun laflarına çıktı bakan oldu ne memleket be!!!