banner374
22 Kasım 2013 Cuma 18:18
81 ilden gelen öğretmenler TBMM'de
 TBMM Başkanı Cemil Çiçek, tartışmayı en kötü yapanların siyasetçiler olduğunu belirterek. "Maalesef topluma iyi örnekler oluşturamıyoruz. Burada ciddi eğitim eksikliğimiz var" dedi.

81 ilden gelen  öğretmenler , Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile birlikte TBMM Başkanı Çiçek'i  ziyaret  etti.

Her yıl genelde iki gün kutlanan  öğretmenler  gününün bu yıl 4 gün kutlandığını belirten Avcı,  sadece  Milli Eğitim Bakanlığı değil bütün devlet ve hükümet erkanının ve kuruluşların bu kutlamalara katkıda bulunduklarını kaydetti.

Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı, Haberleşme  Denizcilik  ve Ulaştırma Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TRT ile ayrıca yapılan protokoller çerçevesinde  öğretmenler  gününün kutlandığını ifade eden Avcı,  Dolmabahçe Sarayı'nın Pazar günü ücretsiz olarak  öğretmenlerin   ziyaretine  açılmasından dolayı Çiçek'e teşekkür etti.

Bütün  öğretmen  ve eşlerine, pazar günü bütün müze ve ören yerlerinin ücretsiz olacağını, devlet tiyatrolarının ücretsiz olacağını ifade eden Avcı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da bugün hutbelerde  öğretmenlik  mesleğinin kutsiyetiyle ilgili halkı aydınlatıcı hutbe okunmasını sağladığını dile getirdi.

Bu hafta oynanacak futbol maçlarına,  öğretmenler  gününün önemini vurgulayan pankartlarla çıkılacağını belirten Avcı, televizyon kanallarında da  özel   yayınların  yapılacağını söyledi.

En gelişmiş ülkeler de dahil en çok önem  verilen  ve zaman zaman da en çok sorun yaşanan alanın eğitim olduğunu ifade eden Çiçek, "İnsanlar yaşadıkça, toplumlar var oldukça, eğitimin önemi her zaman  birinci sıradadır, bu böyle olmaya da devam edecektir" dedi. Çiçek, şunları söyledi:

"Gerek şimdi gerek bundan sonra ülkeler arası sıralamada bizim yerimizi belirleyecek eğitim ve onun kalitesidir. Bu alanda ne kadar çok çaba sarf edersek, sorunlarımızı geride bırakarak geleceğe ne kadar çok emin adımlarla yürüyebilirsek, bugün bulunduğumuzdan çok daha ileri bir noktada olacağız.

Ülkelerin yerini, sıralamasını belirleyecek olan, yeraltı yerüstü zenginliği değil o ülkenin eğitilmiş insan gücüdür.

Bu alanda çok çabalar sarf edildi. Bunda en önemli pay şüphesiz  öğretmenlerimizindir  ama her hükümette eğitim konularına önem  vermeye   çalıştı . Birçok konu geride kaldı ama her çağın her döneminde yeni sorunlar var. Kendimizi yenilememiz, yenileştirmemiz ve karşılaştığımız sorunları, eğitimin sağlayacağı imkanlarla çözmemiz lazım.

Biz, her konuyu kanunla çözmek gibi işin kolaycılığına kaçan, kestirme yol arayan bir toplumuz. Doğrusu isterseniz dünyada da en çok kanun çıkaran ülkelerden biriyiz. Kanun fabrikası gibi gece  sabahlara  kadar çalışıyoruz  ama kanun çıkarmış olmakla o sorunu tümüyle çözüyor muyuz? Eğer kanun çıkararak bir toplumun sorunu çözülse, dünyada sorunlu toplum kalmaz. Kanunu çıkarıyoruz ama çözümünde yeterince mesafe alamıyoruz. İş  neredendir  diye baktığımızda, eğitim noktasında bir eksikliğimiz var. Eğitimden kasıt,  sadece okul  eğitimi değil. Bütün vebali size yıkmaz haksızlık olur. Eğitim bir bütünlük işidir.  Aile  reisinden medyaya varıncaya kadar herkes sorumludur. Eğer insanımızı doğduğu andan itibaren iyi eğitebilsek, iyi örnekler ortaya koysak, bu kadar çok kanun çıkarmaya gerek kalmaz. Çünkü o kanun yine eğitilmiş insanlar  eliyle  hayat bulacak ve o sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Biz toplum olarak eğitim konusundaki eksikliğimizi bir ölçüde burada yaşıyoruz."

Öğrendiği bilgiyi, iyi,  güzel , insani, ahlaki değerleri, bilim adına neleri biliyorsa, bunları  öğretmenlerden öğrendiğini ifade eden Çiçek, "Hepinize müteşekkiriz,  öğretmenlerimizin   ellerinden  öpüyoruz" diye konuştu.

Çiçek, insanın anne babasıyla beraber şükran duyacağı,  elini  öpeceği yegane varlığın  öğretmenler  olduğunu kaydetti.

-"İnsanlarımızı da imkanlarımızı da kaybetmezdik"

Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz en çok kanun çıkarmanın yanında en çok dalaşan ve kavga eden de bir toplumuz. İşin bu  kısmına baktığınızda da ciddi bir tartışma eğitiminin eksikliğini görüyoruz. Biz tartışmayı bilmiyoruz. Bağırıyoruz, çağırıyoruz, yumruk sıkıyoruz, suratımızı asıyoruz, elli sene aynı konuyu tartışıyoruz ama bir  sonuca bağlayamıyoruz. Tartışmayı en kötü yapan siyasetçilerdir, bizleriz, maalesef topluma iyi örnekler oluşturamıyoruz. Burada ciddi eğitim eksikliğimiz var. Geçmişte bir kısmımız sağ bir kısmımız sol yumruğunu sıkarak tartıştı, bu da yetmedi silahlar, tüfekler, bombalar...  Sonuçta  Türkiye hiç bir şey kazanmadı. Halbuki yumruk sıkacağımıza birbirimizin elini sıkma erdemini ve böylesine tartışma adabını, edebini öğrenebilseydik, insanlarımızı da imkanlarımızı da kaybetmezdik.

Demokrasi, sadece hukuki düzenlemelerden ibaret değil. İşin bir ahlak eğitimi ve kültür boyutu var. Bu iki boyut yeteri kadar takviye edilebilmiş değil. Onun olumsuz yansımalarını hep beraber görüyoruz. Karşılaştığımız bu olumsuzlukları eğitimin kalitesini artırarak ahlaki değerlere daha çok önem vermek yerine kolaycılığa gidip kanun çıkartarak boşlukları doldurmaya çalışıyoruz ama yeteri kadar dolmuyor."

-"Dinleseydi bana iki, üçü zor verirdi"

Bir milleti millet yapan bir kısım değer olduğunu ifade eden Çiçek, bunların ortak payda olduğunu ve gereksiz siyasi tartışmalar sebebiyle üzerinde yeteri kadar durulmadığını söyledi.

Türkçeyi kullanma konusunda Türkiye'nin epey gerilerde olduğu dile getiren TBMM Başkanı Çiçek, Türk dili meselesine biraz daha önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Çiçek, "Benim bir edebiyat öğretmenim vardı, benim şu konuşmamı dinleseydi bana iki, üçü zor verirdi. Bu kadar konu üzerinde hassasiyetle dururdu ve benim hayatımda en çok minnet ve şükran duyduğum insanlar, bu insanlardı" dedi.

"Türkçeyi çok kötü kullanıyoruz. Hiçbir hassasiyetimiz kalmadı" ifadesini kullanan Çiçek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

"Ankara'nın herhangi bir işlek caddesine gidin, levhalara bakın, iş merkezlerinin isimlerine bakın, parayı bu ülkeden kazanıyor, ürünlerini sattığı insanlar bu ülkenin insanları, serveti burada, yaşadığı hayat burada, kullandığı dil Türkçe değil. Bu ayıptır, günahtır. Bu Türkiye'ye ve Türk milletine saygısızlıktır. Artık bu konuda infial duymanın zamanı çoktan geldi ve geçiyor. Elbette bu kanunla olacak bir şey değil. Neden aynı hususu, cümleyi ifade edecek Türkçe kelime varken, teknolojik icattır onu anlıyorum, ama bir iş merkezinin adını Türkçe koymak varken, 'alışveriş şenliği' demek varken, 'shopping fest' diyerek kimsenin anlamadığı, bilmediği, yabancı dillere bu kadar taşeronluk niye.

Geçtiğimiz günlerde bir haber çıktı. Şu anki Fransız Başbakanı'na ekonomik durumla ilgili rapor hazırlıyorlar. Raporun ismi 'Silver Economy'. Fransız Başbakan 'Fransızca ifade edecek kelime varken neden İngilizce bir kelime kullandın' diye raporu iade ediyor. Bunlar AB üyesi. Çok idealize ettiğimiz bir yer. Herkes diline dört elle sarılırken bizim kendi dilimize, kültürümüze bu kadar bigane kalmamız çok doğru değil. Yunus Emre, 'İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır' dizeleriyle söylemek istediğim her şeyi ifade etmiş oluyor."

Toplantının ardından Cemil Çiçek'e öğretmenler adına çiçek verildi. Çiçek, öğretmenlerle birlikte fotoğraf çektirdi.

banner182
Son Güncelleme: 22.11.2013 18:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
teknik öğretmen 3 yıl önce

inşallah atama bekleyen tüm kardeşlerimin yüzü güler işlerine kavuşurlar.

Avatar
Neden başörtülü öğretmen yok 3 yıl önce

neden başörtülü öğretmen yok bu resimde merak ettim.neden başörtülü öğretmen yok bu resimde

Avatar
h.reşit 3 yıl önce

15 yıldır ögretmenim.23 nisan çocugu gibi kandırılmaktan ve törenlere konu olmaktan başka bir değer göremedim sistemden.bu 81 ilden gelen ögretmenler i kim seciyor..allah aşkina meslek hayatim boyunca bununla ilgili bir yazi görmedim.bizim her şeyimiz 'danışiklı dövüş' o ögretmenlerden birini meclis e çocuklar gibi saçma gecici başkan seçinde bari oyun tam komedi olsun.böyle dram duruyor

Avatar
teknik destek @teknik öğretmen 3 yıl önce

inşallah

Avatar
Adana 3 yıl önce

beni çağırsalardı adana müdür vekili selameti şikayet ederdim ve anlattıklarımla ve ispatımşa görevden kesinlikle alırlardı.