banner374
07 Mart 2016 Pazartesi 20:20
Adaylık Süreci İçinde Toplu Nikah Programı
Son haftalarda, sendikaların ilk sıra gündem maddeleri arasında, 2016 yılı Şubat ayı ilk atama döneminde MEB kadrolarına ilk kez atanan öğretmenlere yönelik gerçekleştirilen danışman öğretmenlik uygulaması var. Bu uygulama ile belli aşamalardan sonra MEB kadrolarına atanmış olan öğretmenlerin, hem alan hem de pedagojik bilgisinin yetersiz olduğu düşünülerek, bir dizi eğitimden geçirilmesi öngörülmüştür. Bu bir dizi eğitim için MEB tüm hazırlıklarını tamamlamıştır. Ve MEB düdüğü çalmış, en sonki ilk atama döneminde MEB kadrolarına ilk defa atanan öğretmenler için süreç başlatılmıştır.
Sürecin çalan düdüğü ile birlikte bu olaya daha oportünist ve meydanı boş zanneden pervasızlık ve umursamazlık anlayışı içinde yaklaşan malum sendika ise, 4688 sayılı kanunun kendilerine verdiği; fakat zamanla ipsiz sapsız yapmış oldukları yetkiye dayanarak;
Aday öğretmenleri kıstırma, sıkıştırma, zorlama gibi tacizlere maruz bırakıp nihayetinde kendi elleri ile doldurmuş oldukları üyelik formlarının altına imza attırarak, kendileri ile nikahlamaya zorladıklarını, sosyal medya ortamında bununla ilgili bir paylaşımdan sonra daha iyi anlayabiliyoruz (Söz konusu paylaşıma aşağıda yer verilecektir).
Artık, eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolunda faaliyet gösteren mesleki örgütlenmelerin, amaç dışı hesaplar yapılarak hazırlanan mevzuat tezgahlarında, adeta kıyıma maruz bırakıldığını, hatta kıymık kıymık edildiğini görebiliyoruz. Malum sendikanın örgütlülüğü, nicel olarak binlerle ifade edilir iken; örgütsel etkinlik, etki ve nitelik olarak değerlendirildiğinde saptamış olduğumuz ölçüyü, her geçen gün ÖRGÜTSEL sıfırlanmanın kritik eşiğine doğru yol aldığının bir göstergesi ve açık bir kanıtı olarak kabul edebiliriz. Unutmayınız ki, bahsetmiş olduğumuz örgütsel sıfırlanmaya, neden o örgüt içinde bulunduğunu bilmeyen örgüt üyelerinin nicel olarak artması ile her geçen gün daha da yaklaşılmaktadır. Öngörüm şudur ki, mezkur hizmet kolu, bir müddet sonra gıkını çıkarmayan, yaralı parmağa işemeyen, pısan, üyelerini dahi hak-hukuk noktasında kollamayan, hak arama yollarından devamlı kaçınan ve hak mücadelesine hiçbir şekilde girişmeyen, girişse de bunu göstermelik yapan malum sendikanın, MADDİ gücü külliyen ele geçirmesiyle birlikte bir MANEVİ SIFIRLANMA tehlikesi ile yüzleşebilir. Aslında, MEB kadrolarına ilk defa atanmış olan her öğretmenin, kendilerine uzatılan her üyelik formuna sorgusuz-sualsiz ve kolayca verdiği üç imza, bu süreci daha da hızlandıracaktır (Bilmelisiniz ki, aday öğretmenler, şipşak imza vererek, bu süreçte kolay elde edilen ve tava gelen kişiler izlenimini verirse, hiçbir şekilde kendilerine yapılan ilk baskılara direnmezlerse, bu durumda ileriki yıllarda yapılacak olan baskılara da boyun eğmek zorunda kalacaklardır). Hatta; şunu da bu sözlerime ilaveten ifade etmeliyim ki, MEB kadrolarına ilk defa atanan aday öğretmenler için hazırlanmış olan, içinde bulunduğumuz dönemde yürütülmeye başlanan ve danışman öğretmenlerin ve okul müdürlerinin başat olduğu (bir de süreci kendi alanında fırsata çevirmek için başımıza başat bir malum sen çıktı) nur topu gibi (!) adaylık süreci, sendikal sıfırlanma sürecini de hızlandıracaktır.
Dört yıllık üniversite eğitiminin ardından KPSS ve alan sınavlarından başarılı bir şekilde geçip hiç kimsenin babasının malı olmayan MEB kadrolarına alın teri ile atanan aday öğretmenler, kendileri üzerinde baskı kurmaya yeltenen malum sendikacılara boyun eğerek ellerine iplerini vermemelidirler. İnanınız ki, şipşak boyun eğdiğiniz için ellerine geçen ipiniz, sizin aklınız ve vicdanınızdır aslında. Aklınızı ve vicdanınızı aldıklarında, bulunduğunuz eğitim öğretim ortamında yaşanan her tür haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı da etkisiz ve tepkisiz hale gelmiş olacaksınız. Vicdanınız ve aklınız sıfırlanmış, mesleki olarak değerleriniz de kalmamış olacaktır. MEB için madden VAR; ama manen bir HİÇ olacaksınız. Mesleki örgütlenmenin üzerine serilen malum sen ölü toprağı ile haykırışlarınız işitilmeyecek ve SIFIRIN matematiksel etkisi ne ise itibarınız, dikkate alınırlığınız ve saygınlığınız da o kadar olacaktır. Ama içinde bulunduğumuz yetiştirme döneminizde, sizlere uzatılan üyelik formlarına karşı aldığınız şuurlu tavrınız ve restiniz ile 300 binlik bir malum sendikanın içinde yalnızlığa ‘’HAYIR’’ demiş olacasınız. Her uzatılana boynum kıldan ince dememiş olacaksınız, boyun eğmediğinizi de göstermiş olacaksınız. Ve aba altından gösterilen sopaya DİŞİNİZİ göstermiş birisi olarak, TÖS Genel Başkanı Fakir BAYKURT’un aşağıdaki sözünü şiar alacağınızı cümle aleme ilan edeceksiniz:
"ÖĞRETMEN YALVARMAZ,
ÖĞRETMEN BOYUN EĞMEZ,
ÖĞRETMEN EL AÇMAZ,
ÖĞRETMEN DERS VERİR"

Evet, MEB başlatmış olduğu adaylık süreci ile aday öğretmenin üniversitede aldığı eğitimi, görgüyü, deneyimi, donanımı; KPSS ve alan sınavları hazırlık sürecindeki birikimi ile birlikte sıfırlamıştır. MEB cihetinde bu bakımdan sıfır olarak muamele edilen aday öğretmenler, MEB’in bilip de bilmemezlikten gelen tavrı ile malum senin avcunun içine düşürülmüşlerdir. Aday öğretmenler, üniversiteden kalan her şeyi unutarak, sıfırdan ve sil baştan bir eğitime tabi tutulmaktadır. Bu eğitim süresi içinde tecahül-i arif MEB ve pişkin malum sen eliyle, yepyeni bir eğitim ordusu kuruluyor. Aslında, bu adaylık tezgahında, MEB ve malum sen eliyle aynı tornadan çıkan öğretmenlerden müteşekkil bir eğitim ordusu yaratılmaya çalışılıyor. Böylelikle, her yönden teslim alınmış bir eğitim ordusu ile eğitim öğretim ortamı tamamen kontrol altına alınarak daha iyi, kolay ve rahat oynanabilecek. Nihayetinde, hak ve hukuk mücadelesi için yapılan sendikal karşıtlık da, malum sen üzerinden gerçekleştirilen sıfırlama ile tarihe karışacak. Onun içindir ki, aday öğretmenler tarafından malun sen üyelik formlarına atılan her imza, istenilen bu sıfırlama için verilmiş demektir. Malum senin 600 binlerle ifade edilen üye sayısının, 0 ile eş değer görülmesi ile MANEVİ SIFIRLANMA tamama erecektir. Unutmayınız ki, malum sen ile kıyılan her nikah, bu büyük manevi sıfırlanmanın önünü daha da açacaktır. Allah, artık öğretmeni malum sen ile TEK YASTIKTA, ezile ezile, yoluna yoluna, hakkını alamaya alamaya, dudaklarını ısıra ısıra, kendi kendini yiye yiye emekli eder. Yeni adaylık sürecinde yaşananlar ile ilgili aldığımız haberler gösteriyor ve anlatıyor ki gidişat, TEK SENDİKA yoluna evrilmek istenmektedir. İşte bir aday öğretmen ağzından, adaylık süreci tezgahında malum eller eliyle aday öğretmenlere yaşatılan bir hadise:
Stajyerden gelen mesaj!
“Hocam burada hepimizi bir sendikaya üye yaptılar. Stajyer olduğumuz için korktuk. Makam odasına çekilip üye yapılan arkadaşlarımız da oldu. Hatta itiraz etmek isteyenler oldu ama korktular. Duyduğuma göre buradaki sendika temsilcisi bir cemaatinde mensubuymuş. Bu nasıl bir insanlık ki baskı ve korkutarak üye yapıyorlar. Hocam bunlar müslümansa biz neyiz? Bu nasıl bir insanlık birlerinin zamanında kurduğu “ikna odalarını” bunlar ülkenin her yanına kurmuşlar. Hakkımızı aramalarından geçtim Allahım beni affetsin bunlarda Allah korkusu kesinlikle yok. Hepsi bir yerlere yönetici oldukları için borçlarını ödüyorlarmış bizlerin üzerinden. Ne kadar çok üye yaparlarsa o kadar makam şansları yükseliyormuş. Hocam bunlar bu dünyaya bu kadar tapınırken, baskı zulüm yaparken ibadetlerle kurtulabileceklerini mi sanıyorlar? 
Sizin sendika mücadelenize saygımız büyük, beni bağışlayın mecbur kaldık. Bize yapılanı her gittiğim yerde anlatacağım. Gün gelir adalet gerçekten tecelli edecek olursa mahkemede yapılan baskılarla ilgili şahitlik yapacağım, buna söz veriyorum. Hakkınızı helal edin”

Sonuç olarak, malum senin, parmakla hesaplanan maddi gücü, parmakla gösterilen manevi bir güce karşılık gelmemektedir. Öğretmen sendikalarının hak mücadelesi yolunda manevi bir sinerjiye ihtiyacı vardır. İşte, oluşabilecek bu sinerjiye karşı malum sen çoğaltılarak önlem alınmaktadır ve bu sinerji kırılmak istenmektedir. Malum senin, naif yapıda olan aday öğretmenleri, hem 4688 sayılı kanunun hem de yeni yürürlüğe giren aday öğretmenleri yetiştirme yönergesinin verdiği yetkiye dayanarak, şipşak üye yapıp kendisini yıl yıl daha da çoğaltarak ve diğer sendikalara yıl yıl üye yapacak bir Allah’ın kulunu bırakmayarak girmiş olduğu yolda daha da ilerlemek için sendikal olarak yapacağı manevi sıfırlama operasyonuna karşı muhalif öğretmen sendikaları Cerattepe’deki halk gibi direnebilmelidirler. Ve malum senin aday öğretmenler arasında başat at olarak koşturmasına izin vermemelidirler. Adaylık sürecinde, ÇOĞUNLUKLA malum senli danışman öğretmen, ÇOĞUNLUKLA malum senli okul müdürlerinden sonra aday öğretmenin, BİR SEN EKSİKTİN SERZENİŞLERİ ARASINDA başına bir başat daha musallat olacak gibi (HER BİRİ KENDİLERİNE BİÇİLEN ROL GEREĞİ BU SÜREÇTE ADAY ÖĞRETMENLERE BAŞ KESİLECEK, SENDİKAL OLARAK TAVA GELMEZSE ADAY ÖĞRETMENLERİN BAŞINA ÇIKACAK VE BAŞINA ÇORAP ÖRERİM İMASI İLE DURUMU DAHA DA ZORLAYACAK VE BUNA BAĞLI OLARAK BAŞINA KARALAR BAĞLAYACAK). O da, MALUM SENLİ SENDİKACI. YENİ ADAYLIK SÜRECİNDE BUNLARLA BAŞ ETMEYE ÇALIŞACAK OLAN ADAY ÖĞRETMENİN ALLAH YARDIMCISI OLSUN. ALLAH, ADAY ÖĞRETMENE BUNLARLA BAŞ EDEBİLME GÜCÜ VERSİN. GÖRÜLÜYOR Kİ, ADAY ÖĞRETMENLER, MALUM SENLİ ÇOK BAŞLI BİR PARALEL YAPI TARAFINDAN RESMEN KUŞATILMIŞ DURUMDA. BU KUŞATMAYA KARŞI MUHALİF KANATTAKİ SENDİKALAR KALKAN OLABİLMELİDİR. ZİRA; ADAY ÖĞRETMENLER, BU KUŞATMADAN ANCAK BÖYLE KURTULABİLİR.
ADAY ÖĞRETMENLER İÇİN ATAMA ÖNCESİ İLE BAŞLAYAN ADAYLIK SÜRECİ, ENDİŞEM ŞUDUR Kİ, AŞAĞIDA YER VERDİĞİMİZ ŞİİRDEKİ GİBİ SEYREDECEKTİR:
İLK ATAMA
İLK HEYECAN
İLK BASKI
KOVALADIKÇA KAÇAN ATEŞ BÖCEKLERİ GİBİ...
Aday Öğretmenlere Nasihat: Adaylık sürecinde, yetkisi dahilinde sizinle ilgilenen başlara karşı ‘’Başına vur, lokmasını al’’ yorumuna yol açacak bir izlenim vermeyiniz... Yoksa, elinizi verir, kolunuzu kaptırırsınız hesabı bir duruma mahal verebilirsiniz... Baş olabilirler, ama başınıza asla hükmedememeliler... Unutmayınız ki, istikbalde öğretmenler rahat ve müreffeh bir hayat yaşasın istiyorsanız, korkuya ve baskıya boyun eğerek değil, bilinçle atacağınız her adım ve imza değerli ve önemlidir... Biliniz ki, istikbal, sizlerin kolay elde edilmeyen, hak mücadelesinde başka yumruklarla kenetlenmiş yumruk olarak kendini gösteren ve baş edilemeyen ellerinizde ihya olacaktır... İSTİKBALİNİZİ, KENDİ ELLERİNİZDE Mİ YÜKSELTMEK, YOKSA BAŞKALARININ ELLERİNDE Mİ HEDER ETMEK İSTERSİNİZ? TERCİH VE KARAR, VİCDANI VE FİKRİ HÜR İRADENİZİN OLMALIDIR...
Aday öğretmenler, adaylık sürecinde, başat başlar tarafından çepeçevre sarılarak, MALUM SEN ile toplu şekilde cebren nikahlanmak istenmektedir...
ADAY ÖĞRETMENLERLE CEBREN VE BASKI İLE KIYILMAK İSTENEN TOPLU ÜYELİK NİKAHLARINA KARŞI ‘’DUR!’’ DİYEBİLME ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ ETTEN DUVAR ÖREBİLMELİ ARTIK...
Saygılarımla...
Yahya ASLAN
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yalan 10 ay önce

Kendi hür irademle arastırıp öğrenip öyle üye oldum kimse zorlamadı! iftira atmayın insanlara!

Avatar
gerçek 10 ay önce

Gerçekler bir gün yuzunuze yuzunuze vurulacak...