banner289

Bakan Dinçer öğretmenleri anlamadı

Sayın Bakan sayısalcı, olaylara işletmeci gözüyle yaklaştı, kar-zarar mantığıyla ele aldı olayları ve bunların üstüne bir de öğretmenlik mesleğinin özünü bilmediği için öğretmenliği bir türlü anlayamadı.

Bakan Dinçer öğretmenleri anlamadı


Oysa öğretmenlik “memur”luktan çok daha farklı ve başka bir şeydir. Öğretmenlik adeta yarı özerk bir meslektir. Öğretmenlik mesleğini matematiksel bakışla değerlendiremezsiniz. Öğretmenlik; içinde insan faktörü olan, kişisel özelliklerin fevkalade önem arz ettiği, dışsal etkenlerin fazlasıyla belirleyici olabildiği, sosyolojik gelişmelerin işin içine girdiği, toplumu şekillendiren sayısız parametrenin içinde boğuşan dinamik bir ihtisas mesleğidir.

Öğretmen, olaylara mekanik olarak bakmaz. Öğretmen; sağlam bir psikolojiyle her gün yüzlerce farklı özellikte öğrencinin davranış değişikliklerini gözleyen ve dengeleyen, aynı zamanda kendi sorunlarıyla uğraşan, toplumun diğer kesimleri ve velilerinin istek ve beklentilerini karşılamaya gayret eden özel bir uzmandır .

Öğretmen duygusaldır, öğretmenin işi çocuktur  dolayısıyla şefkat, sevgi, ilgi, bağlılık, vefa onların işinin bir parçasıdır. İşte bu yüzden son günlerde öğretmenlere yapılan saldırılar karşısında Bakan’larından en azından “üzgünüm” kelimesini beklediler.

Tüm bunların yanında öğretmen; sürekli okuyan, kendini geliştiren, çağın yeniliklerine ayak uyduran, bilimsel gelişmeleri takip eden, akademisyen yönü olan bir uzmanlıktır .
Bir öğretmeni sayısal verilerle değerlendirmek de ayrı bir hatadır çünkü; her bölge, her il, her muhit, her okul, her öğrenci birbirlerinden farklı farklı özellikler arz eder. İçinde bulunulan her eğitim ortamı farklı çalışma biçimi ve izlenmesi gereken farklı stratejiler gerektirir. A okulunda tüm gününü ‘öğretim’ yaparak geçiren öğretmen ‘B’ okulunda zamanının önemli bölümünü el ve yüz temizliği ve kişisel bakım konusunda eğitimle geçirebilir.

Ömer Dinçer başarılı bir bürokrat olabilir, eğitimcilerin birçoğu Sayın Dinçer’in memleket hesabına iyi işler yapmaya çalıştığını da düşünebilir. Ancak başından beri tüm eğitimcilerin söylediği bir şey vardı. Milli Eğitim Bakanı öğretmen kökenli bir eğitimci olmalıydı. Sayın Bakan öğretmenleri anlayamadı, kan ve doku uyuşmazlığı oldu.
Öğretmen camiası yukarıda sayılan sebeplerden dolayı zor ve karmaşıktır. Sayın Bakan çok yıprandı.

Ve nihayet her kesimden eğitimci artık yüksek sesle Dinçer’in istifasını yüksek sesle dile getirdi.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Daha neyi bekliyorlar 5 yıl önce

ömer dinçeri alın şu bakanlıktan.anketlere bakın.eğitimciye sorun.yeni bir bakanlık kurun oraya ömer dinçeri bakan yapın.ama içinde canlı olmasın.

Misafir Avatar
sayın dinçer İSTİFAAAAA 5 yıl önce

öğretmeni sevmeyen bir bakansın bunu kanıtladın ne olur git başka bir iş yap. bizim sıkıntımız bıze yeter

Misafir Avatar
öğretmen 5 yıl önce

hiç bir koltuk sürekli değil... sayın bakan oranın gelip geçici olduğunu önemli olanın çalışan öğretmenin haklarını yemek yerine hakkını aramak olduğunu unutuyor sanırım... gün olur devran döner...

Misafir Avatar
BENİM BÖYLE BAKANIM YOK 5 yıl önce

bakan biz tepki verdikçe hoşuna gidiyo herşeyi̇ değiştirdiğini̇ mükemmel iş yaptiğini düşünüyor.1 senedi̇r eği̇ti̇me zerre katkisi yok olsa 50.000 ki̇şi̇ sifir çekmezdi̇öğretmenle uğraşiyo!!!!

Misafir Avatar
ücretsiz izin yolunu gösteren bürokratlar kendileri devlet için 3 yıl ücretsiz çalışsınlar 5 yıl önce

eş durumu özründen tayin olamayan öğretmenin tayininin yapılamaması durumunda öğretmenin ailesiyle birlikte yaşamak için isteğe bağlı 3 yıllık ücretsiz izin yolu gösterilmiş. bu fikir milli eğitim bakanının değil. bu fikri ortaya koyup uygulatmaya çalışan bürokratlara sesleniyorum: eğer bu kadar bol kepçe yapabiliyorsanız kendiniz devlet için 2012 yılı başından itibaren 3 yıl ücretsiz izin alın ve çalışmayın. yalnız ayrıca şunu da yapın. 2015 ocak ayında bir 3 yıl daha ücretsiz izin alın ve çalışmayın. ailenizle huzurlu yaşayın. bakalım ne olacak. bu sözlerimi kaldıramıyorsanız neden bizim eşimiz öğretmenlerin 3 yıl ücretsiz izin almasını öneriyorsunuz? bunu ne hakla yazıp isteyebiliyorsunuz? bu dolaylı bir zorlama ve kaba bir hareket değimlidir?