banner374
01 Haziran 2012 Cuma 04:26
Bakanın rakamı mı, bakanlığınki mi doğru?.
TBMM'de Milli Eğitim Bakanı'na disiplin soruşturması geçiren üniversitelilerin sayısı soruldu. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, aynı soruyu Bilgi Edinme Yasası kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'na da yöneltti. Bakanlığın verdiği sayı, Bakanın yazılı yanıtındaki rakamın tam iki katı.


 Türkiye'nin gündeminde ilk sıraları hiçbir  zaman yitirmeyen üniversiteler, son dönemde de öğrenci olayları ve tutuklu öğrenciler ile dikkatlerin üzerinde olduğu bir alan. Basında yer alan çeşitli absürd disiplin cezaları haberleri üzerine, konu TBMM'ye de taşındı. Kamuoyuna yansıyan "disiplin suçları" arasında sayılan olaylardan bazıları şöyleydi:


"Eğitim politikalarını protesto etmek, harç, ulaşım, yurt, kantin, yemekhane fiyatlarını protesto etmek, 'öğrencileri eyleme ya da etkinliğe katılmak üzere galeyana getirmek', 'okula soda getirmek', 'kantinden soda almak', 'okula simit, boğaca, ekmek ile girmek', anadilde eğitim hakkını savunmak, 'ıslık çalmak', 'halay çekmek', 'toplu şekilde müzik dinlemek', 'puşi takmak', 'çevreye zarar vermek', 'toplantı eylem, müzik  dinletisi, panel forum, film gösterimi, kitap okuma etkinliği düzenlemek"


TBMM'den Bakana, Bilgi Edinme Yasası ile Bakanlığa sordu


CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi vererek, üniversite öğrencileri hakkında açılan disiplin soruşturmaları ve bunların detaylarını sordu. 2000 yılından bugüne kadar kaç öğrenciye disiplin cezası verildiği, bunların gerekçeleri, cezaevlerinde bulunan öğrenci sayısı gibi detaylara ilişkin Milli Eğitim Bakanı henüz yanıt vermedi. 


Veli Ağbaba, aynı soruları, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'na da yöneltti. Bakanlık, 23 Mayıs'ta, Müsteşar Yardımcısı Merdan Tufan'ın, Bakan adına imzasıyla Ağbaba'nın Bilgi Edinme Yasası kapsamındaki sorularını yanıtladı. 


Kaç öğrenciye disiplin soruşturması açıldı


Buna göre, Türkiye'de disiplin soruşturması açılan öğrenci sayısı yıllara göre şöyleydi:


2000 yılında 2601, 2001 yılında 3525, 2002 yılında 3089, 2003 yılında 3019, 2004 yılında 3553, 2005 yılında 3625, 2006 yılında 4027, 2007 yılında 4194, 2008 yılında 4444, 2009 yılında 5308, 2010 yılında 6001, 2011 yılında 5871, 2012 yılında da 1612 idi.


Bakanlık yanıtında, kınama, uyarı, uzaklaştırma cezası verilen öğrenci sayıları ile cezaevlerinde kaç öğrenci bulunduğu da bildirildi. 


Bakanın yanıtı ile bakanlığın yanıtı arasında uçurum var


Ancak disiplin soruşturmalarıyla ilgili aynı konu, 2010 ve 2011 yıllarını kapsayacak şekilde Bağımsız İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel tarafından da bir soru önergesiyle Bakana yöneltilmiş ve yanıtlanmıştı. Önergeye, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in yazılı olarak verdiği yanıtta, 2010 yılında 3923 öğrenci hakkında, 2011 yılında ise 3120 öğrenci hakkında disiplin soruşturması açıldığı bilgisi yer alıyordu. 


Tam iki katı


Bu yanıtlarla birlikte iki milletvekiline verilen yanıtlarda aynı dönem için verilen sayılar arasında uçurum olduğu ortaya çıktı. Veli Ağbaba'ya Bakanlığın verdiği yanıt, Abdullah Levent Tüzel'e Bakanın verdiği yanıttaki öğrenci sayısının tam iki katı. Bakanın verdiği yanıtta 2010 yılı için 3923 olan disiplin geçiren öğrenci sayısı, Bakanlığın yanıtında 6001. 2011 yılı içinse Bakan 3120 yanıtını verirken, Bakanlığın yanıtında bu 5871 olarak verildi. 


"Hükümet sorulara 'gayri ciddi' yanıt veriyor"


Kendisine bakanlığın verdiği rakamlar ile İstanbul Milletvekili Levent Tüzel'e Bakan Dinçer'in verdiği rakam arasındaki farkı yorumlayan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, öğrencilere açılan disiplin soruşturmaları ve tutuklu öğrenciler konusunu yakından takip ettiğini ve bu konularla ilgili verdikleri araştırma önergelerinin reddedildiğini, soru önergelerinin de ya cevapsız bırakıldığını ya da "gayri ciddi" cevaplandığını söyledi. Ağbaba, "Örneğin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 2000-2012 yılları itibariyle kaç metre küp biber gazı ve kaç adet gaz bombası kullanıldığını sorduğumuzda, 'sağlığa zararlı gaz kullanmıyoruz' dedi.  Sorulan soruyla cevabın alakasız olması bir yana, cevabın açıklandığı gün Çayan Birben adlı genç biber gazı yüzünden hayatını kaybetti. Bu örnek, bir istisna değil, aksine AKP'nin genel tutumunun güzel bir örneğidir" dedi. 


"Ortak nokta öğrenci kıyımı"


Ağbaba, şunları söyledi:


"Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından İstanbul Bağımsız Milletvekili Abdullah Levent Tüzel'in 03.03.2012 tarihinde cevaplanan soru önergesi ile tarafımıza verilen cevapta verilen bilgiler arasında dağlar kadar fark bulunmaktadır. Bu iki cevapta ortak olan tek nokta ise AKP'nin öğrenci kıyımı ve bu kıyımdaki pervasızlığıdır. MEB'in Tüzel'e verdiği cevapta, disiplin soruşturması açılan öğrenci sayısı 2010 yılında 3923, 2011 yılında 3120'dir. Aynı bakanlığın bize verdiği cevapta ise disiplin soruşturması açılan öğrenci sayısı 2010 yılında 6001, 2011 yılında ise 5871'dir. Rakamlar arasında iki kata yakın farklılıklar, disiplin cezaları hususunda da varlığını korumaktadır."


İki bakanlığa göre de tutuklu öğrenci sayısı farklı


Veli Ağbaba, Milli Eğitim Bakanlığının yanıtındaki tutuklu öğrenci sayısı ile Adalet Bakanlığı'ndan aldıkları sayı arasında da ciddi fark bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:


"Adalet Bakanlığının 11.04.2012 tarihli soru önergemize verdiği cevapta tutuklu öğrenci sayısı 209 olarak verilirken MEB'in söz konusu cevabında bu sayı 107 olarak belirtilmiştir. Çelişkiler ve yanlışlar tutuklu veya disiplin soruşturması açılmış öğrencilerle ilgili AKP'nin gözünü kararttığının açıkça göstergesi olmuştur. TMK kapsamında tutuklanan öğrenci sayısının 22 olduğunu iddia eden Adalet Bakanı yanı başındaki Sincan Cezaevinde bile çok daha fazlasının olduğunu bilmiyor. 102 farklı suçlamayla açılan disiplin soruşturması da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yanlışlarla, belirsizliklerle ve çelişkilerle doludur. Söz konusu 102 suç arasında,  güven sarsıcı harekette bulunmak ve niteliği bilinmeyen nesne bulundurmak gibi yoruma açık 'suç' tanımları bulunduğu gibi izinsiz dergi dağıtmak, Kürtçe ders talebinde bulunmak, YÖK'ü protesto etmek, türbanla olarak binalara ve derse girmek gibi pek çok 'suç' yer almaktadır. Listelenmiş suçlar arasında Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in ve ÖSYM Başkanı Ali Demir'in de işlediği suçların bulunması oldukça ilgi çekicidir. İntihal suçunu işleyen Dinçer bakanlık ve Demir başkanlık yaparken, öğrencilerin kopya, kopyaya teşebbüs, intihal yapmak ve bilgi hırsızlığı suçundan cezalandırması ironik bir durumdur." 
 CNN TÜRK
banner182
Son Güncelleme: 01.06.2012 04:26
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol