banner374
30 Nisan 2014 Çarşamba 13:02
Bakanlık Müfettişlerine Yönelik Hukuk Dışı Düzenleme
 ''Sayın GÜÇLÜ;
Bilindiği gibi 6528 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birçok konuda radikal anlamda düzenlemelere gidilmiştir. Bunlardan biri de Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Yapısını düzenleyen 652 sayılı KHK’da olmuştur.

Sözkonusu KHK’ da yapılan değişiklik ile Türkiye’de ilk defa bir Bakanlığın merkez teşkilat bünyesinde yer alan Rehberlik ve Denetim/Teftiş Kurulu biriminin içi boşaltılarak, üçlü kararname ile Bakanlık müfettişi statüsündeki denetim elamanları Bakan imzası ile taşra teşkilatına aktarılmıştır. Bünyesinde denetim elemanı (müfettiş) kadrosu bırakılmayan ancak isim olarak mevcudu korunan Rehberlik ve Denetim biriminde sadece Başkanlık kadrosu bırakılmıştır ki bu görevde halen, asıl ya da vekil şartlarını taşımayan ve Efkan ALA’nın kardeşi olma özelliği gösteren Atif ALA bulunmaktadır. (Bu görevlendirmeye ilişkin yürütmenin durdurulması ve işlemin iptaline ilişkin dava konusu Ankara 6. ve 9. İdare Mahkemesinde devam etmektedir.)
Sadece başkan kadrosu bırakılan Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde, kadrosu taşra teşkilatında bulunan müfettişlerden ihtiyaç halinde görevlendirme yapılacağı da Yasada ayrıca ifade edilmektedir.(6528/Md:25)

Bu nasıl bir anlayıştır ki, “Bakanlık teşkilatı ve personeli ile Bakanlığın denetimi altındaki her türlü kuruluşun faaliyet ve işlemlerine ilişkin olarak, usulsüzlükleri önleyici, eğitici ve rehberlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir anlayışla, Bakanlığın görev ve yetkileri çerçevesinde denetim, inceleme ve soruşturma iş ve işlemlerini yapma” görevi verilen ve adına maarif müfettişi denilerek taşra teşkilatı bünyesine aktarılan denetim elemanından, ihtiyaç durumunda merkezde görevlendirilerek hizmet vermesi beklenecektir.
Bakanlığın merkez ve yurt dışı teşkilatı var olduğu sürece ihtiyacın da olacağı aşikar iken sanki böyle bir ihtiyacın hâlihazırda mevcut olmadığı, olması durumunda da görevlendirme ile bu ihtiyacın giderileceği ifade edilmektedir.

Bu şu demektir;
Taşra teşkilatında -ki bu Türkiye’nin 81 ili de olabilir- görev yapan bir kısım müfettiş Bakanlıkta (Rehberlik ve Denetim Başkanlığında) görevlendirilecek, taşeron müfettişlik yaptırılacak bu görevlendirmenin karşılığı olarak da “İdarenin” istediği şekilde inceleme, soruşturma ve ön inceleme raporlarının düzenlenmesi ilgili müfettişten talep edilecektir. Böyle bir talep karşısında müfettişin iki seçeneği vardır. Ya “İdarenin” istediği doğrultuda rapor düzenleyip merkezdeki görevine devam edecek ya da vicdanı doğrultusunda rapor düzenleyecek ve bunun sonucunda tabi ki idare tarafından görevine son verilecek ve taşradaki görevine iade edilme sonucuna katlanacaktır.  
Yasada yer alan böyle bir düzenleme kamuoyunda bugüne kadar hiç gündeme getirilmedi.

Bilginiz olduğu gibi, sözkonusu düzenleme hem Ana Muhalefet partisi tarafından eksik gerekçelerle dahi olsa (yoğun çabalarımız sonucu) Anayasa Mahkemesine, hem de Bakanlık müfettişleri (Milli eğitim denetçileri) tarafından, atamaya ilişkin idari işlemin Anayasaya aykırılık boyutunda İdari Mahkemelere taşınmıştır.
Saygılarımla….   

28/04/2014''
banner182
Son Güncelleme: 30.04.2014 15:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol