banner374
12 Haziran 2013 Çarşamba 08:10
BAKANLIK YÖNETMELİĞE UYMAZSA..
 Yönetmeliklerin son cümlesi daima, “Bu yönetmelik hükümlerini bakan yürütür.” şeklinde yazılır. Bakanlığın; ihtiyaç duyulan alanda, kendi yönetim tarzı ve inisiyatifiyle hazırladığı yönetmelik hükümlerine uymamak ise soruşturma sebebi teşkil eder. Peki ya bakanlığın kendisi yönetmeliğe uymazsa? O zaman durum değişir. Yani bir öğretmen bir yönetmeliğe uymazsa; uyarma, kınama, aylıktan kesme gibi ardışık cezalar alabilirken, bakanlığın üst düzey yöneticileri bunun dışında tutulur. Onların yönetmeliklere uymama hakları vardır(!) “Çünkü herkes eşittir; ama bazıları daha da eşittir.” hükmü MEB için doğru önermedir.
 Bir bakanlığın, hiçbir karşıt görüşün muhalefetiyle muhatap olmadan, yorulmadan hazırladığı yönetmeliğe kendisinin uymaması gerçekten ilginç. Hani, yönetmelik hazırlama yöntemi; bakanlık muhaliflerinin de olduğu bir ortamda, ateşli tartışmalar sonucu, oylama usûlüyle olsa; deriz ki:”Bakanlık bu yönetmeliğin bu şekilde çıkmasını istemedi; ama muhalifler bırakmadı, bakanlık da bu yönetmeliği bu yüzden uygulamıyor.” Ama tamamen MEB bürokratlarınca hazırlanan; bakan, müsteşar ve diğer üst yöneticilerin fikirleri ekseninde hazırlanan yönetmelik hükümlerini bakan niye yürütmez, izahı mümkün değil.

 
Neyden bahsediyoruz? Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne göre il içi tayin duyuruları en geç 15 Mayıs’ta, il dışı tayin duyuruları ise en geç 25 Mayıs’ta yapılmalı. Haziran ayının neredeyse ortasına geldiğimiz hâlde bakanlıktan ses yok. Bakanın yürütmesi gereken yönetmelik, yürümüyor maalesef. Eğer bir okul müdürü yönetmeliklerin emrettiği hükümleri uygulamazsa, mesela okulda sosyal kulüpleri kurdurmazsa hakkında hemen soruşturma açılır ve cezai hükümlere geçilir. Peki bakan yönetmeliği uygulamazsa?     

Her fırsatta, demokratik bir hukuk devleti olduğumuzu söylüyorsak da monarşik yöntemlerin hâlâ geçerli olduğuna dair milyonlarca örnekle de her an karşılaşabiliyoruz. Öğrencilerin önlük ya da forma ile okula gelmelerini emreden yönetmelik henüz yürürlükteyken, zamanın Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer:”Yöneticilerimize söyledim. Öğrencilere kıyafet özgürlüğü tanıyan yönetmelik Eylül ayında yürürlüğe girecek; ama şimdi de serbest kıyafetle okula gelen öğrenciler kabul edilsin.” diyebiliyordu. Soru şu: “Demokrasilerde kanunlar, yönetmelikler mi uygulanır, bakanın görüşleri mi?” Bizde, bakanın görüşleri uygulanır. Yani kanunmuş, yönetmelikmiş çok ciddiye almamak gerekiyor. Zira bizde, bakanın ağzından çıkan söz kanun sayılmakta ve “Mühür kimdeyse Süleyman odur.” felsefesi MEB’de gayet revaçta.

 

 Hâl böyleyken MEB personelinin de hayat/kariyer planlaması yapması imkânsız. Zira hangi yönetmeliğin, ne zaman uygulanacağını kimse bilmiyor. Yeni atanan bir öğretmen, “Ben ne zaman tayin isterim?” diye sorduğunda cevap verememiştim. Çünkü MEB’de bu sorunun bir cevabı yok. Bakarsın, MEB’de, yarın bile tayin isteyebilirsin. Ama yıllarca isteyemeyebilirsin de. Bakanın ağzından çıkacak söz belirliyor çünkü bunu. Öğretmen arkadaşlar, ilgili yönetmelik çıktığında “Acaba biz ne zaman uzman öğretmen oluruz?” diye bekliyorlardı, hâlâ bekliyorlar mesela.  Şu an hal-i hazırda bir Yönetici Atama Yönetmeliği varken hiçbir il müdürlüğü yönetici alımına çıkmıyor, çünkü bakanlıkla yapılan telefon görüşmeleri buna müsaade etmiyor. Yine soru şu:”Yönetmelikler mi önemlidir, bakanlıkla yapılan telefon görüşmeleri mi?” Bizde, bakanlıkla yapılan telefon görüşmeleri daha önemli gibi görünüyor. O yüzden MEB personeli, piyango bileti almış talihli adayları gibi her yaz beklenti içine giriyor; “Acaba bu yıl yer değiştirme ilanları ne zaman yapılacak?”, “Bu yıl atanabilecek miyim?”, “İdareci alımı yapılacak mı?”, “Uzman öğretmen olacak mıyım?” vs.

 

            Size de çıkabilir.

Emre Gürbüz


banner182
Son Güncelleme: 12.06.2013 08:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol