banner374
15 Şubat 2016 Pazartesi 15:54
Bazı İdareciler Öğretmenlerin İtibarıyla Oynuyor!

 Sizlere idarecilerin bu işte gafletlerini anlatan İstanbul’un dört ilçesinden dört ayrı örnek sunmak istiyorum. Dileyen İlçe Müdürüne veya İl yöneticisine bu okulların ve idarecilerinin adını vermeye hazırım. Birincisi Eyüp te bir okul; Müdür Bey sınıf başkanlarını toplayıp onlara şu talimatı vermektedir. Dersinize beş dakika geç kalan öğretmeni derhalde gelip bana söyleyeceksiniz, söylemezseniz hakkınızda disiplin soruşturması açar sizi okuldan atarım.

Yani öğrenciye verilen görev öğretmeni ispiyonlamaktır. Bu söz idare ile başkan arasında kalmadığına göre okuldaki bütün öğrencilere yayılmakta ve o öğrencilerden velilere kadar ulaşmaktadır. Öğretmenin, öğrenci ve velinin gözünde itibarı ne olur siz düşünün. İkinci örneğimiz Gaziosmanpaşa da; Bayan öğretmen daha önce çocuğunu düşürmüş henüz iki aylık hamiledir.

Doktor aman dikkat kendini fazla yorma ve üzülme. Yoksa bu çocuğu da kaybedersin diyor. Böyle bir ruh haliyle işini yapan öğretmene yan sınıftan yaramazlık yapan iki çocuk öğretmenleri tarafından getiriliyor. Hoca Hanım bir beş dakika yanında olsunlar bunlar beni usandırdı, belki akıllanırlar gelir alırım, diyor. Öğretmen biraz kaşlarını çatınca öğrenciler velilerine öğretmeni şikayet ediyor. Müdürün yanına bağırıp çağırarak gelen veliyi müdür teskin etmek yerine bu öğretmene baskı yapıp veliden özür diletiyor.

Tabi ki veli kasıla kasıla diğer velilere bu durumu anlatıyor. E… gibi özür dilettim, sıkıysa dilemeseydi. Üstelik düşük yapmış yeniden hamile kalmış ve tekrar düşük tehlikesi altında olan bu öğretmenin düştüğü durumu bir tahmin edin ve diğer velilerin öğretmenlere bakışın varın sizler düşünün. Üçüncü örneğimiz Sultangazi de; Müdür anasınıfında daha önce haftada bir gün köfte veriliyormuş bunu kesmiş. Veli karı koca gelmiş müdürüm niçin böyle bir şey yaptınız diye soruyor.

Müdür bu okulda anasınıfına 50 kilo et alınmış bu etler nerde? Yani kendisinden önceki idarecileri ve ana sınıfı öğretmenlerini hırsız olarak veliye şikayet ediyor. Bu velinin o idareci ve öğretmenlere itimadı kalır mı?  Bölgesel Bazda Öğretmen Doluluk Oranları Dördüncü örneğimiz Arnavutköy de; Okul Müdürü öğretmenler odasına kamera koymuş tenefüste dinlenmeye gelen öğretmenleri izlemekte, bununla yetinmeyerek gelen dostlarına da takip izlettirmektedir. Sebep öğretmenler derse geç giriyorlarmış! İdarenin acziyeti ve keyfiliği her dört olayda da zırva tevil götürmez cinsindedir. Öğretmenin kimler tarafından nasıl denetleneceği yönetmeliklerle sabittir. Şayet öğretmen görevini aksatıyorsa senin yapman gereken soruşturma açmak, hak ediyorsa cezası neyse onu vermektir.

Öğretmeni baskılayarak itibarını ayağa düşürerek aslında top yekün eğitimi katlettiğinin farkında mısın? Aslında hiçbir şeyin farkında olmadıklarını kafalarının ve kapasitelerinin buna yetmediğine kalıbımı basarım. Hata elbette onlardan ziyade bu beceriksiz ve iş bilmez kralcıdan daha kralcı kesilen idarecileri okullara atayan zihniyetindir Sonuç olarak; İtibarı sarsılan insana güven de sarsılır. Güven duyulmayan kişinin sözüne itibar edilmez. Dolaysıyla bir veli ve öğrenci öğretmenine güven duymuyorsa öğrettiklerine de itibar etmez. Sonuçta böyle bir anlayışla eğitimden verim almak mümkün değildir. Zaten eğitim sistemi babasına bile güven duymayan bir nesile kodlanmış ve öyle bir nesil yetiştirilmektedir. Bu da bize çok şey kaybettirmektedir.

Remzi ÖZMEN Kamudan.com

banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
bilal 11 ay önce

karaktersiz insan her yerde aynıdır. bu adamları(!) ne yaparsan yap aynıdırlar.