banner374
05 Nisan 2013 Cuma 09:14
Biz Karda Kışta Eylem Yaptık Siz Ne Yaptınız?
 

Girgin cevabında şunları kaydetti:

Eğitim Bir Sen Kırklareli Şube Başkanı, Eğitim İş’in sözde ‘’sivil itaatsizlik’’ eylemi karşısında dik ve kararlı duruşuna karşı bir yazı kaleme alarak Eğitim İş’e bulaşmaya çalışmaktadır. Sayın Başkan, 12 Eylül’den 28 Şubat’tan söz ediyor.12 Eylül dayatması dediği yönetmeliğe karşı sivil itaatsizlikten dem vuruyor.

12 Eylül faşist darbesine alkış tutanların, 28 Şubat’tan beslenenlerin, hele hele ‘’höyt’’ sesini duyar duymaz köşelerine sinenlerin ne demokrasi mücadelesinden ne de ‘’itaaatsizlik’’ten söz etmeye hakları vardır.

İtaatsizlik, devlet memurluğu güvencesi kaldırılsın diyenlerin değil, “mesleğimiz onurumuzdur” diyenlerin harcıdır.

İtaatsizlik, yetkisiz yetkili sendika olanların değil, alanlara çıkıp hak arayanların harcıdır.

İtaatsizlik, ‘’memur bırak sendikayı, dernek bile kuramaz’’ diyenlerin değil, ‘’sendika haktır’’ diye haykırıp, tabelayı asma cesareti gösterenlerin harcıdır.

İtaatsizlik, sırık fasulyesi gibi iktidar sırığına sarılıp yükselenlerin değil, kendi ayakları üzerinde yükselenlerin harcıdır.

İtaatsizlik, kırmızı halılar üzerinde el pençe divan duranların değil, öğretmeni ‘’yem bekleyen güvercin’’e benzetenleri protesto için karda, boranda sokaklara çıkanların harcıdır.

İtaatsizlik, işgalcilerle tiyatro izleyenlerin, mandacılardan beslenenlerin değil, ‘’Ya İstiklal ya Ölüm’’ diye yola çıkanların harcıdır.

Deveye sormuşlar neden boynun eğri diye, Nerem doğru ki demiş?

Memur Sen Eski Başkanı’nın kan donduran sözleri ortaya çıktı: “Devlet memurluğu güvencesi kaldırılmalıdır.”

Tam da bu noktada 657 sayılı devlet memurları kanununun değişeceği bu günlerde iş güvencesinin yok edileceği bilinirken bu eylem bunun üzerini örtmek anlamına gelmiyor mu?

Yetkisiz Yetkili Sendika olan Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen ek ödemeler ve zamlar konusunda tüm emekçiler grevdeyken neredeydi acaba?

Başbakan Yardımcısı Şahin: “Anketlere göre, türban Türkiye’de yüzde 1.5′lik kesimin sorunudur” dememiş miydi?

Anamızın, bacımızın, eşimizin özgürce takabildiği başörtüsünün arkasına sığınarak bunları kimseye yutturamazsınız. 

Kendilerini “darbe savarcı” ilan edenlere de bir sözümüz var.”12 Eylül Faşist Darbesinde” binlerce Cumhuriyetçi vatansever işkencelere maruz kalırken, öldürülürken her ne nedense bu darbe savarcılar toprak altındaydı. Bu gün vatanı için Faşist Darbede işkence görenlerin de  mirasını devralan Eğitim İş’e darbe yanlısı ve savunucusu demek en kibar tabiriyle “ya akıl tutulması ya da tarih bilmemekle” izah edilebilir. Değilse bu koskocaman bir yalandan ibarettir.

Eğitim-İş’i  ne askeri darbecilerle ne de sivil darbecilerle bir araya getirme çabanız beyhudedir. Bu düşünce ne Eğitim-iş’ten ne de sendikal mücadelemizden bir haber olduğunuzu gösterir.

Emeğin ve ekmeğin özgürleştirilmesi kavgasını ikincilleştirerek, merdiven altlarında, okullarda, kantinlerde iş güvencesiz yarı ücretle çalışan, cam silen, derslik süpüren, tost pişiren, atama bekleyen kadınlarımızı görmezden gelerek, kadını baskılamaya örtü kılınan giyim-kuşam üzerinden toplum gündemini kamalayıp yaralayanlar, hele bir de hep sonradan ortaya çıkarak bunu çok trajik bir gelenek ve ahlak hocalığı söylemiyle süsleyenler karşısında, başta kadınlar olmak üzere aklını peynir ekmekle yememiş her yurttaşın, oturup ciddi ciddi düşünmesi gerekmektedir

Eğitim İş, işte tam da bu noktada başta varlığının sebebi olmak üzere, örgütlü öğretmen mücadelesinin bıraktığı en önemli miras olan, doğruları söyleme ve halkı aydınlatma görevinin gereği olarak yılmadan, yorulmadan ve korkmadan mücadelesini sürdürecek, kuşun ötüşü, suyun akışı doğallığında fikirlerini ortaya her zaman koyacak ve koruyacaktır.

Yeni bir tarihsel/toplumsal kırık hattında yitmemek, yaralanmamak için buna mecburuz. Tabi ki başta eğitim çalışanlarının, sonra tüm diğer kamu görevlisi çalışanların, eğitim ve bilimden fabrikalara, tarlalara insanımızın yazgısının, emekçi halkın yazgısıyla ortak olduğunu düşünüyorsanız eğer…

Özgürlük; biçimle, biçimsellikle, insanı insanın karşısına koyup çıkararak değil, ortak insan özümüzün, yine özgürlükle karılmış hamurundan yoğrulup, ekmeğinde pişmekle kazanılacak bir insani ve toplumsal erdemdir.

Aynı erdem öğretmen odalarının ayrıştırılmasına asla müsaade etmeyecektir.

Kısacası Sayın Başkan, hiç Eğitim İş’e bulaşmaya çalışma, kirletemezsin. Çünkü Eğitim İş gücünü iktidarlardan değil, eğitim emekçilerinden almaktadır. Eğitim emekçilerin şanlı tarihi ‘’SARI’’lara ve o boyayı yapanlara verilen DERS’lerle doludur.

 
Hayri GİRGİN
Eğitim-İş Kırklareli Şube Başkanı
 
  
 
Emrah MUTLUER
Şube Basın Sekreteri
0532 521 7796
banner182
Son Güncelleme: 05.04.2013 09:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
HELAL OLSUN 4 yıl önce

tek kelimeyle helal olsun