banner374
05 Ekim 2012 Cuma 22:49
Danışman Okul Müfettişi sistemine geçilmelidir

 İl Eğitim Denetmenleri ile Bakanlık Denetçilerinin yaptığı rutin denetleme faaliyetleri okul/kurumların gelişimine katkı sağlamamaktadır. Eğitim denetmenlerinin  en az iki yılda bir yaptıkları okul denetimleri sonucunda personele anket uygulansa bu durum daha net görülecektir. Birçok yöneticinin bu durumdan rahatsız olduğu görülecektir. Mesele yalnızca denetmen yada denetçilerden kaynaklanmamaktadır. Sıkıntı sistemdedir. Denetmenler sınıflarda Var/Yok Listesi Kontrolü yapmaktadırlar. Ardından yokların raporu okullara gönderilmektedir. Yapılan denetim adındaki bu kontrolü MEB lerde görevli memurlarda yapabilir. İki yılda bir defa okullarda bu kontrolleri yapmak, okulların gelişimine katkı sağlamamaktadır. Çoğu zaman moral bozukluğu oluştuğu ile ilgili izlenimleri dinlemekteyiz. Bir yıl önce gelen denetmenin istediğinin öteki yıl yeni gelenin reddettiği gibi ironik şeyler anlatılmaktadır.

Var/Yok Listesi Kontrolü, sonuca dayalı bir denetimi de beraberinde getirmektedir. Süreci bilmeden yalnızca sonucu değerlendirmek teftiş sistemimizin en büyük handikapı olmuştur. Sorun çözmekten yoksundur. Oysa süreç değerlendirmesi yapmak verimliliği arttıracaktır. Rehberlik ise sistemin içerisinde sadece sözde kalmıştır. İki yılda bir defa denetim adı altında yapılan ziyaretlerde 10-15dk rehberlik yapmak ise mümkün değildir. Denetim ve soruşturma için okullara gelen denetmenlerin aynı personele verimli rehberlik yapması mümkün değildir.

Eğitim sisteminde denetçilere verilen en önemli görevlerden biri, öğretmenlerin eksiklik ve ihtiyaçlarını belirleyerek onlara mesleki yardımda bulunmaktır. Ancak uygulama yazıldığı gibi değildir. Soruşturmaya dayalı bir denetim yapılmaktadır. Eksik tespit etme, tespit edilen eksikler ile ilgili soruşturma açma gibi bir yol izlenmektedir. Aklına eksik bulmayı koymuş denetmen, ceza kesmeyi kafasına koymuş trafik polisi gibidir! Bu eğitim denetimcilerinin felsefesi olmamalıdır. Maalesef istisnalar olsa da algı bu şekildedir. Denetimin buna benzer birçok sorunu vardır. Mesela denetlenen ile denetleyen arasında bir güven, iletişim sorunu da vardır!

Sonuç olarak, yapılan birçok araştırmaya göre; eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesinden sorumlu olan denetim sistemimizin kendi üzerine düşen görevi yeterince yapamadığı görülmektedir. Yeni bir denetim modeline ihtiyaç duyulmaktadır. Yıllardır yapılan okul/kurum denetimi artık kaldırılmalıdır. Denetmenler bölge müfettişliği adı altında birleştirilmelidir. Teftiş sistemi denetçi ve denetmen adı altında iki başlılıktan kurtarılmalıdır. Bölgedeki okul sayısı müfettiş sayısına bölünerek “danışman okul müfettişi” sistemine geçilmelidir. Her danışman müfettişin okulları olmalıdır. Danışmanı bulunduğu okullardaki eğitim öğretim faaliyetlerini izlemelidir. Sürece müdahil olmalıdır. İstatistikleri okul yöneticileri ile paylaşmalıdır. Öğretim faaliyetleri ile ilgili zorunlu hizmetiçi eğitim faaliyetlerinde bulunmalıdır.

Mustafa DÖNMEZ

banner182
Son Güncelleme: 05.10.2012 22:49
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
YENİ YÖNTEMLERE GEÇİLMESİ ZORUNLUDUR. 4 yıl önce

Ülkenin eğitim denetim ve yönetim sistemini TEK ÇATI altında, BÖLGE SİSTEMİNE göre faaliyet gösteren, E-OKUL gibi, E-DENETİM, E-RAPORLAMA hizmeti verecek şekilde yeni yönetmelik ve yönergelerin müfettiş beklentileri ni karşılayacak olgunlukta çıkması büyük özlemdir. Milli Eğitim Bakanlığı 444 reformunda gerçekleştirdiği paradigmayı, denetim sisteminde yapması beklenmektedir. ONİKİ EYLÜL anlayışına göre çalışan denetimi sistemi iflas etmiştir. Kişileri yönetmek yerine, kurumu yönetme becerisini gösteren anlayışın hayata geçmesi ortak beklentidir. Sayın Bakan Ömer DİNÇER bu konudaki kurumsal denetim paradigma değişimini yapacağı bellidir. Sayın Bakana ve ekibine teşekkür ederiz.

Avatar
Vehbi 4 yıl önce

il eğitim denetmenliği uygulaması iflas etmiş durumdadır. herkese kadro ve unvan yaratmak yerine fonksiyonel alternatifler yaratmak gerekir. eğitimi doğru dürüst denetleyemeyenler kalkıpta idarive mali işleri denetlemesi tamamen rüyadan öteye gitmez. adamlar daha bilançoyu, mizanı, kasa defterini bilmiyorlar. sayın bakan bu sistemi kısa zamanda açıklığa kavuşturacaktır. denetmenlerin %80'nin elinde değnek,geriye kalanlar da tamamen döküntülerden ibarettir. bir sınav yapılsa çoğu 30 puanı bile alamaz.

Avatar
yaaa 4 yıl önce

işe fosilleri temizleyerek başlayabiliriz. böylece denetimi yapacaklar daha nitelikli olmaz mı