banner374
05 Aralık 2013 Perşembe 15:18
Denetimin Birleştirilmesinin Sakıncaları
 Son günlerde, eğitim denetiminin tek çatı altında birleştirilerek Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığına bağlanması konusu, gündemi meşgul etmektedir. Elbette ki eğitim kurumlarının, kendilerinden beklenen fonksiyonları etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmesi ve başarılı olabilmesi iyi kurgulanmış bir denetim sistemi ile mümkündür. Hâlihazırda ülkemizde eğitim denetimi İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde denetim hizmetlerini yürüten il eğitim denetmenleri ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Milli Eğitim Denetçileri tarafından yürütülmektedir.
Çağdaş kamu yönetimi anlayışı; merkezi yönetimin elindeki, yönetsel yetkilerin, taşra kuruluşlarına, yerel yönetimlere, özerk kurumlara, meslek kuruluşlarına, gönüllü örgütlere aktarılmasını öngörmektedir. Gelişmiş ülkelere bakıldığında merkeziyetçi yönetim şeklinden, kendisi yapmaktan çok olaylara/sorunlara daha yakın en yakın taşra kuruluşlarını ve yerel yönetimleri yapabilir kılan yönetim şekline geçtikleri görülmektedir. Ayrıca, Ülkemiz 1992 Maastricht Antlaşması ile Avrupa Birliği hukukunun bir parçası olmuştur. Bu antlaşmada, hizmetlerin mümkün olduğu ölçüde vatandaşa en yakın birimlerce yerine getirileceği belirtilmiştir.
Günümüzde merkeziyetçilikten uzaklaşma; aynı kuruluşlar içinde daha alt birimlere, yerel yönetimlere ve merkezden taşraya (yetki genişliği), halka daha yakın alt birimlere doğru yetki aktarımı biçiminde kendini göstermektedir.Eğitim denetimi bağlamında bakıldığında; oluşturulması planlanan yapı çağdaş kamu yönetimi anlayışından çok uzak olmakla beraber, bürokratik işlemleri artıracak ve kamu hizmetlerinin yavaşlamasına neden olacaktır. Bu yapının demokrasi esasları ile de bağdaşmayacağı da bir gerçektir.
İçinde bulunduğumuz dönemi kapsayan Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (2007-2013) yerelleşme ve yerel yönetimlerle ilgili şu hususlar dikkati çekmektedir: “Başta yerel yönetimler olmak üzere yerel kuruluşların yeterli sayı ve nitelikte teknik personele ve donanıma sahip olmaları desteklenecek…, Kamu yönetim sistemi iyi yönetişim yaklaşımı çerçevesinde yeniden yapılandırılacaktır…, Taşra teşkilatlarına yetki ve sorumluluk devredilmesi sağlanacaktır.” ifadeleri dikkat çekmektedir. Eğitim denetiminin merkeze bağlı olarak yapılandırılmasının planda yer alan hedeflere aykırı düşeceği de aşikardır.
Denetim sisteminin birleşmesine yönelik argümanlara bakıldığında; Bunlardan birincisi “iki başlı denetim sistemi” şeklinde kendini göstermektedir. Eğitim ile ilgili sorunlarını büyük ölçüde tamamlamış olan gelişmiş ülkelerin (ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç v.d) denetim sistemlerine bakıldığında “iki başlı” olduğu yani hem yerel, hem de ulusal düzeyde eğitim denetimlerinin yapıldığı görülmektedir. İkincisi “görev alanı itibari ile sıkıntılar yaşandığı” şeklinde görülmektedir.652 Sayılı  Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Görevleri Hakkında Kanun ilgili maddeleri irdelendiğinde iki denetim grubunun görev alanlarının birbirinden çok farklı düzenlendiği de görülmektedir.
            Hiçbir bilimsel çalışma sonucuna dayanmayan, bu yapılanmanın gerçekleşmesi durumunda, eğitim denetiminde telafisi olmayan çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalınacağını da belirtmeden geçemeyeceğim. Bu sorunları şöyle sıralamak mümkündür.
Ülke genelinde yaklaşık, 75.000 (resmi + özel) eğitim kurumun, yine yaklaşık 900.000 personelin denetlenmesinin/değerlendirilmesinin merkezden yapılması, bu personele rehberlikte bulunulması ve işbaşında yetiştirilmesi zaman, kaynak/maliyet açısından mümkün ve uygulanabilir olmaktan uzaktır.
Denetim merkeze bağlı olarak yapılandırıldığı takdirde; yaklaşık 5.000 kişi olacağı varsayılan denetim elemanlarının koordinesi, göreve gidiş-gelişlerinin organizasyonu, görev onayları, raporların uygulanma durumunun izlenmesi, değerlendirilmesi gibi hususlarda ciddi sorunlar yaşanacak ve mevcut durumdan çok daha hantal bir yapı oluşacak ve çok daha etkisiz bir denetim hizmeti sunulmuş olacaktır.
Eğitimde yaşanan olaylara/sorunlara en yakın konumda bulunan Valiler, eğitim ile ilgili mahallinde çözümlenebilecek en küçük olaylar/sorunlarda dahi, Bakanlık Makamından denetim elemanı talebinde bulunacak, bürokratik işlemler artacak ve inceleme/soruşturma/denetim hizmetleri yavaşlayacaktır. Merkez teşkilatının yükünün hafifletilmesi ile ilgili planlamaların yapılması gerekir iken, iş yükü artışı sağlanacaktır.
Diğer taraftan             5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre “ilin eğitimini de denetlemekten sorumlu” tutulan Valilerin bu görevi nasıl ve ne şekilde yerine getireceği hususu da soru işareti olarak karşımızda durmaktadır. İllerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı ilgili Kanununda açıkça yer almaktadır. İl Valilerinde bulunan bu yetkiyi yeniden merkeze almanın sisteme nasıl bir katkı sağlayacağı bilinmezlik olarak karşımızda durmaktadır.
Sonuç olarak; eğitim denetiminin merkeze bağlı olarak yeniden yapılandırılması halinde, bürokratik işlemlerin artacağı, etkin ve verimli olmayan hantal bir yapı oluşacağı, mahallinde çözümlenebilecek olayların/sorunların merkeze taşınacağı, eğitim sistemine de herhangi bir katkısı olmayacağı uygulayıcılar tarafından iyi değerlendirilmelidir. Son olarak, Milli Eğitim Bakanı ve bürokratlarının denetim sistemini böyle bir maceraya sürükleyebileceğine de inanmak istemiyorum.
 
Mehmet UZEL- Kamu Yönetimi Uzmanı
banner182
Son Güncelleme: 05.12.2013 15:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
KARAYOLALIR UZMANI 3 yıl önce

ben de karayolları asfalt uzmanıyım. bu işe ben de karşıyım!

Avatar
MEM 3 yıl önce

yorumlar kalkmış, bu gereksiz yazıyı da kaldırın gitsin.... editör size diyorum;

Avatar
SÖZ-2 3 yıl önce

bi̇rleşti̇rlsi̇n ayni bakanlik altinda i̇ki̇ çati olmaz. ayrica bakanlik müfetti̇şi̇ 4500 maaş alir, eği̇ti̇m denetmeni̇ 2500 ili̇ra olmaz böyle şey.ancak denetmenleri̇n de kendi̇leri̇ni̇ geli̇şti̇rmye i̇hti̇yaci var.

Avatar
denetim 3 yıl önce

sayın yazar; bu konunun sizi ilgilendiren kısmı neresidir. yaptığınız yorum ön yargılı bir şekilde dizayn edilmiş ama gerekçeler yeterli değil.

Avatar
uzman uzmanı @KARAYOLALIR UZMANI 3 yıl önce

metalürji uzmanları ne diyor acaba onlarada soralım