banner374
08 Eylül 2012 Cumartesi 03:56
Ders zili çalarken ‘güven’ verin
HÜLYA YILDIRIM
 
Her yıl okula başlama zamanı hem aileler hem de çocuklar için sevinç ve sıkıntıyı bir arada barındırırken, bu sene değişen okula başlama yaşıyla daha da büyük bir telaş yaşanıyor. Unutmayın, anne-babaların telaşı katlanarak çocuklara geçiyor!

 

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Zafer Atasoy anne-babaları, “Çocukların sizin desteğinize ihtiyacı var” diyerek uyarıyor. Doktor Atasoy şunları söylüyor: “İlk olarak ailede sosyalleşmeye başlayan çocuklar, buna okulda devam ediyor. Ancak okul yaşamının ilk adımında kimi çocuklar heyecanlı, kimisi korkulu bir bekleyiş yaşıyor. Okula başlayarak yaşamlarının yeni bir aşamasına geçtikleri bu süreçte anne-baba desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Çocukların neredeyse rakipsiz olduğu, üzerinde aşırı ilginin bulunduğu ev ortamından çıkarak, kendi gibi onlarca arkadaşının bulunduğu ortama alışması zaman alıyor. Okul ortamına girmek, aynı zamanda eve ait tüm özellikleri kaybetmek anlamı da taşır. Diğer yandan evde sahip olmadığı sosyal özellikleri edinmenin yolu da açılmıştır. Duygusal olarak gel-git içeren bir dönem başlamıştır.”

 

NE ZAMAN PSİKOLOJİK YARDIM ALMAK GEREKİR?

 

Korku ve tedirginlik 1-2 haftadan uzun sürüyorsa, zaman kaybetmeden psikolojik yardım istemek gerekir. Okuldaki rehber öğretmenler ilk başvurulacak profesyonellerdir. Yeterli çözüm bulunamazsa çocuk ruh sağlığı uzmanlarına başvurmak yerinde olur.

 

AİLELER BUNLARA DİKKAT ETMELİ

 

- Okula gitmesi konusunda ailenin tüm bireyleri tutarlı bir tutum izlemeli, çocuk cesaretlendirilmeli.

 

- Çocukla her zaman açık ve anlaşılır tarzda konuşulmalı. Okula gitmek istemiyorsa, açıkça bu korkusunun nedenleri ve endişeleri ortaya çıkarılmalı. Ancak bu kesinlikle aşağılayıcı ve küçük düşürücü tarzda yapılmamalı.

 

- Sadece onun değil, her çocuğun birtakım korkular yaşayabileceği söylenmeli.

 

- Çocuklar için en önemli şey güven. Bu nedenle çocuğa güven duygusu verilmeli. “Buradayım”, “Çıkışta seni alacağım”, “Beni göreceksin”, “Kapıda olacağım” gibi cümlelerle çocuk sakinleştirilmeli. İlk günlerde anne-babaların çocuklarını okullarda yalnız bırakmamaları çocukların güvenlerini kazanmaları açısından gerekli olabilir.

 

- Kesinlikle karşılaştırıcı bir tutum içinde olunmamalı, başka çocuklar ‘iyi örnek’ olarak gösterilmemeli.

 

- Okulun ilk günlerinde de, sonrasında da okul ve öğretmenle işbirliği içinde olunmalı. Aileler, okuldaki profesyoneller ve rehber öğretmenlerden bu uyum sürecinin ne zaman sonlandırılması gerektiği konusunda bilgi istenmeli.

 

OKULA YENİ BAŞLIYORSA

 

- Soğukkanlı ve kararlı olun:

 

Okula yeni başlayan çocuğun henüz yaşamadan, zihninde tasarladığı korkuların sönmesi için sabırlı ve kararlı bir tutum sergilemek gerekiyor. Okulun ona kazandıracakları, okulun özellikle evdeki durum ve ilişkileri açısında kayıplara yol açmayacağı vurgulanmalı. Sınıf öğretmeniyle kuracağı ilişkinin desteklenmesi, öğretmenin önerileriyle hareket edilmesi çok önemli.

 

- Birkaç günden fazla onunla derse girmeyin:

 

Başlarda çocukla birlikte derse girmek konusunda öğretmenin tutum ve kararına saygı gösterilmeli. Veliler, özellikle okulun ilk günlerinde ısrarla annesinden ayrılmak istemeyen ve sınıf ortamına karşı tepkili olan çocuğun yanında derse girebilir, ancak bu durumun süreklilik sergilememesi gerekir. Bu davranış hiçbir zaman birkaç günü geçmemelidir.

 

- Saldırgan tutumlardan kaçının:

 

Aile bireylerinin sergileyeceği saldırgan, kırıcı tutum ve davranışlar çocuğun uyum sürecini olumsuz etkiler. Bu davranışlar, çocuk tarafından sevilmediği, evde değerinin kalmadığı, itildiği, başka ilgilerin kendisinin önüne geçtiği şeklinde algılanabilir. Saldırgan tutumların yaratacağı sonuçları kestirmek mümkün olmayabilir.
banner182
Son Güncelleme: 08.09.2012 03:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ayşe can 4 yıl önce

hıı şimdi herşey bitti.çocuğun psikolojisi kaldı....