banner374
19 Kasım 2013 Salı 21:48
Dershane mi, Darphane mi?

 SKYTURK televizyonunda yayınlanan bir programa konuk olarak katılan Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI, gündeme ilişkin birçok soruyu araştırmalar neticesinde elde edilen verileri kullanarak cevaplandırdı.  Kamuoyunda en çok konuşulan konulardan biri olan dershanelerin kapatılıp kapatılmayacağına dair değerlendirmelerde bulunan Nabi AVCI, eğitim camiasında tedirginlik yaratan rotasyon konusunda da çeşitli mütaalalarını paylaştı. 

Sayın AVCI, Özellikle güneydoğu ve doğu illerinde,  ilk atamaya dayalı olarak yapılan atamalar ile öğretmen açığı kapatıldığı için oradaki öğrenciler daha deneyimli öğretmenlerden mahrum kalıyor dedi. Sayın AVCI, bu bakımdan daha deneyimli öğretmenlerin de, söz konusu illere gitmesi için gerekli tedbrileri alma noktasında çalışmalar yapılacağını belirtti. Rotasyonun kaçınılmazlığına dair örnekler sunan Sayın AVCI’nın, yalnızca öğretmen esaslı rotasyonu değil, taşra yöneticilerine dair rotasyonu da desteklemesi ve bir an evvel fiiliyata geçirmesi gerektiği kanaatindeyiz. 

Dershanelere ilişkin açıkladığı sayısal veriler ışığında savunduğu tez, dershaneleri kapatıp özel okullara dönüştürme fikrinin ne kadar doğru bir adım olduğunu ortaya koyuyor. Şöyle ki;

1- Genel lise diye nitelendirilen vasat ve altı öğrencilerin öğrenim gördüğü okullarda dershaneye rağbetin olmadığı ve bu okullarda okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin yüzde 12’sinin dershaneye gittiği verilerden çıkarılıyor. 

2- Fen-Sosyal Bilimler lisesi diye nitlendirilen üst düzey öğrencilerin öğrenim gördüğü okullarda dershaneye rağbetin büyük oranda olduğu ve bu okullarda okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin yüzde 95’inin dershaneye gittiği verilerden çıkarılıyor. 



Bu iki veri gösteriyor ki, dershaneler iyi düzey öğrenciler üzerinden ticari rant için reklam yapıyor. Bu öğrenciler üzerinden yapılan reklamlar, dershanenin reklamında farkındalık yaratıyor iken,  buna bağlı öğrenci kayıtlarında da bir artış görülüyor. Sayın AVCI’nın,  dershanelere ilişkin sunduğu eski gazete kupürleri de,  kamuoyundaki dershane algısının tamamen eğitim tacirliği ile bağdaştırıldığını gözler önüne seriyor. Dershanelerin,  kötüyü iyileştirme gibi bir kabiliyetinin olmadığını da, Sayın bakanımız aleni bir şekilde dillendiriyor. Tüm malum kesim tepkisine rağmen yapılan araştırmalar ışığında açıklanan verilerin, ufkumuzu açtığını belirtir ve bakanımıza teşekkürlerimizi sunarız.

Dershanelere dair açıklanan bir ikinci veri ise dezavantajlı durumda olan illerdeki öğrencilerin dershaneleşme oranlarıdır. Metropollerde bu oranın yüksek, özellikle doğu illerinde düşük olması da, dershanelerin dezavantajlı öğrencileri hedef kitle olarak belirlemediğini de ortaya koyuyor. Ayrıca, bakanımızın iki tür dershane açıklaması da, dershanelerin para üzerine inşa edildiği gereçeğini bir kez daha tescilliyor. İşte bakanımıza göre iki tür dershane: 

1- Kalifiye öğretmeni olmayan, yetersiz durumdaki dershaneler. Bunların hedefinde, yoksul öğrenciler var.

2- Kalifiye öğretmeni olan, yeterli düzeydeki dershaneler. Bunların hedefinde, ebeveyn cebi kabarık öğrenciler var.

Sonuç olarak, bakanımızın da açıkladığı veriler ışığında, dershanelerin öğrenciler arasında dengeyi sağlamadığını, para odaklı bir eğitim programlarının bulunduğunu, başarılı öğrenciyi reklamını yapmak-zengin olanının ise parasından nemalanmak için hedef seçtiğini ayan beyan görüyoruz. BAŞARIYI KENDİLERİNE MAL EDİP, BAŞARISIZLIĞI İSE MEB’İN OKULLARINA YAMAYAN  DERSHANELERİN TEZLERİ, BAKANIMIZIN DOĞRU VERİLERİ IŞIĞINDA ANTİTEZ İLE ÇÜRÜTÜLMÜŞTÜR. 

HER DAİM HAYKIYORUZ:

PARALI  EĞİTİME HAYIR DİYE!.. 

Herkese saygılarımla...

Yahya ASLAN

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 19.11.2013 21:50
Anahtar Kelimeler:
Dershane MiDarphane
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol