banner374
16 Mayıs 2013 Perşembe 10:30
Dershanelere Para Vermek Zoruma Gidiyor
 Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı basın toplantısında velilerin bağış verme konusunda ki isteksizliğinden dert yanıyordu. Dershaneye yüz lira veren velinin okula gelince on lira vermesinin zoruna gittiğini dile getirdi.

Ülkede vergi veren her vatandaşın bu vergilerinin kendisine eğitim, sağlık, alt yapı gibi hizmetler olarak kendisine geri geleceğini düşünebilir. Hatta bu hizmetlerin anayasada yazılı sosyal devlet ilkesi gereği parasız sunulması gerektiğini düşünebilir.

Bu vatandaşın düşünmesiyle kalacaktır.

Eğitim ve sağlığın doğuştan bir hak olduğu, herkesin ulaşabileceği nitelikli ve parasız olması gerektiğini Türkiye’nin de imza attığı evrensel  metinler ile anayasanın kendisi hükmediyor.

Fakat siyasette karşılığı böyle olmuyor. Her hizmetin bir bedeli var, bu bedeli de vergi versen de ödemek zorundasın.

Eğitimin parasız olmasını özel okullarda ki gibi yıllık ücretlerin alınmaması olarak anlaşılıyor herhalde. Kitapların parasız dağıtılması bir lütuf olarak görülüyor.

Oysa Eğitimin parasız olması demek; öğrenim gören her çocuğun tüm okul masraflarının devlet tarafından karşılanması demektir.

Buna barınma ve yemek ihtiyaçları da dahildir.

Bir ülkenin en büyük iddiası çocuklarına sunduğu eğitim olmalıdır.

Eğitimin içeriğinden, kalitesinden vazgeçtik, velilerin ceplerine gözünü diken devletin bu konuda hiçbir iddiası yok demektir.

Okulla öğrenci arasına para ilişkisi girdiğinde o eğitimin etik değerlerinin olmadığını da kabul etmiş olursunuz.

Esnaf müşteri ilişkisi üzerinden bakmak ne kadar iyi niyetli olunsa da eğitime zarar verme dışında  bir işe yaramaz.

Dershaneleri okullarla  kıyaslamakta doğru değil. Sonuçta dershaneler ticari kuruluşlardır. Onların bir hizmet karşılığında ücret talep etmesi piyasa ekonomisinin gereğidir.

Okullar ise devletin bizden topladığı vergilerle hizmet verdiği kurumlardır.

Size eğitim hizmeti sunmak için vergi topluyorum diyeceksin eğitim hizmeti verirken de ayrıca alacaksın.

Vatandaşı yolunacak kaz olarak görme anlayışıdır bu.

Ayrıca dershanelere para vermeye mecbur eden bu sistemin kendisidir.

Dershanelere can-ı gönülden, keyfimizden para verdiğimizi mi zannediyorsunuz?

Mecburiyetten.

Zorumuza  gitmiyor mu?

Gidiyor.

Okula da keyfimizden parayı vermiyoruz.

Onun için para vermek  zorumuza gidiyor.

Ha bu arada daha başka şeyler de zorumuza gidiyor.

Onu da söylemeyelim, bize kalsın.

 kaynak :http://siirtnews.com

Turgay DABAKOĞLU

tdbk56@hotmail.com

banner182
Son Güncelleme: 16.05.2013 10:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol