banner374
08 Nisan 2013 Pazartesi 09:52
Devlet Memurun Bıyığı, Favorisi, Eteğinin Boyu İle Uğraşmasın!..
 Programın açılış konuşmasını Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Emin ENGİN yaptı.

Emin ENGİN yaptığı konuşmada 4 Nisan 1968’de uğradığı suikast sonucu öldürülen insan hakları aktivisti Martin Luther KİNG’i andı ve MEMURSEN’İn başlattığı sivil itaatsizlik eylemini anlattı.


Gecede kürsüye çıkan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan ÇAKIRCI;

 ‘’Darbe Anayasasında ilginç hükümler içeren maddelerden biri hiç şüphesiz İnkılâp kanunlarını koruyan 174. maddedir. Koruma altına alınan İnkılap Kanun’larından biri şapka kanunu; şapka, öz vatanı olan batıda basit bir başlık olan ama ülkemizde Kemalistler için Budistlerin kutsal ineği gibi bir işlev üstlenmiş, uğruna kurban vermekten söz edilecek kadar ikonlaştırılmış, yüksek bir gaye ve önemli bir amaç haline getirilirken, kadınlara bile “Şen Şapka”yı giydiren Vakko’nun sahibi Vitali Hakko gibi Beyoğlu’ndaki bazı gayrimüslimler için köşeyi dönme aracı olmuştur. Erzurum ve Maraş’ta başta olmak üzere bu başlığa karşı çıkanlar ise İskilipli Atıf Hoca gibi ya idam edilmiş ya mahkûm edilmiş ya da ülkeyi terk etmiştir. Şapka için insanların hayatına hiçe sayan zihniyetin temsilcileri bugün kendileri bile takmıyor. Bu kanuna göre başta ‘TBMM üyeleri olmak üzere tüm memur ve hizmetliler şapka giymek mecburiyetindedir. Türkiye halkının da serpuşu (başlığı) şapka olup buna aykırı bir alışkanlık ise hükümetçe yasaklamıştır.’ Bu kanun, darbe anayasasına göre, anayasaya aykırılığı iddia edilip iptal edilemeyecek kanunlar arasındadır. Düşünün ki bakanlar ve milletvekilleri dâhil tüm kamu kurum ve kuruluşlarındaki memur ve hizmetlilerin şapka giymeleri mecburidir. Peki bakanlar, milletvekilleri şapka giyiyorlar mı? Devrim yasalarının savunucularının serpuşu şapka mı? Kamu görevlileri şapka giyiyor mu? Daha da önemlisi kamu görevlilerinin şapka giyip giymediklerini kontrol eden, giymiyorlarsa haklarında işlem tesis eden kaç disiplin amiri vardır? Bütün bu soruların cevabı ‘hayır’dır. Peki, giymiyorlarsa yürürlükteki darbe anayasasının hükmü olan devrim kanunlarını ihlal etmiyorlar mı? Burada da bir ihlal var. Hal böyleyken cumhuriyet savcıları nerede? Neden anayasa ve devrim yasalarını ihlal edenler hakkında takibat yapılmıyor. Sadece bu kanun mu koruma altında, tabi ki değil. Yedi devrim kanunu daha koruma altındadır. Geçmişte bu kanunlar yüzünden insanlar çok ağır bedel ödedi ama bugün bu kanunlar kendi kendine atıl hale gelmiştir.’’ Şeklinde bir konuşma yaptı.

Ramazan ÇAKIRCI’nın ardından kürsüye gelen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali YALÇIN;

 ‘’ 12 Eylül Milli Güvenlik Konseyi düzenlemesi olan; kişi hak ve özgürlüklerini hiçe sayan kılık-kıyafet yönetmeliğine karşı başlattığımız sivil itaatsizlik eylemimize diğer sendikaların yanı sıra Eğitim-Sen ve Eğitim-İş üyelerinden de yoğun bir katılım söz konusudur. Kamu çalışanlarının ense tıraşı, bıyığı, favori uzunluğu, tırnak ve ayakkabı topuk boyu ile ilgilenen, giydiği kazağın boynu ve pantolonun kumaşına kadar sınırlamalar içeren, kadın kamu çalışanlarına başı açık olmayı dayatan yönüyle de temel hak ve özgürlükleri hiçe sayan çağdışı yönetmeliği yok saymaya ve kaldırılana kadar fiilen hükümsüz kılmaya kararlıyız. Yasal düzenlemeler devlet tiranlaşsın diye yapılmaz. Anayasalar ve yasaların yapılmasındaki temel zihniyet; devletin hükümranlığını daha da büyütmek değil, bireyi devletin keyfi uygulamalarından korumaktır.

Burada zikredilmesi gereken başka bir evrensel gerçeği de hatırlatalım. Bilindiği üzere, anayasa ve yasaların yetmediğinden hareketle devletlerin altına imza attığı insan merkezli ortak bildiri ve belgeler vardır. Ülkemizde Anayasa ve yasada olmayan, ara rejim döneminde ihdas edilerek başörtüsü yasağına da kılık oluşturan, doğal hukuk ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası ortak metinlerin üzerinde olmayan bir yönetmelikten söz ediyoruz. Topu topu darbe dönemi ürünü bir yönetmelik… Allah’ın kanunu falan değil.
'Henry David Thoreau ve Thoreau'nun arkadaşı Ralph Waldo Emerson arasında geçtiği ifade edilen diyaloğu aktaran Ali YALÇIN bugün bizlerde bizim gibi düşünen ancak halen Eğitim-Bir-Sen üyesi olmamış olan meslektaşlarımıza; ‘’ Waldo Sen Neden Burada Değilsin?’’ sorusunu sormalıyız. Dedi. 

banner182
Son Güncelleme: 08.04.2013 09:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
metin lider 4 yıl önce

topu topu darbe dönemi ürünü bir yönetmelik de niye değişmiyor? bir
memurun bıyığı vs. ile uğraşmanın yanında bir de sendikası, siyasi düşüncesi, inancı vs. ile de birileri derinden ilgileniyor farkında mısınız? iki
ek ödeme ne oldu? üç
iş güvencesi ne durumda? dört
tarihte şöyle olmuştuyu bırakıp günümüze bakın. beş