banner374
21 Ocak 2013 Pazartesi 11:05
Dinçer'in Gitmesini Bekleyenler Hayal Kırıklığına Uğrayacak
 Hatırlayacağınız üzere 2013 yılının ilk kulis haberini, Sözcü gazetesi Hükümet içerisinde revizyon yapılacak manşetiyle vermişti. Gazetenin haberinde gidecek ve gelecek Bakanlar sıralanmış ve MEB Ömer DİNÇER'in de değişeceği belirtilmiş hatta selefini bile açıklamıştı… O günlerde konuyla ilgili bir değerlendirme yaparak ; Ömer DİNÇER Bakanlıktan Alınır mı ? haberini yapmış ve MEB değişmeyeceğini tüm sebepleriyle yazmıştık… Başbakan'ın Afrika gezisi dönüşünde revizyon konusunda gazetecilere her an her şey olabilir. Sözleri kabine içerisinde ki revizyonu işaret ediyordu… 2014 yerel seçimleri öncesinde Başbakan 3 dönem şartına takılan başarılı Bakanları kabine dışına alarak revizyon yapacaktı. Yerel seçim tarihinin öne çekilmesini Meclis veto edince bu planlar değişti… Başbakan 2013 yılında bir revizyon yapacaktır. Hatta Ankara kulislerine göre bu revizyon önümüzde ki ay içerisinde yapılacak… Revizyon olayının iki ayağı olacak. Revizyonun birinci ayağında, Belediye Başkanı adaylığı için düşünülen , Eğemen Bağış, AliBABACAN, Binali YILDIRIM , Taner YILDIZ, Hüseyin ÇELİK gibi Ak Parti hükümetinin başarılı ve dinamik siyasetçileri… İkinci ayağında ise , Bakanlık yapmış olduğu süre içerisinde yıpranmış ve tabanın tepkisine neden olan Bakanlar olarak lanse ediliyor. Bu kişiler de Ertuğrul GÜNAY, Recep AKDAĞ, İdris Naim ŞAHİN, Mehmet ŞİMŞEK gibi isimler yer alıyor. Tabiiki bu isimlerin tamamı sadece kulis bilgisi olarak haberlere yansıyor. Revizyon konusunda Başbakan'ın revizyon öncesinde sadece konuyla ilgili Köşk'e bilgivereceği ve revizyona uğrayacak Bakanların bile isimlerini televizyon kanallarından yada son dakikada Başbakan'dan duyacağı tecrübe ile sabittir. Rotasyona uğrayacak isimler arasında ısrarla gösterilmeye çalışılan isim ise MEB Ömer DİNÇER… Hatta Bakanlık içerisinde üst düzey bürokratlar ve havuza alınan bürokratlar bir haftaya kadar DİNÇER'in değişeceğini net bir dille söylüyorlar… Bu varsayımda bulunanlar yanılıyorlar… Ömer DİNÇER , Çok büyük bir sürpriz olmazsa bu hükümetin Milli Eğitim Bakanı olarak seçimlere kadar gider… 4+4+4 sistemi.. Çocuklara serbest kıyafet… Fatih Projesi… Yeni Teşkilat Yasası… Ve daha yapılacak onlarca iş ve işlem varken , Başbakan tüm bu yeniliklere imza atması için getirmiş olduğu DİNÇER'i yarı yolda bırakmaz. Dereyi geçerken at değiştirmez. Ulusalcı kesimin ağzına , 4+4+4 başarısız oldu ve sonunda MEB Ömer DİNÇER görevden alındı dedirtmez. Ömer DİNÇER, Eğitimcilerin ve sendikaların tepkisini alıyor diyenlerde aslında çok abartıyor… Eğitimciler , Hüseyin ÇELİK'e de çok büyük tepkiler gösteriyor ve her eylemde Hüseyin ÇELİK'i istifaya çağırıyordu.. Oysa ki ÇELİK , MEB tarihinin gelmiş geçmiş en iyi birkaç Bakanından birisiydi..

Hatta daha da ileri giderek şunu yazabiliriz...

Hüseyin ÇELİK , MEB'de heykeli dikilecek adamdır...

ÇELİK döneminde , adamın istediği kişiler bile bürokrat yapılmıyordu. Asker, yargı , medya , Anayasa mahkemesi , Yargıtay , Danıştay ve Köşk....

Bir düşünsenize o dönemi ...

ÇELİK , gerçekten sabırlı bir şekilde bütün baskılara rağmen çok büyük işlere imza attı...

EÇLİK , Samimi olarak 28 Şubat sürecinin aktörleri ve onların beslemeleri ile büyük mücadeleler etti ve kazandı.

Çünkü MEB'de bir ÇELİK'den önceki dönem vardır birde ÇELİK'den sonra ki dönem... MEB onun zamanında sil baştan olmuşve yeniden doğmuştur.. Şimdi aynı öğretmenler Ömer DİNÇER istifa etsin diyor…

Biz bu sözleri DİNÇER'den sonra gelen Bakanlar içinde duyacağız... Öğretmen camiasını en iyi biz tanırız…. Öğretmen idareciyi sevmez, Müdürden hoşlanmaz, İlçe Müdürü , İl Müdürü ve Bakan hakkında en büyük eleştirileri yine öğretmenlerimiz yapar… Öğretmenlerimiz alınmasın ama… En muhalif kesim öğretmenlerimizdir. Öğretmenlerimiz muhalefet edecek kimseyi bulamazsa kendi içlerinde sınıf - branş diye birbirlerine muhalefet ederler… Oda olmadı okullarda sendikalar aracılığı ile birbirlerine muhalefet ederler… Ömer DİNÇER konusunda ilk günden bu tarafa ısrarla üzerinde durduğumuz konu şudur… Ömer DİNÇER, Kabinenin , en zeki , çalışkan ve dürüst Bakanları arasında yer alıyor… Ancak ekibi eğitimden çok uzak ve çok zayıf… DİNÇER, yapı olarak ciddi , soğuk gözüken ve sosyal yönü basına yansıdığı kadarıyla çok olan bir kişi… Bu durumda gözlerin 2 numaraya çevrildiğinde MEB Müsteşarı Emin ZARARSIZ , hafta sonları bile Bakanlık Binasında sabah saat 09:00 da mesai de olacak kadar çalışkan olmasına rağmen , ZARARSIZ sosyal yönü ve iletişim konusunda Bakan Bey'i bile aratıyor… MEB'DE EN BÜYÜK SIKINTI KADRO SIKINTISIDIR... Milli Eğitim Bakanlığında en büyük sıkıntı Bakan Bey'in kadrosunun çok yetersiz ve eğitimden bihaber kişilerden oluşması… Burada yazacaklarımıza kimse alınmasın gücenmesin… Bakanlık Merkez Teşkilatında göreve getirilen Müsteşar Yardımcıları da dahil olmak üzere , Genel Müdürler ve Grup Başkanları çok yetersiz… İşine hakim ve tabandan gelen kişilerin yönettiği birimlerde hiçbir sıkıntının olmaması bir tesadüf olamaz… Karne döneminde olduğumuz için örneği MEB Bilgi İşlem Grup başkanlığından verelim. E - Okul sistemi üzerinde yüzbinlerce işlemin yapıldığı bir günde e-okul üzerinde tek sıkıntı gözükmüyor. E- Okul sistemi , e okul üzerinden yapılan eğitimler tek sıkıntı olmadan tıkır tıkır işliyor… Bakan Bey'in MEB'de en büyük kazanımı Bilgi İşlem Grup Başkanlığı birimi ve bu birim üzerinden yapmış olduğu projeler, eğitimler ve kurum içi yazışmalardır.. Bu birim üzerinden yıl içerisinde milyonlarca lira tasarruf edilmiştir. MEB'de hiç sorun gözükmeyen bir diğer birim ise Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak göze çarpıyor. Bakanlığın tüm parasının bu genel müdürlük üzerinden tasarruf edilmesi ve hizmet alınmasına rağmen basın yayın organlarına bir tane sorun yansımıyor. Paranın döndüğü en kritik yer olan Destek Hizmetlerinde eğer bir tane bile sorun gözükmüyorsa burayı yöneten kişiye bakmak lazım… Büyük ihtimalle bu kurumun genel müdürü finans ve işletme konusunda başarılı bir yöneticidir. Bakanlık içerisinde sorunsuz şekilde işleyen bunun gibi birkaç birim dışında kalan birimlerde ki yetersizlik göze çarpıyor. Eğitim - Öğretim , İnsan Kaynakları ve Bakan Bey'in katında bulunan üst düzey yönetici konusun da, MEB tabandan gelen kendini yetiştirmiş eğitimcilere öncelik verseydi Bakan Bey çok rahatlayacak ve kamuoyuna yansıyan sıkıntıların büyük çoğunluğu olmayacaktı. Burada ilk kez bazı gerçekleri açık açık yazalım… Temel Eğitim Genel Müdürlüğü makamında , yıllardır bu birimde Genel Müdür Yardımcılığı yapmış, İlköğretimle ilgili alanında tartışılmayacak bir kişinin bu birimden apar topar gönderilmesi kime yarar sağladı. Eğitek Genel Müdürlüğünde kurumun hafızası durumunda olan ve yıllarca burada Genel Müdür Yardımcısı olarak hizmet vermiş, tüm eğitim camiasının kabul ettiği Orhan EKİNCİ , neden MEB içerisinde değerlendirilmedi… MEB İçerisinde görev yapan İl Müdürlerinden neden faydalanılmadı… İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muhammer YILDIZ , gerek kişilik, gerek iş disiplini gerekse sosyal yönüyle MEB Merkez Teşkilatında en tepede görev yapacak kişilerden birisidir… Yine uzun yıllar öğretmenlik, çok uzun yıllar okul müdürlüğü ve yaklaşık 10 yıldır da İzmir ve Ankara gibi iki büyük şehri sorunsuz şekilde yöneten Ankara il müdürü Kamil AYDOĞAN , Bakanlık Merkez Teşkilatında üst düzey bir görevde düşünülemez miydi ? Milli Eğitim Bakanımız Sayın DİNÇER'in , akademisyen kökenli olduğu için en büyük takıntısının doktoralı yönetici olduğunu biliyoruz. Grup Başkanlığı seçiminde ısrarla doktoralı öğretmenlerin tercih edilmesi hataydı… Grup başkanlığı görevden alma ve yeni atamalarda doktorası olduğu halde bürokrasiyi ve MEB Merkez Teşkilatını tanımayan , kurum kültürüne uzak kişilerin başarısız olduğu gözlemlenmiştir. Bakanlık içerisinde Genel Müdür Yardımcılığı, Daire Başkanlığı ve şube müdürü olarak görev yapan çok değerli yöneticilerden yararlanılmalıydı.

Ömer DİNÇER'İN kurduğu ekip içerisinde vizyon ve bilgi birikimi olarak Bakanlığın gülen yüzü olacak , dışarıdan gelen eleştirileri pozitif algıya dönüştürüp topluma yansıma yapacak bürokrat sayısı yok denecek kadar azdır. Bakan Bey'e gelen eleştiriler konusunda bürokratları samimi bir şekilde insiyatif almıyor. Duruma göre eleştirel bakan kişilerin yanında yer alıyorlar. Ve yine duruma göre susuyorlar... Ömer DİNÇER, ekibinin arkasında ne kadar sağlam durursa dursun , ekibinin Ömer DİNÇER'in arkasında durma konusunda ciddi endişelerimiz var... Eğer ki DİNÇER , en tepeden başlayarak ekibinin arkasında Gladyatör gibi durmasa bu ekibi siyaset bir gün tutmaz.. Sonuç olarak ; Milli Eğitim Bakanlığında , Bakan Bey kadrosunu oluştururken işe göre adam değil , adama göre iş belirlemesi yaptığı için çok zayıf bir kadro ile çalışmak zorunda kalıyor… Milli Eğitim Bakanlığında Sayın DİNÇER'in başarısı eklip çalışması ve kurmayların a bağlıdır… Görev yaptığı süre içerisinde Cumhuriyet tarihi boyunca özlemle beklenen devrimlere imza atmıştır. Öğrencilerin serbest kıyafete geçmesi ve başörtü sorunun çözülmesi , yine öğrencilerimizin dinini ve kutsal kitabımız Kur'an- Kerim'i devlet eliyle okullarda öğrenmesi küçümsenemeyecek yeniliklerdir. 4+4+4 sistemi ile kesintili zorunlu eğitim ve İmam Hatip okullarının açılması , 28 Şubat sürecinde ki faşizm uygulamasının izlerinin ortadan kaldırılması mükemmel oldu. DİNÇER'in göreve geldiği günden bu tarafa müspet olarak yapmış olduğu çok büyük yenilikler ve değişim var… Bu yenilikler olurken mutlaka sıkıntılar ve sorunlar olacaktır… Türk Milleti ve özellikle de eğitim camiası gelenekçidir. Yeniliği kabul etme ve içine sindirme konusunda dirençlidir… Bu yüzden 4+4+4 sistemine ve birçok yeniliğe daha uygulamaya bile konulmadan gerek siyasi ve muhalif refleks olarak başkaldırı gerekse gelenekçi yapıdan gelen alışkanlıklar sebebiyle itirazlar ve tepki koymalar olacaktır… Bakan DİNÇER Devam Etmelidir…. Ak Parti Hükümetinin yıllardır gerçekleştirmeyi planladığı İmam Hatip Okulları , Öğrencilerin başörtü sorunu kısmen çözülmüştür. 4+4+4 sistemi ile eğitimde bir paradigma değişimine gidilmiş ve Eğitim sistemi sil baştan yeni müfredatla değişmiştir. Bu değişikliklerin yapıldığı ve yeni bir sistemin uygulanmaya çalışıldığı bir dönemde Bakan değişikliği Ak Parti'ye kaybettirir… Bakan Bey'in açıklamaları ve uygulamalarına eğitimciler ve sendikalar tepki koyabilir… Bakan DİNÇER , Tüm kesimleri asla memnun edemez… Atanamayan öğretmenlerin tamamının atamasını yapmadan ve her mezun olan öğretmeni işe almadan memnun edebilir misiniz ? Bütün öğretmenlerin nakillerini istedikleri yere yapmadan memnun edebilir misiniz ? Yada öğretmen maaşları ve eğitimcilerin maaşlarını yükseltmeden memnun edebilir misiniz ? Bakan DİNÇER , Ak Parti'ye oy kaybettiriyor sözleri tamamen hikayedir… DİNÇER'e en büyük tepkiyi gösteren ve eleştiren öğretmen camiasının bile yarıya yakını iktidar sendikası Eğitimbirsen'e üyedir. Yine bunun yanında ; İmam Hatip okullarını tekrar açarak vatandaşlara çocuklarının eğitimlerinde seçme hakkının tanınması.. Öğrencilere başörtü hakkının verilmesi.. Fatih projesi ve öğrencilere tablet dağıtılması.. Sınıflara akıllı tahta ve donanımların yapılması.. Ücretsiz ders kitapları ve maddi durumu iyi olmayan öğrencilere maddi destek.. Okulların dönem başlarında okul idarelerinin gözlerinin içine bakan ve devletin resmi okuluna kayıt olmak için milyarlarca lira ödeyen velilerden bu paraların istenmemesi… Velilerin kıyafet derdinden kurtarılması… Okullar Hayat olsun projesiyle , okulların vatandaşlara açılması…. Alo 147 hattı ile velilere dileklerini , isteklerini ve şikayetlerini birinci ağızdan dinleyecek şekilde bir hizmetin verilmesi… Bütün bunları vatandaş görmüyor mu ? Tabiiki görüyor… Vatandaş bunlardan memnun olmaz mı ? Ömer DİNÇER , Ak Parti'ye oy kaybettiriyor diye ortalığı ayağa kaldıranlar , ya atanamayan öğretmenler , ya muhalif sendika ve sivil toplum örgütleri yada bu değişim ve gelişimden memnun olmayan eğitimcilerdir… Ömer DİNÇER'in daha yapacağı çok yenilik ve değişim var.. - Öncelikle öğretmenler başta olmak üzere kıyafet seberstliğinin getirilmesi başörtü yasağının kaldırılması - Okullarımızın personel ihtiyacı ve kaynak sorunun çözülmesi - Öğretmen yetiştirme , yönetici yetiştirme,atama ve nakil gibi konularda İnsan Kaynakları Yönetiminin bilimsel nitelikte yeniden yapılandırılması ve gelecek 10 yılın planlanması ve oluşumu Sonuç olarak ; Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER'in değişmesi üzerine plan kuran başta üst düzey bürokratlar olmak üzere , sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin toplum mühendisliğini Başbakan yemez arkadaşlar… Başbakan'ın Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan en büyük devrim diye nitelediği 4+4+4 sistemi ve yenilikleri yaparken bu işleri Ömer DİNÇER'le yapmak istemesi bir tesadüfte olamaz… Ak Parti'nin Kızılcaham toplantısında Milli Eğitim Bakanlığı ve özellikle de Müsteşar Bey'le ilgili sıkıntılar dile getirilmiştir.Bu sıkıntıların büyük çoğunluğu da genelde eğitim sistemi üzerindeki sıkıntılar ve yol haritası değildir. Sadece atama ve isteklerle ilgili Bakanlığın zaman zaman vekillere ve siyasilere HAYIR demesinden kaynaklanan sıkıntılardır. Bu sıkıntılar üzerinde senaryo üretip SÖZCÜ gazetesinin manşetlerine Ömer DİNÇER'i haber yaptıranların dört gözle DİNÇER'in değişmesini beklemeleri iyi niyetli bir yaklaşım değildir… Başbakan'ın kabine revizyonunda ismi geçen Ömer DİNÇER'i , Gaziantep programına davet ederek beraber görüntü vermesi , Ömer DİNÇER gidecek söylentilerine bir cevap olsa gerek…

SONUÇ : Ömer DİNÇER Milli Eğitim Bakanı olarak devam eder, Müsteşarlık makamı için Sayın DİNÇER ikna edilirse bir değişim yaşanabilir

banner182
Son Güncelleme: 21.01.2013 11:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol