banner374
28 Mart 2013 Perşembe 03:03
Dinçer’in Mevzuat projesi neden rafa kalktı?
  Bir  çok  öneriye   rağmen   MEB , mevzuat  gelişimi yönünden  en kısır  dönemini  sayın Dinçer zamanında   yaşamıştır .

Görevinin   büyük   bir  kısmını  ve   enerjisini   Okullar   Hayat  Olsun  ve  kendisine  dahi  danışılmadan  yürürlüğe giren 4+4+4  sistemine   harcamıştırHer  iki  konuda  da  başarılara  imza atıldığını söylemek pek  mümkün değildir.

Sayın AVCI  MEB ’deki mevzuat  düzenlemelerine  el atarsa gerçek anlamda bir icraat gerçekleştirmiş olur.

Eğer bu el atma Yönetici Atama Yönetmeliği formatında olursa mevcut halde kalmak tercih edilecektir. Yöneticiye 8 yıl kımıldama diye yönetmelik çıkaranlar eminiz ki öğretmene, doğu batı demeden 30 yıl kımıldama diyebilir. Müdürlükte geçen süre puan olarak sayılmazken alt kademelerin sayıldığı bir yönetmeliği örnek alanlar öğretmen yer değiştirmesinde de öğretmenlik dışındaki süreyi esas alabilirler.

Peki mevzuat neden önemli?

Özellikle son yıllarda mevzuat MEB’deki en önemli sorundur. Eskiden bir başucu kitabına sahip bir yönetici yıllarca kurumu yönetebilirken son yıllarda değişen mevzuatların da sürekli değiştirilmesi nedeniyle değişim takip edilememektedir.

Bu durum mevzuatın etkilendiği kesimin geleceği planlamasını engellemektedir.

Örneğin;

1- 4+4+4 sistemi önceden planlansa ve gerekli mevzuat düzenlemesi yapılmış olsa idi bugün yaşanan sorun ve karmaşalar olmayacaktı

2- Şubat ayında özür grubundan yer değiştiren öğretmen eşinden çocuğundan ayrı kaldığı dönemde dokuz doğurmayacaktı.

3- Gelecekte ne olacağını bilmeyen yönetici okulla ve geleceğiyle ilgili planlamasını daha iyi yapabilecekti.

Tabii ki istikrar da önemli. Yani akşamdan sabaha değişen yada yargıdan dönen değil hukuk devleti ilkesine uygun olarak tüm paydaşları ortak müşterekte buluşturan düzenlemeler yapılması gerekir. Böylece uygulamada da istikrar yakalanmış olur. Bir öğretmen ne zaman yer değiştireceğini, bir müdür görev süresinin ne kadar olduğunu, bir veli çocuğunu nasıl ve nereye kaydedeceğini, bir öğrenci sınıfı hangi şartlarda geçebileceğini bilir ve baştan konulmuş kurallarla sınırlandırılmış olur.

Bir öğretmen düşünün ki atanırken bir yıl içinde eş durumundan yer değiştirebilirim derken bir yıl dolduğunda Şubat-Ağustos tartışmasıyla karşı karşıya kalıyor.

Bir yönetici düşünün ki iki yılını doldurduğunda boş olan bir okula yer değiştirebileceğini düşünürken bir anda köy yada beldelere gidebilme ile karşı karşıya kalıyor.

Bir şube müdürü düşünün ki ben bu ilden emekli olurum diye düşünürken birkaç il dolaşmadan emeklilik yok düzenlemesiyle karşılaşabiliyor.

Bir öğrenci düşünün ki iki yıl üst üste 12.sınıflara hastalık raporu verilirken kendisine sıra geldiğinde rapor isteniyor…

İşte MEB’deki temel sorun bu. Bu sorunları aşmanın yolları açık ve nettir. Fakat görülmektedir ki MEB yerinde saymaya devam etmektedir. Yayımlanalı daha bir ay bile olmayan yönetici atama yönetmeliği ile ilgili olarak sayın bakan çıkıp düzenleme yapıyoruz, komisyon kurduk diyor ve komisyondan hiçbir ses çıkmıyor. Sınavı kazanıp atama bekleyen on binlerce yönetici diken üstünde bekliyor. Ne olacak sorusuna cevap arıyor? Sorunun muhatapları kafalarını kuma gömmüşler, kerpetenle bile olsa ağızlarından laf alınamıyor.

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

Memurlar.Net

banner182
Son Güncelleme: 28.03.2013 03:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eğitimci 4 yıl önce

beyni erozyona uğramış dincerin tedavisi bittimi.