banner374
06 Haziran 2012 Çarşamba 12:46
Dinçer:'Tek Tip Eğitim Sisteminden Çıkıyoruz'
 Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Devletin tasarladığı ve tek tip bir eğitim sisteminden, giderek çeşitlendirilmiş, insanlarımızın ihtiyaçlarına uygun ve onların birey olarak kendilerini daha fazla gerçekleştirebileceği bir eğitim sistemini kurgulamaya çalışıyoruz'' dedi.

Bakan Dinçer, Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen Milli EğitimdeKalite Yönetimi Uygulamaları 8. Paylaşım Toplantısı ve Ödül Töreni'ndeyaptığı  konuşmada, toplam kalite fikrine sahip olmanın bile kendi başına birdeğer olduğunu söyledi. Kalite fikri üzerine odaklanan biryapının önemine işaret eden Dinçer, yaklaşık 4 bin okulda toplam kaliteyle ilgili bir fikrin işlenmişolmasının,  Milli Eğitim camiasının gelişimi açısından çok önemli bir yaklaşımolduğunu belirtti. ''Sunduğunuz hizmeti, o hizmeti alacakkişinin ihtiyaçlarına uygun olarak üretirseniz bir anlamı vardır'' diyen Dincer, bu perspektiftenbakıldığında kamu idaresinin ciddi sorunları olduğunu belirtti. 


Dinçer, şöyle devametti: ''Gerçekten de kamu yönetimi bizde dahaçok kapalı sistem bir anlayışla alışır ve onu vatandaşın ihtiyaçları için üretmez. Kendisi tasarlar,kendisi düşünür, kendisi doğru olan hizmeti sunar ve vatandaşın ihtiyacını neoranda çözdüğünü veya tatmin ettiğini çok fazla düşünmez. Çünkü devletdoğruyu bilendir, sunduğu hizmeti vatandaşın yararı için sunmuştur. Bu kapalıanlayışlar, aslında yönetimde toplam kalitenin ana fikrine ters bir yaklaşım tarzıdır.''Türkiye'de eğitim sisteminde yönetimkalitesini geliştirmek için çocuklara küresel düzeyde rekabet gücüne sahip bilgi ve yeteneklerinöğretilmesi gerektiğini kabul etmenin önemini vurgulayan Dinçer, sözlerini şöylesürdürdü:
''Halbuki bugüne kadar biz Milli Eğitimcamiası olarak ne yapıyorduk? Tek tip bir eğitim tasarlıyorduk. Çocuklarımızın bireysel farklılıklarınıgöz önüne almadan, onların ilgilerini hiç hesap etmeden, toplumun farklıkesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerine duyarlı davranmadan tek tip eğitim sunuyorve tek tipleştirici bir yaklaşımla bunu ele alıyorduk. Bu yaklaşım tarzıiçinde yönetimde kaliteden bahsetmek pek mümkün olmaz.''        
 

''Çalışmalar, eğitim sisteminin kalitesiüzerine kurgulanıyor''      
  

Milli Eğitim Bakanlığı'nda özellikle sonbir yıldır yaptıkları bütün çalışmaların eğitim sisteminin kalitesi üzerine kurgulandığınıbelirten Dinçer, ''Bakanlığın yeniden yapılandırılması, Fatih Projesi, Okullar HayatOlsun Projesi'nin başlatılması, 4 4 4 kanununun çıkarılmış olması, hatta 19Mayıs Bayramı kutlamalarıyla ilgili veya milli güvenlik dersi gibiuygulamaların tamamına baktığınızda, arka planda aslında yönetimde kalite fikrinipekiştirecek yeni bir felsefenin olduğunu görürsünüz'' dedi. Son yıllarda yaptıkları değişiklikle,eğitimde paradigmalarını değiştirmeye başladıklarını vurgulayan Dinçer, ''Devletin tasarladığıve tek tip bir eğitim sisteminden, giderek çeşitlendirilmiş, insanlarımızın ihtiyaçlarına uygun ve onların birey olarak kendilerini daha fazlagerçekleştirebileceği bir eğitim sistemini kurgulamaya çalışıyoruz'' şeklinde konuştu.        



"Yöneticiler, karar alıp astlarınaduyurmakla süreci yürütüyor''         
Okul yöneticilerinin, il yöneticilerinin,kendi astlarıyla ve karar verdikleri zaman etkilenecek herkesle karar almayı öğrenmesi ve bununiçin özel çaba sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Dinçer, bunun çocuğa,öğrenciye, öğretmene, çalışanların emeğine saygı duymak anlamına geleceğini dilegetirdi. ''Halbuki görüyorum ki bütün yöneticilerçok katı ve kaba şekilde, sadece karar alıp astlarına duyurmakla süreci yürütüyorlar'' diyen Dinçer,toplam kalite yönetimi için bunu tersine çevirmek, esas fikrin alt kademelerdengelmesi gerektiğini kaydetti. Ana fikrin katılım üzerine odaklandığıyapıyla halk odaklı yönetim fikrinin birbirinin ayrılmaz parçası olduğuna işaret eden Dinçer,''Milli Eğitim Bakanlığının merkez teşkilatından başlamak üzere herhangi birokulumuzdaki yönetime kadar her alanda öğretmenimizin, öğrencimizin, velimizinfikrinin, zihni potansiyelinin, kalitemizi daha artırmak, başarımızı daha geliştirmekiçin sürece dahil edilmesi gerekiyor'' dedi. 


''Takım ruhu oluşturmanın önünde pek çokengel var''  
      

Yönetimde kalitenin bir diğer unsunun datakım ruhu fikri olduğunu belirten Dinçer, ''Mutlaka herkesin bir masanın etrafına oturması,sorunun gündeme getirilmesi, ayrıntısıyla tartışılması ve hep birlikte birkararın verilmesi gerekir'' diye konuştu. Takım ruhunu yakalayamadan başarınınmümkün olayacağını dile getiren Dinçer, şunları söyledi:
''Ama maalesef ülkemizde takım ruhuoluşturmanın önünde pek çok engel var. Farklı siyasi partilerden, farklı ideolojilerden, farklı etnikyapıdan, farklı mezhep yapısında olmamız, farklı sendikalara üye olmamız birengel. Aslında hepimizin amacı ortaksa bunların hangisi o kadar önemliolabilir ki? Eğer biz bir amaca odaklanmışsak, Türkeğitiminin kalitesini geliştirmek istiyorsak, çocuklarımızın küresel düzeydeki rekabet gücünü artırmak,ulusal düzeyde piyasaya uyumlu eğitim yapmak, toplumumuzun beklentilerineve ihtiyaçlarına cevap vermek istiyorsak, çocuklarımıza toplumsal veahlaki değerleri kazandırmak, tarih şuuru, millet şuuru vermeyeçalışıyorsak, geriye kalanların ne anlamı olabilir ki?''


''Herkes saygı duyulmaya layıktır''    
    

Öğretmenlere ve idarecilere çok net birmesaj vermek istediğini belirten Dinçer, şunları kaydetti: ''Herkes hangi sendikaya üye olmakistiyorsa serbesttir. Ama o üyelik orada kalır. Okula girdiğimizde, öğrencimizin karşısına çıktığımızdabizim bir tek amacımız vardır, o okulun başarısını önce yerel düzeyde, sonraulusal ve uluslararası düzeyde artırmaktır. Sınıfa girdiğimizde bir tek amaçvardır. Çocuğumuza mümkün olduğu kadar öngördüğümüz bilgi ve yeteneklerikazandırmaya çalışmaktır. Okul idarecisiysek, okulda karşımızdakiherkes eşittir ve eşit haklara sahiptir. Herkes saygı duyulmaya layıktır. Herkesi bir arada tutmalı,herkese eşit davranmalıyız. Yöneticiyseniz, farklı sendikadan üye olanbirisine tavır koyamazsınız. Herkes sizin öğretmeninizdir, herkes sizinçalışanınızdır, aynı masanın etrafında bir araya gelmek ve başarılı olmak için çalışmakzorundasınız. Yöneticiyseniz, farklı bir partiden olmanız, daha önceki dönemlerdeatanmanız hiç önemli değildir. Önemli olan ortak amaca yönelik bir benimsemedir.Bütün arkadaşlarımın aslında bu duyguyu taşıdıklarını, Türkiye'ningeçmişten gelip birikmiş olan, aslında rasyonel olmayan duygu ve ayrımların içindeolmak istemediğini biliyorum. Ama bunu yönetim olarak da başarmalıyız.Aslında toplam kalite fikri bir felsefe, bir yaklaşım, bir ahlaktır.''
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, daha sonraKalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte kalite yönetim uygulamaları konusunda dereceye girenokulların yöneticilerine ödüllerini verdi.

banner182
Son Güncelleme: 06.06.2012 12:46
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol