banner374
07 Mart 2014 Cuma 11:08
Düşünen ve Düşündüren Öğretmen
 Samed Behrengi'nin, Aras Nehri'nde öldüğü -boğularak daha doğrusu suikaste kurban gittiği- yaştayım. Öğretmenliğin yanı sıra çocuk ve halk edebiyatının da ustalarından biri olan Behrengi'nin şüpheli ölümünün temelinde yazdığı masallar yatmakta. Her türlü baskı yönetimine karşı çıkmış, eserlerinde ülkesini zulüm çemberine alan Şahlık rejimini eleştirmiştir.
Ve neticede öldürülmüştür…
 
Şöyle bir bakıyorum, kendi memleketimin ahvaline. Direnen, eleştiren, karşı çıkan her birey fiilen olmasa da ruhen birer birer öldürülüyor. Bedenlerimizden kan akmasa da fikir suikastine kurban ediliyoruz. Özellikle ülkenin düşünen beyinlerini yetiştiren ve yapılandırmacı eğitimle stratejileri belirlenen öğretmenlerden "beyinsizce" davranılmasını beklemek ne büyük bir talihsizlik…
 
Sözüm ona düşünmesi istenilen nesle, üç maymunu oynamasını isteyen bir kitle yön versin deniyor. Eğitimci susarsa; eğitilen, ilim şerbetinden nasıl içsin. Ben öğretendim hani, hayata hazırlayan idim. Ne vakit makineleştirildim.
 
Eğitimde dikta rejiminin mevcudiyeti, "er mektubu görülmüştür" lerin "muallim beyni görülmüştür" e dönüşüyle hissedilir oldu. Hoş, zaten uzunca bir süredir biz öğretmenlere şahsiyet (!) kazandırma sevdalılarından da demokratik bir eğitim yönetimi beklenemez ya!

Yakında eğitim yuvalarının başına getirilecek müdürlere ve aday öğretmenlere sözlü mülakatlar geliyor. Buradaki, adalete epeyce yabancı olan “sözlü” kelimesinin anlamını izah edeyim: Mevcut egemen güçlere “kız” babası; menfaatçi ve liyakatten bihaber kesime de “görücü” diyelim. Bu ikili arasındaki adil olmayan alıp vermenin ön protokolüdür sözlü. Kapıda bekleyen diğer görücüler ise; egemen güçlerin herhangi bir örgütüne mensup olmadığı için eli boş dönmek zorunda kalanlardır.

Şimdi, siz diğer adayları tartmadan söz keseceksiniz, biz eğitimciler de susacağız. Siz kılıç kaldıracaksınız, biz ferman padişahındır deyip, boyun eğeceğiz.

Öylemi dersiniz?

Ya yapmazsak…

Bilmem ki bizi de Aras'ta mı boğarsınız, yoksa sille tokat kovar mısınız?

Bildiğim şu ki, ben ilkokuldayken eğitimi kimler yönetiyordu bilmiyorum ama ilkokul öğretmenimin alnındaki çizgileri dahi hatırlıyorum.
 
Siz de unutulacaksınız, ama ülkemin çocukları düşünen ve düşündüren öğretmenlerini unutmayacak!
 
                                                                                                            Mehmet DEMİREL
                                                                                                       Anadolu Eğitim Sendikası
                                                                                                               Konya İl Başkanı
banner182
Son Güncelleme: 07.03.2014 11:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
özgür 3 yıl önce

kaleminize sağlık, ülkemizin ve eğitim sisteminin içinde bulunduğu duruma özetle çok güzel değinmişsiniz. umuyorum ki ataması yapılmayan aynı meslek grubundan 300bini aşkın öğretmen olarak bizlerde üzerimize bir takım vazifeler çıkartırız bu yazınızdan. çünkü artık buna önce kendimizin daha onrada bize güvenenlerin ihitiycı var...