banner374
01 Mayıs 2013 Çarşamba 08:05
Eğitim Camiasının Gönlü Kırık, Cebi Boş
 Karşılaştığımız her sorunda kalıplaşmış bir deyim olan ?Her şeyin başı eğitim? sözünü kullanarak tepki koyarız, hatta büyük düşünürümüz C.Y. ? Eğitim şart? demeseydi halimiz nice olurdu.


Söz halden açılmışken nasılsa eğitim çalışanlarının halini soran yok, sağ olsunlar değerli büyüklerimiz halimizi ortaya koydular, bütün memleket halimizi biliyor sayelerinde?

Öğretmenler yan gelip yatıyor..
Haftada 15 saat çalışıp para kazanıyorlar, 3 ay tatil yapıyorlar
Okeye dördüncü olmak için okuldan kaçarak uzaklaşıyorlar.
Öğretmenler başarısız ve yetersiz..
Şikayet hattımız var siz öğretmenleri şikayet edin biz hal ederiz..

Bu hali pür melalimizi uzatabiliriz, hatta bir ara ülkedeki her sorundan biz sorumlu hale getirilme noktasına geldik.


Ve bunda bir önceki Milli Eğitim Bakanımızın katkısı azımsanmayacak düzeydeydi. 
Ve yeni bakanımız geldi, biz yeni ümitler beslemedik, sadece dua ettik, ne olur Allahım gelen gideni aratmasın. Başka bir beklentimiz yoktu.


Çünkü linç edilmiştik, herkese eşit işe eşit ücret dendiğinde diğer kamu çalışanları gibi maaşlarımıza zam istemiş, mağdur edilmemeyi ummuştuk.


Biz sadece okulda iş yapmıyoruz, evlerimizde devam ediyoruz hayatımız mesleğimizdir ,
Siz bir çocuğunuzla ilgilenemezken biz 50 çocuğu, çocuğumuz bilip, onları yetiştiriyor ve onları güzel bir geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz,
Dertleriyle dertlenip, yüzlerindeki tebessümle mutlu oluyoruz demeye kalkıştık sadece.



Eğitimde bir dönüşüm ve değişim gerçekleştirildi. 4+4+4 dendi ve altyapı ve hazırlık olayına dikkat edilmeden hayata geçirildi.


Ve bakanlık yetkilileri açıklama yaptı, teori mükemmel bu yürümezse sorumlu öğretmenlerdir.
Biz her sorunun üstesinden geldik ve yoluna koyduk işleri.



İşte bu haldeyken biz, Sayın Bakanımız Nabi AVCI bir açıklama yaptı,
"Karar vermek ve tercih yapmak zorunda olmadığınız yerde siyaset olmaz. Karar vermek ve tercih yapmak istediğimiz, eğitimle ilgili alternatiflerimizin, tercihlerimizin olduğu yerde eğitim siyaseti vardır, yani siyaset vardır. Eğitim siyaseti de toplumsal ve ekonomik alanlardaki siyasetten bağımsız olarak ele alınamaz. Türkiye'de bugün bizler, eğitim siyasetinde önemli kararlar vermek, tercihler yapmak zorundayız. Biz sürdürülebilir bir toplumsal ve ekonomik kalkınma için eğitimde tercihler yapmak zorundayız."


Kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolara, ihracatı 500 milyar dolara ve dış ticaret hacmini bir trilyon dolara çıkarmanın, işsizlik oranını yüzde 5'lere indirmenin, nüfusun eğitimiyle, eğitimin niteliğiyle ilgili olduğunu belirten Avcı, "Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi, Türkiye'nin orta gelir tuzağından çıkması, yeni tercihler yapmamızı gerektirmektedir. Türkiye'nin 10, 20 yıl sonra sosyal ve ekonomik kalkınma açısından nerede olacağı, bugünkü eğitim siyasetinin ne olacağına bağlıdır" diye konuştu.



Bu tercihe saygı duyuyor ve sonuna kadar katılıyoruz sayın Bakanım. Ve destekte veriyoruz.
Biz biliyoruz ki gelecek bizim ellerimizde şekillenecek.


Ama ortada ufak bir sorun var, bizler kırıldık. İtibarsızlaştırılıp toplumun günah keçisi haline getirildik, ve gerçekten kariyerimiz, eğitimimiz ve donanımıza ters orantılı hakaret sayılacak bir ücretle ve şartlarda çalışıyoruz.


Sizden beklentimiz bu duruma yönelik adım atmanız ve en azından helallik almanız.
Yada bu olmuyorsa 24 Kasım Öğretmenler Gününü yılda birkaç keze yayıp bir günlükte olsa iyi şeyler duymamızı sağlamanız. 

Bu tercihiniz değilse, bilin ki 1 Mayıs Dünya Emekçiler Gününe yaklaştığımız bu günlerde biz tercihimizi yaptık.


Bir harfin karşılığını beklemeden öğretmeye devam ediyoruz, kimsenin köleliğini istemden, sadece zincirlerimizin biraz gevşetilmesini istiyoruz. Bunu çocuklarımıza daha faydalı olmak için istiyoruz.



Sevmek yürek ister ya, öğretmenlikte idealistlik ve sevgi ister. Yüreğimizi ortaya koyuyoruz. Biz çocuklarımızı seviyor, onların geleceği oluşturmasında emeğimiz olduğu için kendimizi mutlu his ediyoruz.
Biz hayatımızda tezek görmesek te, tezekle soba yakıp, okulların badana ve boyasını tamiratını yapıp, orda çocukların gülen yüzünü görmeyi en büyük ücret sayıyoruz.


Tercihimiz bizim karanlıklara mum misali, kendimizi bitirsekte aydınlık olmaya devam etmek yönündedir.
Bu vesileyle bütün emekçilerin 1 mayıs Dünya Emekçiler Günü kutlu olsun.


Emek kutsaldır, değerini biz biliyoruz ve mücadelesini yapıyoruz. Emekçilere saygılarımla..


Bünyamin KURT
b_nesimoglu@hotmail.com

banner182
Son Güncelleme: 01.05.2013 08:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol