banner374
07 Aralık 2012 Cuma 20:00
Eğitimin Yükü Okul Müdürlerinin Omuzlarında

  Bu yazıyı kaleme alırken bir öğretmen gözüyle okul müdürlerinin eğitim camiasında üstlendikleri rolü ve omuzlarında taşıdıkları ağır yükü dilim döndüğünce aktarmaya çalışacağım….

 

      Şunu hemen belirtmeliyim ki bu yazıyı okuyan meslektaşlımın  bir kısmının “müdürler yaptıkları bu görev karşılığında ek ders almıyorlar mı ,tabii ki bu ağır yükü taşımak zorundadırlar “diyecekler….Ya da “müdürler kendi istekleriyle bu görevi tercih etmişlerse bu yük bu bedene ağır geliyor deme haklarına sahip değildirler” diyeceklerdir. Konuya yüzeysel olarak baktığımızda bu tür sitem ve söylemlerin kısmen de olsa doğru olduğunu kabullenebiliriz…Ancak mesleğimiz gereği eğitmeye çalıştığımız,şekillendirip geleceğine yön verdiğimiz unsur,insan olunca duruma bu kadar basit ve sıradan bakamayız.Zira sadece alınan ücret karşılığında  yapılan işler, ya da bir tür yarış içinde elde edilen makam-mevki ve statüleri korumak için yapılan çalışmaların kalitesi ve niteliği herkesin malumudur.Bu tür anlayışlar çok sığdır, kişiyle sınırlıdır,toplumdan kopuk,başarıdan uzak,manevi değeri çok düşük çalışmalardır.Dolayısıyla bir maddi menfaat karşılığı yapılan eğitim-öğretim faaliyetlerinin hiçbir ilerleme sağlayamayacağı bilinen bir gerçektir. Aksine, eğitim-öğretim faaliyeti özveri gerektiren ,hayalleri,düşleri gerçekleştirmek için hiçbir zorluk ve engeli tanımayan,yeri geldiğinde maddi hiçbir karşılığı olmayan çalışmalardır.

 

       İşte tam da bu noktada son zamanlarda özellikle de “okul aile birliği marifetiyle toplanan bağışlar”  konusuyla isimleri sık sık gündeme gelen okul müdürlerinden bahsetmek istiyorum. Yurdun mahrumiyet bölgelerinde çalışırken bir öğretmen olarak 1 Temmuz gününü iple çektiğimi hiç unutmam.O gün geldiğinde hiç arkama bakmadan Anadolu'nun tozlu topraklı yollarına düşerdim. Hem de 1 Eylül günü yapacağım geri dönüşü yüreğimde sır gibi saklayarak…Sonra o cehennem sıcağında uzak köy okulunda yapayalnız kalan okul müdürünü düşünürdüm hep…Bunun bir görev ve ücret karşılığı yapılan  bir iş olduğu aklımın ucundan bile  geçmezdi.Sadece yaz boyunca o okulun açık olması gerektiğinden orada durmak zorunda kalan biri olarak görürdüm okul müdürümü….

 

      Okul müdürü; bir yandan İlçede, İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Kaymakamlıklar,İlde İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve Valilikler, en nihayetinde de Ankara'da Bakanlıktan gelen emirleri,resmi yazışmaları yerine getirmek için çabalarken ;diğer taraftan okulda öğretmenlerin ,öğrencilerin ve velilerin istek ve şikayetlerini yerine getirmeye çalışmasıyla eğitimin odak noktası olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.Öte yandan tüm resmi sınavlarda öğrenci velisi dahil herkes sadece sınav sonuçlarıyla ilgilenirken okul müdürü sınavlarla ilgili tüm iş ve işlemleri gece gündüz demeden takip eder ve bu işlemlerin sorumluluğunu üstlenir.Sonra yaz boyunca tatil yapmayı bir tarafa bırakın öğrencilerin okulda olmadığı bu günleri her türlü tadilat ve onarım için değerlendirmeye çalışır.Okulu boyatır -ki bazen kendisi de fırçayı eline alır boyayı yapana eşlik eder- çevresini düzenler, eksiklikleri giderir,bir bütün olarak okulu tam bir kültür merkezi haline getirmeye çalışır.  Tüm bu işleri yaparken okulda kaldığı süre içerisinde aldığı ücreti aklından bile geçirmez.Onun için en büyük ödül öğrencilerinin severek,eğlenerek başarılar elde etmek için koşarak geldikleri bir okul yaratmaktır..Tabii ki tüm bunları söylerken şu şerhi de mutlaka koymak lazım.Okulu tabir-i avam ile babasının çiftliği gibi gören,mesai saatlerinde okuldan çok vaktini başka yerde geçiren ,ya da okuldaki odasına kapanıp okuldan bihaber olan,yeniliklere kapalı,gelişimi reddeden,karanlığa mum yakacağına durmadan küfreden sözüm ona müdürleri işgal ettikleri koltuklardan inmeye davet ediyorum..

       Kısacası eğitim sürecinde var olan  her kişi/ kurum,mutlaka çok önemli işler ifa etmekte ve insanlığa hizmet ederek  adını ölümsüzleştirmektedir. Ama yukarıda yaptıkları işlerin çok az bir kısmını anlatamaya çalıştığım okul müdürleri,üstlendikleri görev eğitim camianın lokomotifi olduklarını gönül rahatlılığıyla söyleyebilirim…

 

      Eğitimin yükünü o dik omuzlarında taşıyan ve her türlü yeni uygulamaların ilk mağduru olan  ,bu öğretim yılı ile birlikte sabah ezanıyla okula varıp akşam ezanıyla evine dönebilen değerli müdürlerimize sabırlar ve  başarılar diler,her birinin bu ülkenin en saygın eğitimcileri olduğunu mutlaka bilmelerini isterim.

İbrahim KAYA


Kaynak: ibrahim kaya

banner182
Son Güncelleme: 07.12.2012 20:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
gül 4 yıl önce

bu dediğiniz şekilde olan okul müdürü kaç tane acaba geneli kraldan kral dediğim dedik .insana saygı yok hak aradığında ben müdürüm istediğimi yaparım diyen çoğunluk

Avatar
ahmet 4 yıl önce

derse gelmeyip hanımını gezmeye götüren sonrada imzalayıp zıkkımlanan idareciler unutuluyor herhalde hatta öğretmen açıktayken 6 saat üstü derse giriyormuş gibi yapanlar ne olacak

Avatar
elif 4 yıl önce

adı idareci kendi piskopat kişilik bozukluğu olan yığınla müdür var. kendinin hatalarını örten yüzüne yalakalık yapan öğretmenler iyi hakkı gözeten öğretmene her türlü zorluk çıkarılır.müdürlere yaraanmak için yalakacı olmak lazım

Avatar
zekeriya 4 yıl önce

evet arkadaşlar .malesef işini hakkıyla yapan müdürler istisna çoğunluk dediğiniz gibi hele de ihl lerinde yığınla

Avatar
eğitimin en büyük sorunu 4 yıl önce

idareciler ne öğretmeni dinlerler ne iletişim ve hitabetleri vardır...ne yükü be...ancak bir koltuk sevdası