15 Ekim 2019 Salı 19:08
En Güzel, Öğretmen - Öğrenci-Veli Diyalogları...

Biliyor musunuz, ben bir öğretmenim. İnsanların en değer verdiği, kimi zaman taptıkları varlıklara bir şeyler öğretmeye çalışıyorum. Ama matematik, Türkçe dışında bütün kaprislerle ilgileniyorum. Şimdi öğretmenlik yaptığım dönemde yaşadığım trajikomik diyalogları anlatacağım. Kullandığım isimler kimseyi rencide etmemek adına sahtedir.

**

Pazar sabahı saat 8’de bir velim tarafından görüntülü arandım. Sebebi şuydu: “Öğretmenim günaydın. Bugün Defne’nin doğum günü de ne giyeceğini size sormak istedi, o yüzden aramıştık.”

**

Yeni bir kurumda çalışmaya başladığımda içim kıpır kıpırdı. Hayallerim vardı ve idealist bir öğretmendim. Herkesin hayatına dokunacaktım. Yeni öğrencilerimle tanışmış ve okulun üçüncü gününe gelmiştim. Müdür beni odasına çağırdı, şaşırdım ve gittim. Aramızda geçen monolog şu şekildeydi:

“Şafak’cığım bir velimiz sabah seni otoparkta esnerken görmüş ve çok rahatsız olmuş. 'Öğretmenimiz uyumuyor sanırım' dedi, çok utandım. Lütfen bundan sonra esneme ve akşam 21.00-21.30’dan sonra dışarıda görünme. Şimdi çıkabilirsin, iyi dersler.” 

Muhtemelen bu monoloğu uydurduğumu düşünüyorsunuz. El birliği ile eğitimi bu noktalara taşıdığımızı utanarak anlatıyorum.

öğretmen-veli-toplantı-görüşme.jpg

**

Çalıştığım ilk kurumda ise mutlu başlangıçlara adım atacağımı düşünerek okula gitmiştim. İlk dersim boştu, öğretmenler odasında tek başıma otururken koordinatör aradı ve şunları söyledi: “Öğretmenler odasında poğaça vs. yemek öğretmenlere yasak, yeni başladığın için bilgi vereyim dedim.”

Söylediklerinin yetmediğini düşünerek sonra yeniden aradı ve “Ağzın dolu gibi, kahvaltı yapmıyorsun değil mi?” diye sordu.

Hala bunun sebebini düşünüyorum. Ama bulamadım.

Öyle ya; bir öğretmenin boş dersinde, öğretmenler odasında poğaça yemesi, eğitime ne gibi bir zarar verebilirdi ki?

***

sözleşmeli öğretmen.jpg

Hava çok güzeldi ve öğrencilerimi bahçeye çıkarmıştım. Bir öğrencimi sinek ısırmış, fark etmedim. Eve gittiğimde annesi aradı “Şafak Hanım, Berk’i sinek ısırmış” dedi. Alerjik bir durum olup olmadığını sordum. “Yok hayır, ufak bir sinek ısırığı. Ben size şeyi soracaktım, sineği gördünüz mü acaba?”

Evet akşam saat 9’da sineği görüp görmediğimi sormuştu velim.

***

Bir öğrencim sürekli defterini unutuyordu. Okul açılalı iki hafta olmuştu ama öğrencim hala defterini temin etmemişti. Annesini aradığımda ise şöyle bir ifadeyle karşılaştım: “Tamam IBAN gönderin, parayı yatırayım, öğle arasında bir kırtasiyeden defteri alın.”

Bu ifade bir öğretmene söylenmiş sıradan bir söz olarak gelebilir ama bence gelecek neslin ne hale geleceğinin içler acısı bir göstergesi.

Şafak Coştu

kaynak: Posta

Son Güncelleme: 15.10.2019 19:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.