banner374
10 Mayıs 2013 Cuma 08:53
Görevde yükselmede hülleye yargı engeli!
 Görevde yükselme eğitim ve sınavına girip başarılı olunması şartı aranan bir kadroya atanması düşünülen kişinin, bu şartların aranmadığı daha üst bir kadroya atandıktan sonra sınavsız şekilde diğer kadroya geçirilmesinin sağlanması durumlarıyla da karşılaşılmaktadır.
Devlet memurları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde görev yapan sözleşmeli personelin, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, görevde yükselmesinin ve unvan değiştirmesinin usul ve esasları “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik ile, görevde yükselmelerde kısmen de olsa kayırmacılığın önüne geçilmiştir.
Yönetmeliğe göre;
-Müdür, Şube Müdürü, Başmühendis, Araştırmacı, Eğitim Uzmanı, Uzman, Müdür Yardımcısı, Çözümleyici, Programcı, Şef, Amir, Memur, Muhasebeci, Bilgisayar İşletmeni, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Şoför ve bu unvanlarla aynı düzeylerdeki görevlere yapılacak atamaların, görevde yükselme eğitimi sonunda girilecek sınavda başarılı olan adaylar arasından başarı sırasına göre yapılması gerekmektedir.
-Bir unvandaki personelin aynı alt gruptaki diğer unvanlara veya daha alt unvanlara atanmasında görevde yüksele eğitimi ve sınavı şartı aranmamaktadır.
Görevde yükselmede hülle
Atama için gerekli şartları taşıyanların görevde yükselme sınavı şartına bağlı olmayan unvanlara doğrudan ataması yapılabilmekle birlikte, bazen bu uygulamanın, görevde yükselme suretiyle atama yapılması gereken kadrolara sınavsız atama yolu olarak kullanıldığı da görülmektedir.
Örneğin;
-Şube Müdürü kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme eğitimine girmek ve yapılacak sınavda duyurulan boş kadro sayısı ölçüsünde başarılı olmak gerekmektedir.
-Daire Başkanı kadrosuna atanabilmek için ise görevde yükselme eğitimi ve sınav şartı bulunmamaktadır. (Kurumların özel düzenlemelerinde aranan şartlar hariç olmak üzere) genel olarak lisans mezunu olan ve en az 10 hizmet yılı (önlisans mezunları için en az 12 yıl hizmet) bulunan memurlar, hangi unvanda bulunurlarsa bulunsunlar doğrudan Daire Başkanı olarak atanabilirler.
-10 yıl hizmeti bulunan lisans mezunu bir memurun, görevde yükselmeye ilişkin şartları yerine getirmeden Şube Müdürü kadrosuna atanmak istenmesi halinde, memur önce Daire Başkanı kadrosuna atanmakta, sonra da bu görevden alınarak (bu görevde belli bir süre çalışma şartı olmadığından, atama ve alma işlemi aynı gün de gerçekleştirilebilir) Şube Müdür kadrosuna atanabilmektedir.
Bu uygulama diğer unvanlar için de söz konusu olabilmekte, özellikle de istisnai memur kadrolarına alınan ve kısa süre sonra başka kadrolara naklen atanan personele ilişkin uygulamalarda daha sık rastlanmaktadır.
Belli görevlere atanmanın kurallara bağlandığı bir sistem getiren Yönetmeliğin normal koşullarda işletilebilecek bir hükmünün, sistemi bozacak şekilde eşitliğe ve uygulama birliğine aykırı olarak kullanılmasının hakkaniyete uygun olmayacağını düşünmekteyiz.
Bu uygulamalar hukuka uygun mu?
Benze bir uygulamanın dava konusu edilmesi üzerine Yargıtay 4.Ceza Dairesi tarafından verilen bir kararda, bu şekilde hareket edilmesinin işlemi yapanlar açısından “görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir.
İşte O karar;
ÖZET : Görevde Yükselme Yönetmeliğinin hükümlerini etkisiz kılmaya yönelik olarak, bu koşullara tabi olmayan üst görev niteliğindeki görevde hizmetlerinden yararlanılmadan, kısa süre sonra sınav koşulu olan ast görev niteliğindeki görevlere atama biçimindeki danışıklı ( muvazaalı ) işlemler sonucu ataması yapılanlara haksız kazanç sağlayan ve atama bekleyen kişilerin mağduriyetine yol açan eylemlerinde suçun oluştuğu hakkında.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.03.2009 tarih ve E:2007/5472, K:2009/5171 sayılı Kararı
DAVA :
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR :
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde görevli olan sanıkların, Y. Ş., A. in ve H. İ.'in ilçe müdürlüğü ve şube müdürlüğüne atanabilmek için gerekli görevde yükselme eğitim ve sınavında başarılı olma koşulunu öngören D. Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 2 ve 11.maddeleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliğinin 9 ve 10.maddeleri hükümlerini etkisiz kılmaya yönelik olarak, bu koşullara tabi olmayan üst görev niteliğindeki il müdür yardımcılığına atamalarını yaptıktan sonra bu görevde hizmetlerinden yararlanılmadan, kısa süre sonra sınav koşulu olan ast görev niteliğindeki ilçe müdürlüğü ve şube müdürlüğüne atanmaları biçimindeki danışıklı ( muvazaalı ) işlemleri sonucu ataması yapılan bu görevlilere haksız kazanç sağlayan ve eğitim ve sınava katılarak başarılı oldukları için atama bekleyen kişilerin mağduriyetine yol açan eylemlerinde atılı suçun oluştuğu gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
SONUÇ :
Yasaya aykırı ve katılan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


banner182
Son Güncelleme: 10.05.2013 08:53
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol