banner374
01 Mayıs 2012 Salı 21:26
İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Görevde Yükselmeye Tâbi Bir Kadro Değil Midir
  Bizler elbette ki MEB’de işlerin düzgün yürütülmesinden yanayız. Bunu da ancak asil insanların yürütebileceğini biliyoruz. Bu “asil” kelimesinden kasıt sadece mevzuata göre şartları tutan kişinin atanması veya geçici görevlendirilmesi değildir. Bu kişilerin asil davranabilmeleri, yani asaleti, yani adaleti, yani Devleti koruması anlaşılmalıdır. Göreve başlar başlamaz bazılarının yararını ve diğerlerinin de zararını hedef tutan davranışlarda bulunanların “asil” davrandıkları söylenemez. Bu davranışta bulunanların asaletle ilgisi olmadığı gibi aynı zamanda disiplin suçu işlediklerini belirtmek isterim. Mümkünse bütün çalışanlar kucaklanabilmeli. Huzurlu ve güvenli bir ortam oluşturulmalıdır. Aksi hareket edenlere müsamaha gösterilmemelidir. Yoksa asaletten ve adaletten bahsetmek abes olur. Fakat özellikle 2008 yılından sonraki liyakatsiz ve asaletsiz uygulamalarla asalet ve adaletin rafa kaldırıldığı görülmüştür. 

Geçici Görevlendirmelerle Çiğnenen Yasalar

Özellikle 2008 yılından sonra şişirilen geçici görevlendirmelerle, olmayan kadrolara geçici görevlendirmeler yapılarak 657 sayılı Kanunun Ek 8 ve 9. Maddeleri (25/02/2011 tarihinden sonra ek 8.maddesi) ve bunlara dayanılarak çıkarılan ve 15/06/2011 tarihinde yürürlükten kaldırılan Devlet Memurları Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliği yüzlerce defaçiğnenmiştir.

Geçici bir görevlendirme için boş bir kadro olması gerekirken dolu kadrolara geçici görevlendirmeler yapılmıştı. Hem de 7 kadroda 17 kişi çalışacak kadar…

Önceki haliyle 2 yılı, 25 Şubat 2011 tarihinden sonra bir yılda 6 ayı geçmemesi gereken geçici süreli görevlendirmeler ne hikmetse kesintisiz olarak 9-10 yılı geçmiştir.

  Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şartına rağmen Eğitim Öğretim Sınıfındaki bir memur Genel İdare Hizmetleri sınıfındaki bir kadroda geçici süreli olarak görevlendirilmiş ve uzun süre kalmıştır. Üstelik bunlara, 652 sayılı KHK yayımlanmazdan önce asil yöneticilerden daha fazla ek ders ücreti ödenmiştir.

Bu yanlış görevlendirmeleri teklif eden, uygun görüşle arz eden ve onaylayanlar hakkında yasal işlem yapılması hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Fakat sorumlular hakkında bugüne kadar geçen süre içerisinde yasal işlemlerin yapıldığı yönünde her hangi bir haber, Kamuoyuna yansımamıştır.

 İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin Atanmaları?

27 Mart 2012 tarihinde, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasına “ilçe müdürü kadrolarına” ibaresi eklenerek yapılacak atamalarda bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bunu MEB açısından değerlendirecek olursak; ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılacak atamalarda “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” hükümleri uygulanmayacaktır. Zaten buna gerek de yoktu. Çünkü MEB Personeli Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği özel olarak hâlâ yürürlüktedir. Bu Yönetmeliğin “Görevler arası geçişler” başlığı altındaki 25.maddedeki şartları taşıyanlar ilçe milli eğitim müdürü olarak atanabilecektir. Buna göre; 

             -Asaleten şube müdürü görevinde en az iki yıl görev yapmış olanlar,

             -(A) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az üç yıl veya (B) tipi eğitim kurumlarında asaleten müdür olarak en az beş yıl ya da (A) tipi ve (B)  tipi eğitim kurumu müdürlüğünde toplam en az dört yıl asaleten görev yapanlar, ilçe millî eğitim müdürü olarak atanabilecektir. 

             -İlçe millî eğitim müdürlüğü görevlerine atanacaklarda aranan diğer şartların yanında öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olma şartı ayrıca aranmaktadır. 

İl millî eğitim müdür yardımcısı olarak asaleten görev yapmakta olanların istemeleri halinde ilçe millî eğitim müdürlüğüne geçişleri yapılabilecektir.

            Bu görevler arasındaki geçişlerin uygulamasının nasıl yapılacağı konusunda her hangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bu ise idarenin hukuki kusuru olacaktır.  

Bir Konunun Yasal Olması Ayrı, Hukuki Olması Ayrıdır

  Halihazırdaki mevzuat hükümlerine göre boş bulunan ilçe milli eğitim müdürlüğü kadrolarına atanma şartlarını taşıyanlar arasından ihtiyaç duyulan yöneticilerin seçimi ve atama yapılması takdiri Bakanlığımıza aittir.

            Ancak, hiç bir idare mutlak-sınırsız bir takdir yetkisine sahip değildirve bu yönden İdari Yargı denetimine tabiidir. İdarenin, takdir yetkisi sınırlarını mevzuatla belirlemiş olması gerekmektedir. Duyuruya çıkma ve başvuru şekil ve şartları ile değerlendirme ölçüleri konusunda her hangi bir düzenleme yapmamıştır. MEB, bu kadar boş kadroya birden bire atama yapması halinde takdir yetkisini aşarak keyfi uygulama yapmaktan ilgili sendika/lar ya da gerçek kişiler tarafından dava edilebilecektir. Bu yüzden MEB ile taraflar arasında uzlaşma sağlanmalıdır. 
 

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Kadrolarına Yapılacak Atamalar “Görevler Arası Geçiş” Sayılır mı?

Bu düzenleme her ne kadar bu başlık altında yapılmış olsa da bir “görevler arası geçiş”ten çok “görevde yükselme” olarak uygulanmaktadır. Birbirlerine denk olan il milli eğitim müdür yardımcılığı ile ilçe milli eğitim müdürlüğü görevlerinde bulunanların istemeleri halinde geçiş yapmaları hususunun bu başlık altında düzenlenmesi uygundur. Üst görevlerden alt görevlere geçişler de uygundur. Fakat okul müdürlüğünden ya da şube müdürlüğünden ilçe milli eğitim müdürlüğüne yükselmeler her ne kadar bu başlık altında düzenlenmiş olsa da; uygulamada “görevde yükselme” kapsamındadır. 

Çatışma Ortamı Oluşturulmamalı

Gerginlik politikası sonucu çatışma ortamlarının oluşturulması Türk Milli Eğitimine yıllardır zarar vermektedir ve vermeye devam edecektir. Atanan kişilerin şucu, bucu olarak algılanmasına, eğitim camiası arasında kabul görmemesine, makamların saygınlığının kaybolmasına sebep olacaktır. Personel arasında saygı-sevgi bitecektir.

MEB, öğretmenlerin yer değiştirerek atamaları konusunda bir sistem oturtmuştur. Bu sistem bütün bakanlıklardan daha mükemmel işlemektedir. Aynı sistem bütün eğitim yöneticileri için de uygulanabilecekken, çeşitli saiklerle uygulanamamaktadır. 

Velhasılı;Devletimizi tüm kurum ve sistemiyle çalışır kılmalıyız. Personelimizin haklarını kendimiz teslim etmeliyiz. Yargı gibi başka kurumlara başvurmayı mümkün olduğunca azaltmalıyız. Sayın yetkililerimizin öncelikle kendilerine, emri altındakilere, göreve getirdiklerine ve getirmediklerine karşı asil ve adil davranmaları dileklerimle… 


 Ali COŞKUNER

Eğitim Yöneticisi
banner182
Son Güncelleme: 01.05.2012 21:26
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eser 4 yıl önce

ilçe milli eğitim müdürlüğüne atanma şartları nelerdir.