banner374
23 Eylül 2012 Pazar 16:47
İlgilisine Önemli Duyuru!

 Eğitim Fakültesi / Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği'nden mezun olanlar,

İslam Enstitüsü'nden diploma alanlar,


Yurtdışında İlahiyat eğitimi almış ve denkliği kabul edilmiş olanlar,


İlahiyat Fakültelerini bitirenler!


İster müftülük, vaizlik, imamlık, müezzinlik, müdürlük, fabrikatörlük, işçilik, sanatkarlık, gazetecilik olsun her ne yapıyorsanız işinizi yapmaya devam ediniz.


Bu arada durumunuza göre haftanın bir kaç gününü eğitime ayırınız.


En azından yarım gün olsa da belirli bir zamanınızı eğitip-öğretim faaliyetine ayırınız ve hemen en yakınınızdaki ilköğretim ve orta öğretimden birine veya bir kaçına müracaat ederek Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi eğitimi verebileceğinizi bir dilekçe ile okul müdürüne müracaat ediniz.  
Bu haberhttp://www.dinihaberler.com/adresinden kopyalanmıştır




Kur'an dersi, Siyer dersi, Din Kültürü dersi, Ahlak Bilgisi derslerinden birini veya bir kaçını verebileceğinizi dilekçenizde açık seçik yazınız.


Hangi derse girmenizi kabul etmişlerse o derse yeniden çok çalışınız.


Eski bilgilerle idare ederim fikriyle hareket etmeyiniz.


"İmanın şartı altıdır" gibi kesin bilgiler değişmese de onların öğrencilere aktarımında değişiklikler var.


Çağın dili ve çağdaş örneklerle anlatmaya çalışınız.


Siz Türkçe öğretmenliği yapmıyorsunuz.


"Ben ağır Osmnalıca konuşurum. Ben onların seviyesine inmem, onları kendi seviyeme çıkarırım" mantığıyla hareket etmeyiniz.


45 dakikanız var.


Paranızı harcar gibi harcayınız zamanı.


Kendinizi en iyi siz bilirsiniz.


Eğer başarılı olamayacaksanız boşuna ders zamanını harcamayınız.


İşin ehli olanları teşvik ediniz.


Mesela Kur'an dersinde ehil birini biliyorsanız, iş durumunuz da iyi ise o Kur'an ehli insanı ikna ediniz ve derse onun girmesini sağlayınız.


Geçim derdiyle boğuşuyorsa maddi destek sağlayınız ve derse girmesine ikna ediniz.


Maddi durumu iyi olanlar, ders ücreti olarak aldıklarını yine dersine girdiği sınıflara ikram olarak harcayabilirlerse daha iyi olur.


Öğretmen eksikliğini bahane ederek derslerin boş geçmesini sağlayacak müdürler olabilir.


Onları ikna etmek daha kolaydır.


12 Eylül 1980 darbesi sonrası İstanbul'da bir resmi kurumda Arapça ders başlatmak istedim.


Kurumun müdürüyle görüştüm.


Olamayacağını, yapamayacağını söyledi, kırk dereden kırk su getirmeye başladı.


Ben de kendisine "Bana vereceğiniz ücreti alır kurumun çay-kahve masraflarına siz harcarsınız" deyince ilk Pazartesi günü derse başlayıverdik. Ben ayrıldıktan sonra Arapça özel ders verdiğim ve şimdilerde rektör olan bir öğrencim ders vermeye başladı.


Namaz kıldırmaktan başka cemaate hiç birşey vermeyen bir görevlinin nasıl iyi hizmet verdirildiğini daha once anlatmıştım ama tekrarlayayım.


Maddi durumu iyi olan iki kardeş mahalle imamının cemaate ilgisiz olduğunu, çocuklarıyla ilgilenmediğini bana şikayet ettiler.


Ben de onlara: "İkinizin liseye giden iki oğlunuza akşam namazı ile yatsı namazı arasında ders başlatırsa iki yüz lira vereceğinizi, ayrıca okuttuğu her öğrenci için on lira verecğnizi imama söyleyiniz" dedim.


Bir aya kalmadan seksen öğrenci toplamış ve derse başlamışlar.


İki kardeş de görevliye ayda bin lira vermeye devam ediyorlar.


İmam, verdiği dersten sevap almıyor ama seksen iki öğrenciye faydalı oluyor.


Meşru olan her yolu deneyerek yeryüzünü dershane yapalım.


Ne dersiniz?
Milli Gazete
banner182
Son Güncelleme: 23.09.2012 16:47
Anahtar Kelimeler:
ilgilisine önemli duyuru
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol