banner374
29 Nisan 2013 Pazartesi 10:29
 İLKSAN Bir Yıllık Aidata Ciklet Parası Veriyor
 Alanya Ananas Otel’de yapılan İLKSAN Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Ali Yalçın, İLKSAN’a yönelik güven kaybının yeniden tesis edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, İLKSAN’da yaşananların sendikal rekabet olarak algılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

İLKSAN’ın Seçim Sisteminde Temsilde Adalet Yok

İLKSAN seçimlerinde temsil adaletinin olmadığını vurgulayan Yalçın, 30 bin üyenin bulunduğu İstanbul’dan 4 delege, 500 üyenin bulunduğu ilden 2 delege seçilmesinin seçim sistemindeki çarpıklığın en bariz göstergesi olduğunu dile getirdi.

Bu seçim sisteminin adil olmadığını söyleyen Yalçın, seçimlerinde temsilde adaletin olmadığı bir kurum hakkında havanda su dövüldüğünü düşündüğünü kaydederek, “Bugün burada, illerinde emek vermiş, seçilip delege olarak gelmiş, İLKSAN’ın kaderini oylayacak yetkili insanlarla beraberiz. Her ne kadar 30 bin üyenin bulunduğu ilden 4, 500 üyenin bulunduğu ilden 2 delege seçilmişse de, neticede buraya gelen herkes seçimle geldi. İLKSAN’ın seçim sistemindeki çarpıklık farklı bir konu. Bu açıdan burada bulunan delegasyona yönelik meşruiyet tartışması yapılmasını doğru bulmayız. Öncelikle illerinden seçilerek gelmiş olan delegasyonu, üyelerin teveccühünü kazanmalarından dolayı kutluyorum” dedi.

Bin 150 temsilcisinin 350’sini almanın, delegenin de 1/3’ünü almak anlamına gelmediğini belirten Yalçın, şöyle devam etti: “Çünkü ‘15.000 üye=500 üye’ denklemi var. Bu, geçmişten gelen bir sorun ve yeni oluşacak yönetimle birlikte bu delegasyonun zamanla bu çarpıklığı değiştireceğini düşünüyorum.

”Genel Kurul’da faaliyet raporları üzerinde müzakerenin dışındaki konulara girilmemesi gerektiğine işaret eden Yalçın, faaliyet raporlarının ve denetim şerhlerinin yeteri kadar zaman alacağını ifade etti.

Raporun İncelenmesi İçin Yeterli Zaman Verilmeli

2012 faaliyet raporunun kongreden 15 gün önce delegasyona ulaştırılması gerektiğini kaydeden Yalçın, 22 Nisan’da ceplere geçilen SMS ile raporların şifreli bir şekilde incelemeye açıldığını ve raporların incelenmesi için yeterli zaman verilmediğini söyledi.

Denetleme Kurulu Başkanlığı’nca denetim raporlarında getirilen önerilerin bir kısmının yerine getirilmediğinin, bu hususlardan bazılarının disiplin, idari, mali ve adli yönden de değerlendirilmesi gereken eylemler olduğunun belirtildiğini ifade eden Yalçın, disiplin, idari, mali ve adli değerlendirmelerden neyin kastedildiğinin açıklanması gerektiğini belirtti.


Zarar Üstüne Zarar

İLKSAN’a ait DEHA Şirketler Grubu bünyesinde bulunan tesislerin istikrarlı bir şekilde bu yıl da zarar ettiğine dikkat çeken Ali Yalçın, Ankara ve Alanya’daki DEHA otelleri, Alanya’daki Ananas Otel, Ordu’daki Çınar Suyu Sosyal Tesisi ve Ankara’daki Kurtuluş Sosyal Tesisi’nin, yani 5 şirketin 2012 yılında 332.850.78 TL zarar ettiğini, Didim Dinlenme Tesisi’nin de 2012 yılını 135.596.01 TL zararla kapattığını vurguladı.

Bir Yıllık Aidata Ciklet Parası

İLKSAN üyelerinin maaşının yüzde 2’sinin aidat olarak kesildiğini, bunun, bugünkü rakamla aylık ortalama 35 TL olduğunu söyleyen Yalçın, “1993 yılında üye olmuş birisinin o gün de maaşından yüzde 2 kesiyordu, bugün de. O günden bugüne aidatın değer kazanmamış, mevcut değerini korumuş şeklini; 20 yıl, 240 ay ettiğine göre, bugünkü aidatın toplam aya çarpımıyla buluruz. Son aidat 35 TL ise, 240x35=8400 TL olarak buluruz. Değer kazanmamış hali budur. O gün de maaşın yüzde 2’si idi. Bugün de yüzde 2’si ödenen aidatların 20 yıl içindeki toplamı, yani ham hali budur. Yani 8400 TL. Ben alan değiştirdiğimde paramı alıp üyelikten çıkıyorum desem, bakıyorum hesaplamaya, 1993 yılı için toplam 50 kuruş veriliyor. Yani aylık 4 kuruş. Bir yıllık aidatın karşılığında sadece bir ciklet parası veriliyor” şeklinde konuştu.

Açılan Dava Sayısı İşlerin Yolunda Gitmediğini Gösteriyor

Yayımlanan rapora göre İLKSAN’a üye olabilecek durumdaki bin 76 öğretmenden 152’sinin üye olmayı tercih ettiğini, basına demeç veren İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı’nın ise 700 kişinin üye olduğunu belirttiğini dile getiren Yalçın, ortada çelişkili bir durumun olduğunu söyledi. Raporda, İLKSAN ile ilgili 44’ü adli, 569’u idari olmak üzere 613 dava olduğu bilgisinin yer aldığını ifade eden Ali Yalçın, dava sayısının işlerin yolunda gitmediği anlamına geldiğini vurguladı.

Dediklerimiz Bir Bir Gerçekleşiyor

İLKSAN’la ilgili öngörülerinin bir bir gerçekleştiğini belirten Yalçın, şunları söyledi: “Biz dedik ki, İLKSAN’da ‘üç kağıt ekonomisi’ sistemi var. Geliri sadece faiz, döviz ve borsadan oluşmakta, gücü emeğe ve üretime dayanmamakta, ülkeye ve üyeye herhangi bir katma değer sunmamaktadır. Denetleme kurulu raporlarının şerhlisi de, şerhsizi de bunu doğruluyor. Biz, TOKİ Sincan, Yönetim Kurulu hatası ile zarar edilmiş ve bu zarar tazmin edilemez dedik. Raporlar aynı şeyi söylemeye çalışıyor. Biz dedik ki, ‘Arsalar yıllardır atıl durumda.’ Bu raporda da ortada somut hiçbir şeyin olmadığını görüyoruz. ‘Çalışmalara devam ediliyor’ deniliyor. Biz dedik ki, doğru yönetilemiyor, ölü yatırımlar yapılıyor. Raporda, açılan ve kapanan Akay Misafirhanesi, zarar eden DEHA şirketleri ve Çınarcık tesislerinin durumu ortada… Biz, yönetim zafiyetinden dolayı onlarca dava açılıyor demişiz. Şaban filmlerine konu olabilecek davalar ortada. Raporlar, ‘İşe göre adam değil, adama göre iş’ ayarlandığını söylüyor. Biz, İLKSAN’ın gelirlerinin yüzde 98,2’sinin faiz ve aidat geliri olduğunu, bütün ticari işlerin mevcut gelirler içerisinde yüzde 1,8 kaldığını söyledik. Raporlar aynı şeyi söylüyor. ‘Gelin gönüllü üyeliğe geçelim, zorunlu üyeliği kaldıralım. En azında Genel Kurul olarak bu konuda irade beyanında bulunalım’ dedik. Buna karşı çıkıldı ama sonunda İLKSAN, çok fazla işe yaramasa bile alan değişikliğinde gönüllü üyeliğe sarıldı.

” Yönetim, Temsilde Adalet ve Şeffaflık Sorunu Var“

İLKSAN’da bugüne ait değişen bir şey yok. Sorunlar aynı, yapısı aynı ve kaderi aynı. Faaliyet raporlarına takılırsak, sadece önceki yıllar ile bu sene arasındaki rakam farklılıklarını konuşuruz. Bu durum ise, İLKSAN’ın gerçek sorunlarını görmemize engel olur” diyen Yalçın, İLKSAN’ın yapısal, varlık, yönetim, temsilde adalet, şeffaflık ve dış denetime açılmama sorunları olduğunu ifade etti.

İLKSAN’da yaşananların sendikal rekabet olarak algılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Yalçın, “Ben hiçbir sendika ismi anmadım. Meseleyi ideolojik sendikal konulara kaydırmak, yaşanan sorunları örtbas etmeye çalışmaktır. Bundan özellikle kaçınıyorum. Eğer yaptığım tespitler bu noktadan algılanır ve söz alacak kişilerce sendikal zemine çekilirse, bunda art niyet aramamak mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.

İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı’nın Mayıs 2009 İLKSAN Bülteni’nde, “İLKSAN’ın kapatılabilmesi için üyelerin bugüne kadar olan haklarının verilmesi, bu hakların verilebilmesi için de yaklaşık bir milyar liranın devlet bütçesinden İLKSAN’a aktarılması gerekecektir. Bu meblağın aktarılmadan kapatılması halinde Sandığın elinde bulunan öz kaynaklar üyelerin alacaklarına yetmeyecektir” dediğini hatırlatan Ali Yalçın, şöyle konuştu: “Bugün bu rakamın 1,1 milyarın üzerinde olduğunu bütün üyeler biliyor. İLKSAN’ın feshedilmesine müsaade edilmeyeceği, 1,1 milyar açıkla, patlak lastik misali ‘gidebildiği yere kadar gitsin, sonrası Allah kerim’ yaklaşımı olduğu ise ortada...”

Anlamsız Tartışmalar ve Bağnazlıklar Artık Bitmelidir

Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı’nın da katıldığı İLKSAN Genel Kurulu’nda, KESK’in özgürlükler konusundaki tavrını da eleştirdi. Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit’in “Kılık-kıyafet yönetmeliğine ilişkin mücadele özgürlük değil, serbestlik olarak tanımlanmalı. Genel ahlak kurallarıyla bir sınırlama getirilmesi özgürlük de olamaz, serbestlik de olamaz. Eğitimde laikliği gerçek laikliğe dönüştürmeli, birbirimize yaşam biçimimizi ve inançlarımızı dayatmamalıyız” diyerek, başlattığımız kılık-kıyafet yönetmeliği eylemine göndermede bulunması üzerine Ali Yalçın, “Anayasa’da din ve vicdan hürriyeti garanti altına alınmıştır. 657 sayılı Kanun, Anayasa’nın ‘kanun ile belirlenir’ dediği konuyu yönetmeliğe devretmiştir. 12 Eylül Milli Güvenlik Konseyi’nin çıkardığı ucube yönetmelik, ‘bıyıklar üst kimlik olan burnu ihlal edemez, alt kimlik olan dudağı taciz edemez’ demekte; ense tıraşından favoriye, tırnak ve ayakkabı topuğuna kadar karışmakta, kadınlara kamuda çalışmak için başı açık olmayı dayatmaktadır. Bu ülkede yıllardır başörtülü kadınlara asimilasyon politikası uygulanıyor, kadınlar ikna odalarında imha süreçlerine tabi tutuluyor. En temel hakları ihlal ediliyor. Bu anlamsız tartışma ve bağnazlıklar artık bir kenara bırakılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Başörtüsü İstismarını Rötarlı Bir Şekilde Tek Hizmet Kolunda Eylem Kararı Alanlar Yapıyor

Genel Kurul’da, başörtüsünün bazı sendikalar tarafından istismar edildiği iddiasında bulunan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’a da cevap veren Ali Yalçın, asıl istismarı, 4 gün rötarla sadece bir hizmet kolunda eylem kararı alanların yaptığını söyledi.

banner182
Son Güncelleme: 29.04.2013 10:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol