banner374
14 Kasım 2012 Çarşamba 18:21
İLKSAN ÜYELERİNİ UYUTMAYIN, TANGRAM’I AÇIKLAYIN
 Günlerdir kamuoyu gündemini İLKSAN ve İLKSAN için hazırlandığı öne sürülen TANGRAM raporu meşgul ediyor. İLKSAN ve TANGRAM raporu ilk gündeme getirildiğinde önce konu sessizlikle geçiştirilmeye çalışıldı. Konu kamuoyunun ilgisini çekmeye başlayınca güneyinden-kuzeyinden, ucundan-bucağından girilmeye başlandı. Dün bir internet sitesinde bir sendikanın yetkilisi çıktı ve özet olarak;


‘’ Evet, böyle bir rapor vardır. Raporu hazırlatanlar da İLKSAN yönetiminin elinde bulunduran sendikanın yetkilileridir.
 2006 yılında yayınlanan ve herkesin bildiği bu raporu sanki yeni bir şeymiş gibi yutturarak toplumu yanıltmaya çalışıyorlar. Varsa elinizde bir belge, çıkarın suçluları birlikte cezalandıralım. Yoksa bir belgeniz bir kerecik delikanlı ve dürüst olun kimseye iftira atmayın…’’ şeklinde bir açıklama yaptı. Öncelikle doğrudan muhataplarının cevap vermekten imtina ettiği bir konuyu açık yürekli tavrı ile sahiplendiği için kamuoyu adına kendisine teşekkür etmek lazım. Ardından da kamuoyu adına şunu sormak istiyoruz;

Mademki, bu rapor herkesin bildiği, üzerinden 6 yıl geçmiş ve İLKSAN’ı bir sıkıntıya sokmamış bir rapor.

Neden raporun tamamı kamuoyu ile paylaşılmıyor?

Bundan neden imtina ediliyor?

Rapor kamuoyu ile paylaşılsın ve bütün tartışmalar bitsin. İftira atanlar varsa eğer kamuoyu önünde iftiralarıyla baş başa kalsınlar. Kamuoyu elbette sağduyusuyla en sağlıklı değerlendirmeyi yapacaktır.

Bu raporun içeriğini bilmek tüm İLKSAN üyelerinin hakkı değil midir?

Devir; açıklık ve şeffaflık devri, şeffaf bir biçimde söz konusu rapor kamuoyuna açıklasın, olsun-bitsin. Korkunun ecele faydası yok nasıl olsa…

MEMUR-SEN’i bir takım kişi ya da kurumlarla ilişkilendirmek isteyenler, haber arşivlerini şöyle bir taradığında hangi sendikanın eski genel başkanının Doğu PERİNÇEK’in oğlu Mehmet PERİNÇEK ve bazı Silivri zanlıları ile Türk Ortodoks Kilisesinde ayine katıldıklarına ilişkin haberlere ulaşmakta zorlanmayacaklardır.

Ayrıca sayın yönetici açıklamasında; ‘’ KPSS’de çalınan sorularla ilgili bir tek açıklamanızı duymadık.’’İfadesini kullanmış…

Sayın yönetici  ‘’ http://www.youtube.com/watch?v=DNkBwinctOU ‘’  linkine tıkladığında kendi sendikasının yönetici ya da üyelerinin KPSS’de çalınan sorularla ilgili suçlandığını; böyle bir suçlamayı rakip gördüğümüz bir camia da olsa yakıştıramadığımız için susmayı tercih ettiğimizi anlayacaktır. Susmamız hukuka ve karşımızdakine olan saygımızdandır. Zeytinyağı gibi üste çıkma girişimleri gerçekten sırıtıyor ve hoşta değil.

Sayın yöneticimiz yine açıklamasında; ’’4+4 ve 3+3 yüzdelik zammınızı yüz yılın en büyük toplu sözleşme olayı olarak bu millete yutturdunuz. Hiç utanmadınız.’’ Demektedir. İşçi Sendikalarının 3+3’e imza attığı bir dönemde; MEMUR-SEN 4+4’ü imzalamamış, iş bırakma eylemi oturma eylemleri, bordro yakma eylemleri yapmış, Kamu Görevlileri Hakem Kurul Kararları ile 63 ayrı başlıkta da kazanım elde etmiştir. Yıllarca oturduğunuz toplu görüşmelerden eğitimci adına ne elde ettiniz. Bir insan muhalefet etmek için muhalefet etmez. Söylediğiniz şeylerin ipe sapa gelir tarafı yok. Ayrıca yukarıda saydığım resti ve adımları Eğitim-Bir-Sen, sosyal taban örtüşmesi yaşadığı bir partinin iktidarında dik durma ve onurluca davranma adına yapmıştır. Emir aldıkları, vesayeti altında bulundukları, icazeti ile söz söyleyebildikleri devlet’lûları bunlara ne zaman yeni ağız dikte edecek merak ediyorum. Çünkü bu ağız ağız değil.

Sayın yöneticimiz açılamasına; ‘’ Bu millet artık her şeyi görecek. Eğitim çalışanları, siyasi iktidarların kendileri için oluşturduğu ve adına sendika dedikleri hapishanelerden ve bu hapishanelerin gardiyanları olan malum sendika yöneticilerinden kurtulduğu gün bütün haklarına kavuşacaklardır.’’ Şeklinde devam ediyor.

Sayın yöneticiye sormak istiyoruz o zaman;

 Siz hangi hapishanenin gardiyanısınız? Bu mu sizin sendikacılık anlayışınız?

Sayın yönetici arkadaşımız kendi kurumu adına ‘’MALUMU İLAM’’ etmiş. Bu anlamda malumun kim olduğunu kamuoyu görüyor…

Kamuoyu, Devletin adamlarını da; Milletin adamlarını da görüyor.

12 Eylül Referandumunda, kim Devletin adamı, kim Milletin Adamı ortaya çıktı. KCK, YARSAV, ERGENEKON, DİSK, KESK, BDP, MHP, İP, SİP hayır cephesinde yer aldı. Siz kurum olarak “Evet” diyenlerden değildiniz. “Hangi ortak yönünüz sizi aynı hedefe yöneltti” gibi sorular soruluyor. Bunları cevaplamadan derin sularda yüzmeniz doğru değil.

Sayın Yönetici ile tek ortak noktamız anlaşılan merhum şair Abdurrahim KARAKOÇ’un şiirleri. Bana Hasan’a Mektup’tan seslenmiş. Bende Hasan’dan mektupla cevap vereyim o zaman.

HASAN’DAN GELEN MEKTUP

Güneş doğar-doğmaz ayrıldı renkler,

Kapalı kapılar aralandı ha!

Leş için uluyan uyuz köpekler,

Işığı görünce pirelendi ha!

------------

Bir rezil türküdür dinlediğimiz,

Tadını tuzunu bilmediğimiz,

Tüküre tüküre kirlediğimiz

Utanmaz suratlar gülüyor ha!

Melih DURMAZ
Eğitim Yöneticisi / Sendikacı
melihdurmaz80@gmail.com

banner182
Son Güncelleme: 14.11.2012 18:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ismet 4 yıl önce

burası süperrrr