banner374
12 Ağustos 2013 Pazartesi 16:33
Kamu Emekçileri Nasıl Satılır?
 Kamuda yeni yapılan toplu sözleşme ile yetkili sendika memur-sen kamu emekçisini hükümetle anlaşarak satışa getirdi. Zaten bir tiyatro gibi oynanan toplu görüşmeler yetkili sendikanın hükümetin her dediğini onaylayan noter rolüyle sona erer.

Uluslararası sendikal literatürde sendikalı emekçileri işverenle işbirliği yaparak emekçileri hak kayıplarına uğratan sendikalara sarısendika denilmektedir.

Misyonu ve pratikleriyle bu tanımı fazlasıyla hak etmiş bu sendika KESK VE KAMU-SEN’in masada bulunmadığı sırada hükümetle yangından mal kaçırır gibi oldubittiye getirip toplu sözleşmeyi imzalamıştır.

Toplu sözleşmeyi imzalama yetkisi olduğu halde bu şekilde hareket etmesinin nedeni ayıplı bir sözleşmeye imza atmasıydı.

Kitlesine ihanetlerin çok olduğu sendikal tarihte kendini bu kadar belli eden başka bir sendikal anlayış daha bu ülkeye gelmedi.

Sadece ücretlerdeki sefalet düzeyindeki taleplerin dışında çalışanların demokratik, sosyal ve özlük haklarının hiç yokmuş gibi görmemezlikten gelinmesi bu sendikanın kime, neye hizmet ettiğinin göstergesidir aynı zamanda.

İktidar her zaman milli gelirin üç-dört katına çıktığını övünerek anlatır.

Doğru da söylüyor.

Fakat bu refahtan emekçilerin payına ne kadar düştüğü sorunu var. Refahın hakça yani eşit dağılması sendikaların mücadele alanlarından biridir.

Kişi başına düşen milli gelirin üç bin dolardan on bin dolara çıkmış olması kamu emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının altında kalmasını engelleyemiyor.

On yıllık sürede iki olan dolar milyarderlerinin sayısının elliye yaklaşması artan milli gelirin nereye aktığını gösteriyor.

Artan milli gelirden çalışanların payına sürekli yoksulluk düşüyorsa şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz.

İktidarla işbirliği yapan sendikalara üye olup sonradan aldığı ücretten şikayet etmek en hafif tabiriyle tutarlı değildir.

İşveren konumundaki hükümetin karşısında daha güçlü olmanın tek yolu emek eksenli sınıfsal taleplerin olduğu sendikal anlayışın desteklenmesidir.

Daha masaya oturur oturmaz bizi satacağını bildiğimiz bir sendikaya güvenmek saflık olarak nitelendirilmez.

Einstein dediği gibi : ‘’Aynı yöntemleri deneyip farklı sonuçlar elde etmeye çalışanlar aptallardır.’’

Bu iktidar döneminde üye sayılarının otuz binlerden yedi yüz binlere çıkması doğru bir sendikal anlayış benimsediklerinden değil iktidarın açık destek ve himayesinden kaynaklanıyor.

İktidarın arka bahçesi konumundaki bir sendikanın işveren konumundaki hükümetten çalışanlar açısından taleplerinin olmaması da doğal sonuçtur.

Tek taleplerinin kendi yöneticilerine makam, mevki olduğu ve iktidarında bu konudaki taleplerini fazlasıyla yerine getirdiğini görüyoruz.

Seçim dönemlerinde birkaç milletvekilliği, bir iki belediye başkanlığı hizmetlerinin bonus’u olarak kendilerine geri döner.

Makam mevki peşinde koşanların emekçilerin hak taleplerinin savunucusu olamaz, olsa olsa ikiyüzlü olur.

Tüp, market indirimi yapıp bunu kamu çalışanlarına sendikacılık diye göstermesini emekçilerin yutmaması gerekir.

Ulaştıkları üye sayılarının kibri ve küstahlığıyla toplu sözleşmelere tek başlarına katılmaları gerektiğini, diğer sendikaların görüşmelere boşuna katıldıklarını vaaz etmişler.

Demokrasiyi sadece çoğunluk rejimi görüp çoğulculuğun demokrasinin, adaletin, temsiliyetin olmazsa olmazları olarak göremezler.

Onların zihniyetindekilere göre çoğunluğu sağladın mı başkalarının hayat hakkı dahil hiçbir hak ve talebi önemli değil.

Demokrasiden anladıkları bu kadar.

Kamu emekçilerinin bu demokrasi ve hak özürlü zihniyeti sırtında bir kambur gibi taşıdığı sürece hak kayıpları, gelecekle ilgili kaygıları ve sefalet ücretleri aynen devam edecektir.

Bu sendikanın b.k’unda boşuna boncuk aramayın, bulunmaz.

 Turgay DABAKOĞLU


Haber Kaynağı : www.siirtnews.com

banner182
Son Güncelleme: 12.08.2013 16:33
Anahtar Kelimeler:
kamu emekçileri satılır
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
SEVGİLİ MEBPERSONEL EDİTÖRLERİ 3 yıl önce

acaba branş öğretmenlerının dramını haber yapmayı dusunudunuz mu hıc? her yıl 40 bın atama oluyor ama branşlardan 3-5 kişi alınıyor. gerisi hep belli branşlara veriliyor. adaletli bir kadro dağılımı olmalı. örneğin ben arapça mezunuyum 1100 tane iho ve ihl acıldı gecen yıl alınan arapca ogretmeni sayısı 62. bunun tursusunu mu kurmalı yoksa suyunu mu ıçmeli. adaletli kadro branş dağılımı isteriz. saygılar. bu konuda haberlerinizi bekliyoruz.

Avatar
uslanmadım 3 yıl önce

geçen senede de satışa geldim, sendikamdan ayrılmadım bu senede de satışa geldim ayrılmayı düşünmüyorum,evet enayilik yapığım, ama seneyede satılırsam tillahından ayrılırım

Avatar
iflah 3 yıl önce

olmaz satış elemanı aranıyor

Avatar
öğrenilmiş 3 yıl önce

çaresizlik

Avatar
ali kaya 3 yıl önce

sayın yazarın son cümlesini bipleyerek büyük bir ahlak dersi verdiniz bize.hiç anlaşılmıyor ne dediği!!!!!! kokusu sitenizi sarmış...